Hangi?

Önce:
Sonra:
Görünüşe bakılırsa Boca'nın da bizdekine benzer bir sorunu var. Renkler koyulaşıyor zamanla. Acaba köklere dönüş mü, yoksa sonradan bir koyulaştırma hareketi mi var. Bunlardan hangisi gerçek Boca renkleri? Ekşi'de yazmıyoruz ki ich'e bi' mesaj atıp soralım hemen.

Edit:Bu internet dünyası çok garip hacı. Bir bağlantıyla ich geldi, bilgilendirdi gitti. İşin aslını öğrenmek isteyen yorum bölümüne girsin.

0-0-10


Geçenlerde şöyle bir şey bulmuştum. Hakkını veriyor adamlar. Santa Cruz ve Tevez'in ardından Adebayor'u da aldılar. Defans için de bizim mahalleden arkadaşları çağıracakmış şeyh.

Ot

Medyanın bazı konular hakkında zerre bilgisi olmaması böyle gudik şeylere yol açıyor işte:50 cent konser sırasında izleyicilere "Ot içen var mı?" diye sormuş.
...
Gerçekten çok şaşırdım ben. Yani yıllardır rap müzikle içiçe olan biri olarak, ilk kez bir rapçinin, özellikle Abd'li bir rapçinin, böyle bir konuyla anılmasına denk geliyorum. İnsanların günahını almayın arkadaş. Ne otu motu ya...

Bir de şu cümleye dikkat:"Konsere gelen izleyicilerin çoğunun rap müziğin ruhuna uygun olarak şapka ve kolyeler kullanması dikkat çekerken...". İşte bu cümleleri yazanlar, hala "Ceza grubu" yazabilen medya mensupları. Adam kaç senedir piyasada, hala grup olarak biliyorlar adamı. Rap kültüründeki "mahlas" adetinden zerre haberleri yok. Olmaz da bu gidişle. Heh dur, al işte:50 cent'in solisti Curtis Jackson'ın...".

Elemanlar yarım saat geç çıkmış. Yuhalamalar olmuş ufaktan. Yarım saat çok iyi bile valla. Bu adamlar 2 saat geç çıksa ben normal karşılarım. Ama bilmekle alakalı tabii. Ordakilerin yarısının raple alakası yoktur, yarısı da cellodur muhtemelen. Arada samimi 20 kişi vardıysa rap kültürü için iyi haber.Aslında gidebilip de sonra burda derinlemesine analiz yapmak vardı ya, olmadı işte.

Durum

Kocaeli-Gebze-Eskihisar'dan selamlar.
İnternetsizlikten kavrulduğumuz şu günlerde birkaç izlenimi bu sevgili internet cafeden yazmak istiyorum.
Ülkedeki türbanlı kadın sayısı yediye filan katlanmış, insanın canını sıkıyor. Dar kafalılık da zaten fazlaydı, had safhaya çıkmış.
Bir anektod vereyim hemen. Dedem hacıdır benim, ama sizle küfreden, tavla oynayan, karıya kıza laf eden hacılardan, Lappapzade de bilir. Adam dün camiiye gidiyor, bir laf dolaşıyor. Hacı'nın torunu buraya gelmiş, camiiye gelmiyor. Bizimki basmış kalayı gelmiş işte, gelmek zorunda mı diye. Gece de komşu bağırıyor dışarıdan, "müziiiiiiiiiiiiiii gapaaaat" diye. Meğersem ezan okunuyormuş. Lan ben nereden bileyim ezan okunuyor, iyice kafir yaptılar ki bu konuda da kendimce hassasımdır, din konusunda filan. Adamı zıvanadan çıkarıyorlar.
Görüşürüz efem.

Rock Festz


Akçay'da ikamet eden biri olarak, son dönemi hep bir festival karmaşasıyla geçirdik. Olacak mı olmayacak mı, olmayacaksa neden olmayacak, burda yine olacak mı, kim yapacak o zaman, kimler gelecek vs.

Az çok belli oldu her şey yakın zamanda. "Zeytinli Rock Fest" olarak bildiğimiz organizasyon, yani Poem'in yaptığı festival, Foça'da gerçekleşecek. İngiliz Burnu denen bir yerde. Yine işte deniz-müzik-tatil kombinasyonunu elde tutacaklar. Öbür türlü rağbet azalır zaten.
Orda kadro daha iyi tabii. Her sene devam eden kadro kalitesi yükselişi, bu sene de var. Yabancı grup sayısı 2, ve bunlardan biri Epica. Epica ulan Epica. Epica'nın geldiği sene festival buradan gidiyor. Böyle aşkın ızdırabını... Allahtan yine çok uzak değil de, gitme ihtimalimiz var. Ama düşünsene, evimden kalkıp 15 dk yürüyüp gitmek var, bir de yolculuk filan. Neyse artık.
Diğer yabancı grup da Lordi. Herhalde bu 2 grubun adı, gelecek kişi sayısını etkileyecektir. Yerli kalitesi de bayağı iyi. Mesela buraya hiç gelmeyen Çilekeş, Teoman ve Duman bu sene var. Ama Hayko yok. Sanırım o Rock'n Coke'dan sonra hiç çıkmayacak albüme kadar.
Şöyle bir güzellik yapmış organizasyon yetkilileri. Geçen sene de yapmışlardı, ilk günü Headbang Day olarak belirlemişler ve Pentagram-Lordi-Epica o güne sıralanmış. Öncesinde de Çilekeş var. Yani tam manasıyla bana demişler ki, "abi sen buraya geleceksen ilk gün gel, sonra hiç kastırma, gerek yok". Bu yani. Son gün biraz zayıf kalmış, haftasonu gelecek olanlar için biraz kötü bu. Yani en değerliler ilk güne toplanmış neredeyse toptan. Genel olarak söylüyorum tabii ben. Foça'daki 13-14-15-16 ağustos tarihlerinde yapılacak.

O tarafın öyle olacağı bir süreden beri belliydi de, burada yapılacak olan festivalde ben zayıf isimler bekliyordum nispeten. Ahalinin geneli için öyledir belki ama, benim için bayağı değerli olacak burdaki festival sanırım. Tabii diğer tarafla kıyaslanmaz ama, öyle beklenmedik isimler geliyor ki, bayağı şaşırdım. Önce önemlileri sayalım bir baştan:Demir Demirkan, Aylin Aslım, Haluk Levent, Malt, Redd, Direc-t, Zardanadam, 110, Deja-Vu, Dorian.
Şöyle bir durum var, eğer ayrışma olmayıp, Poem'in yaptığı organizasyon kalsaydı burda, bu isimlerin birçoğu gelmeeycekti. O açıdan ben ve bu festivale gelecekler olan şanslı bir açıdan. Yer açıldı bir nevi yani bu isimlere. Ben bu kadarını da beklemiyordum. Helal valla.
Burada benim açımdan çok önemli ve bir o kadar da beklenmedik 4 isim var, onlar şunlar:Dorian, Direc-t, Redd ve Deja-vu. Bu gruplar zaten daha önceki festivallere gelmemişlerdi, ve de ondan da bağımsız olarak hiç beklemiyordum. Festival programına baktığımda geçenlerde, delirdim. Bu 4 grubu burda izleyebilmek benim için büyük şans. Hele de Redd ve Dorian. Kalite sıralamasına bakınca aslında Redd'in Foça kanadında olması gerekiyür ama, oluyor böyle şeyler işte. Olsun zaten çaktırmayın.

İsim sorunu var gibi ama, şimdiye kadar 2 taraf da bildiği gibi yapıyor. İsim hakkını Poem'in aldığını düşünüyoruz biz, öbür türlü afişe koyamazlardı "Zeytinli Rock Fest" ibaresini. E burası da aynı isimle ortada yine. Kavga gürültü çıkacak gibi ama, bakalım.

Bu 2 festivalin tarihleri birbirini takip ediyor. Zeytinli'deki festival 6-7-8-9 ağustos, Foça'daki ise 13-14-15-16 ağustos'ta. Yani diğer şehirlerden gelecek olan rock ehli, sıraya bağlayıp 2 organizasyona da gidebilir. Çok da güzel olur.
Bu sene Hayko'suz geçecek ama, yapacak bir şey yok. Diğer ekstraların keyfini çıkarmak gerek.
Ulan bir de Sakin'i getireydiniz ne vardı sanki...

Ha bir de şu var:bir şekilde elime geçti Foça'daki mevzunun afişleri (konsepttir belki bilmiyorum, ama olsun), abi Epica'yı en tepeye koyacaklarına, 2. sıraya koymuşlar. Onun üstünde Mor ve ötesi, Teoman filan... Rezilliğe bak.

Son olarak:Foça'daki org. için www.zeytinlirockfest.com dan bilgi alabilirsiniz, Zeytinli'deki için bir şey diyemeyeceğim, siteye girmiştim, adresi kaybettim. Bulunca eklerim.

Arenbi

Az önce Messenger'ı açtım. Plus eklentisi sebepli mi nedir, sağ altta "Bugün" zımbırtısı çıkıyor. O belirdi gene. Orda bir yerde, cümleye gel:"R&B'nin kralı İstanbul'da". Kral da 50 cent.
Dün gece kalearkası'nda bir post vardı, "arabesk ile popu karıştırmayın" kabilinden. Aynı o hesap. Bunca senedir bu adamı dinleriz, meğer rap yapmıyormuş, vay bea.

40


-Hacı kırk yıllık kamyoncuyum, böyle kasa görmedim...

Çok matrak ya, normalde Sarkozy'den bekleriz öyle değil mi? Ama yakalanan farklı kişi. Herif şu "Oh yeah man" videosundaki Ceza'nın gülüşü gibi bıyık altı sırıtmış. Duvara asmalık resim vallaha. En garibi de, kız 16 yaşında mı neymiş. Brezilya işte...

Edit:Yukarda da tahmin ettiğimiz gibi, esas fail Sarkozy'miş. Obama kızı kolluyormuş düşmesin diye.

Bass

Dallas'ın aşırı underrated forveti Brandon Bass, Orlando tarafına doğru yol alacakmış. İşte bu çok kritik. Bu adam Nba'deki en çok değeri bilinmeyen adamlardan biri. Dallas'ta hiçbir zaman hak ettiği kadar süre alamadı. Sonunda da gidiyor işte. Orlando'nun çok işine yarayacaktır. İlk 5 çıkmaz tabii. Sistemi değiştireceklerini sanmıyorum. Aslında Nelson-Vc-Lewis-Bass-Howard çok da güzel olur ama, o zaman da onları finale taşıyan sistem bozulmuş olur. Bu durumda işte benchten getireceği katkı bile çok önemli olacaktır Orlando adına. Tony Battie'den iyidir her türlü...

5-14-15-26


Şimdi bu siyah forma, ki geçen sezonun en iyi formalarındandı, Hido'ya yakışacak. Onda sorun yok. Ama bu adam, 10. sezonuna girecek Nba'de, ve 4. takımı. Hiç aynı numarayı giymedi. Görünüşe bakılırsa Toronto'da 15 filan da yok. Bunu bilerek yapıyor sanırım. Baktı hep değişiyor numara, bu kez de farklı olsun dedi herhalde. Numara filan ayrı da, bu siyah forma çok güzel bilader.

Edit:Minik Ela 26 Şubat'ta doğduğu için 26'yı almış, şekil olsun diye değil yani. O tip bir anlamı varsa ayrı tabii.

10


Hangi numara yakışmaz ki sana...

Yeni Man


Aslında biz de bu şablonu kullanmalıyız:şort beyaz, parçalının da bir yerlerinden siyah geçmeli-hatta çorap da siyah. Koltuk altından yanlara doğru mesela. En uygunu o, başka pek yer yok. 3 çizgi siyah olur da, o basit zaten. Son 3 sezondur basit giden Manutd, bu kez 02-04'dekine -aşağı bakalım-benzer bir tasarımla sahada olacak. Ayrıca tabii ki eski formaya atıf var-esas mesele o.Önce nostaljik versiyon görülmüştü etrafta ama, sonradan tanıtımı da yapıldı, modernize edilmiş versiyon giyilecek.
Daha önce bununla beraber aynı tasarımda bir beyaz-kırmızı 2. forma dolaşıyordu ama görünüşe bakılırsa, ona yakın bir forma kaleciler tarafından giyilecek. Az önce bir siyah-mavi gördüm yine bu tasarımdan. Umarım o giyilir. Çok şıktı.

Juve 09-10

Çubuklu yine klasik filan da, gri şimdiden bu sezonun en iyileri arasına girdi. 10 puan. Manninger'i de Van der sar zannettim anasını satıyım.

Nba Filan


Çok hamle oldu lan. Baştan sayalım bir, karışık ama:

-Biz R-Jeff'i aldık. Karşılığında da bi' sikim vermedik.

-Jamal Crawford Atlanta'ya gitti. Ben işlerine yarayacağını düşünüyorum. Bi' Play-off filan görsün çocuk, olgunlaşır arada.

-Shaq Dayı Cavs'e gitti. O kariyerinde, LeBron da Cleveland'da son barutlarını atacaklar.

-Wiz, Foye ve Miller karşılığında Pecherov-Thomas-Songaila ve draft verdi. Bu da güzel hamle.

-Vinsanity Magic'e gitti. Rafer-Battie ve Lee gitti. Hepsini bırak da, Lee'nin gönderilişi, sonra Magic'i pişman edebilir çok.

-Boston Mr Sheed'le anlaştı. Bu sene sakatlık filan olmazsa kafaya oynayacaklar yine.

-Artest Lakers'a geldi.

-Houston da Ariza'yı kaptı. İyi oldu ama, Yao yok bu sene, T-Mac desen... O sebepten elemanın hem oraya gitmesine (bu haldeki Rockets'a yani) hem de Los Angeles'tan ayrılmasına üzüldüm.
Seviyorum bu adamı.

-Kidd Dallas'ta, Bibby de Hawks'ta kaldı. Bir de Josh Smith ayrılacaktı bir ara, ne oldu o?

-Spurs Haislip'i kaptı. Azıcık çalışsın da katkı yapsın. Smaç filan derken kalır belki.

-McDyess bizimkilerle anlaştı-anlaşacak durumdaymış. Bu da kritik. Biraz sonra ek:Sanırım anlaşmış bile. Ooh.

-Hido da, bu saatten sonra bir bokluk çıkmazsa -ki çıkmasın artık- Raptors'da.

-Son hamle, Shawn Marion takasla Dallas'a gitti. Ne şanslı piç. Nasıl oynayacaklar bilmem ama, verimi ve ortalamaları artacak, o kesin. 1 sene ara ver Nash'ten sonra, sonra gel Kidd'le oyna. Eddie House'un da böyle bir şeyler olmuştu. Herif 1 sene içinde 4. takımına gitti. Gez allah gez. Marion yani.

-Bir de Ersan'ın dönme ihtimali var ki, zamanlama uygun diye düşünüyorum. Charlie-V gitmişken gelsin Ersan. Nasılsa çok geliştirdi oyununu. Bir baksın bakalım, olacak mı şimdi.

-Zaza da Hawks'ta kaldı. Kalsın tabii.

Şimdi derinlemesine analiz yok maalesef. Sıcaklık 40'larda. El tuşlara yapışıyor. En yakın zamanda inşallah. Sadece hem kendim, hem de bloga giren okuyucu için, olan-biteni bir toparlayayım dedim. Çünkü gerçekten çok hareketli piyasa. Her gün bir hamle var nerdeyse, dengeler çok değişti. Ama şu kesin ki, biz yüzüğe artık daha yakınız. Daha dirençliyiz. Daha açız hatta. Tek yılı filan da sikerler, yüzük yüzüktür. 2010 da olur.

Ron

Numaraya şaşırmadım, kimse şaşırmamıştır. Böyle bir şey bekiyordum ben zaten. Veya 64 filan. Olmadı 69. Garipsediğim nokta, Artest'in sarı forma içindeki görüntüsü. Çok acayibime gitti lan.
O değil de, bir Lakers taraftarı olmamama rağmen (sempatim vardır, o ayrı), Ariza'nın gitmesine bayağı üzüldüm.

Hüseyin'den not: Artest'in numara seçimi Michael Jackson'ın 37 hafta listebaşı kalan Thriller albümüne bir gönderme. Adam da iyi ki bir öldü, Avcılar'a bile heykelini dikecekler neredeyse...

Darius


Ve Galatasaray erkek basketbol takımı seriye devam ediyor... Geçen sezon bu seriye ara vermiştik. Strickland, yok Graves Mraves. Şimdi isabetli yabancı guard transferi serisi devam ediyor. Malik Dixon-Gerald Fitch-Dee Brown, bir yıllık ara, ve şimdi de Darius Washington. 07-08 başında Spurs önce bir deneyip, ardndan salmıştı. Çok üzülmüştüm, çünkü harbiden iş vardı elemanda. Şimdi gel sen Galatasaray'a...
85 doğumlu abimiz. 1.85. Pg oynar. Hayırlı olsun. Bizim camia 1-2 senedir transfer konularında fazla iyi, bunu neye yormalıyız bilmiyorum.

Vıcık Vıcık

Az önce FcBosa'da gördüm. Bu ne amına koyym, bu ne ya. Hay ... Neyse.

Marcus


Türkiye'den aşina olduğumuz ve sevdiğimiz bir abimiz olan Haislip Spurs'e gelmiş. Bize de "Allah" demek düşer. Çat-çut gider artık.

Edit:Kafa neredeyse, başlık atmayı unutmuşuz posta...

Wassup Man

Üstün

Benzeş



İzinli bir iş olduğunu düşünüyorum. Yoksa Elif Şafak'a dair olumlu duygularım azalmaya devam edecek. Yine de sevindim bunu gördüğüme.
Ulan en kötüsü de, bu kapak uğruna yine mi alacağım ben bu kitabı?

Vuvu


Tabii ki bobiler'den.

....


...

Yok Artık Efes Pilsen

Sporx'ten Sedat Balcı'nın haberine göre Rakoçeviç'i renklerine bağlayan Efes, Sarunas Jasikevicius'u da almak için elinden gelen her şeyi yapıyormuş. Saras'ı da alırlarsa ligi kapatalım gidelim biz, onlar Euroleague'e konsantre olsunlar. Yuh...

Kapak

Bilen bilir, Elif Şafak'ın son kitabı Aşk, cart pembe bir kapağa sahip. Yazarın da konu hakkında çocuklarıyla ilgili saçma denebilecek bir açıklaması vardı. Hassasiyet güzel ama, o kadar da çocuğu filan kapak işlerine katmak ne kadar doğru bilemiyorum.
Şimdi bu kitabın (artık ne akdar şikayet veya tepki geldiyse) koyu gri kapaklı bir baskısı çıkmış. İşin komik ve salak tarafı da, üstünde pembe (yani gerçek kapağın rengi) bir yuvarlağın içinde "özel basım" yazıyor. Büyük ihtimalle kasıtlıdır, eğer değilse çok komik çünkü.
Geçenlerde Akp'nin gençlik kollarının mı, partinin mi ne bir organizasyonuna gitmişti Mrs Shafak. Orada genconun biri şikayet etmiş, " otobüste açıp okuyamıyorum, ne olacak benim halım" diye. Herhalde o tip birkaç tepki daha geldi de, insafa gelip yeni basım yaptılar. Burada bu konu hakkında gerçekten söylemek istediklerimi dile getirsem, hem bizim blog, hem de blogger yasaklanır sanırım. Ben olayı bildireyim, isteyen istediğini düşünsün. Gidin gri kapaklısını alın, belki aydınlanırsınız biraz öyle okuyunca.

Trabzon-Yeni

Büyüklerden ilk forma tanıtımını yapan Trabzon oldu. Geçen sezonki gibi 5 formaları var. Turuncu, beyaz ve düz mavi aynı. West Ham tarzı bordo-mavi ve düz bordo'nun yerine, parçalı ve çubuklu var ki, çubuklu konusunda doğruya dönülmüş yine. Parçalı geçen sezonun sonlarında giyilmeye başlanmıştı, bu sezon da olacak demek ki.
Genel olarak ortalama bir kreasyon ama, bir husus var ki, değeri çok düşürüyor. Trabzon'un bu sezon giyeceği çubuklu forma, taaaa 06-07 sezonundan kalma. Aşağıda da gördüğünüz gibi, 06-07 sezonunda Inter'in home forması bu tasarımın mavi-siyah renklisiydi. Sonra birkaç takımda daha göründü. Bizde Antalya, Ankara filan giydi. Aradan 3 sene geçmiş, siz o tasarımı hala takımların formalarında uyguluyorsanız, ya çok zekisiniz, ya da karşı taraf çok saf. Eminim Trabzon cephesinden kimsenin konuyla ilgili malumatı yoktur. Umurlarında da olmaz zaten. Komik ama yani. 3 senelik kazık.

24


Ne de yakışmış koçuma bea. Eğer Hüseyin'in dediği şu eleman, DeJuan Blair de sağlamsa, seneye direkt yüzüğe oynarız. Geri dönüyoruz-tam da battık derken hem de.

Ty


Adamım Ty Lawson ıssız Minnesota ellerinde kalacak diye üzülüyorken, bir baktık takasla Denver'a gitmiş. Orada play-off görsün, gelişsin, Chauncey abisinden el alsın, büyük oyuncu olsun.
Hüseyin de draft izlenimlerini çabuk yazsın...

?

Efenim, yeni formamızın bu olabileceği gibi bir istihbarat var. Galatasaray Formaları'nda yorum bölümüne bir arkadaş koymuş. Tabii reklam filan farklı olacak da, anlayın siz. Ben sevdim. Geçen koyduğumuz o fake formalardan iyidir. 1 sezon aradan sonra, sağ ve solun ön-arka toptan tek renk olduğu parçalı tarzına dönmüş durumdayız görünüşe bakılırsa. Güzel bu.

Edit:Bu da değilmiş. Sıradaki...

Çook sonranın editi:Buymuş anasını satıym. Nasıl olup da aylar önce bu forma sızıyor, bilinmez...

Shaq Cavs'te!


Cleveland Ben Wallace ve Pavlovic'i Phoenix'e yollayıp Kocaoğlan'ı kattı kadrosuna. Hayırlı olsun.

Draft Haberleri

Draft'a yirmidört saatten biraz fazla var. Piyasa iyice kızışıyor, hamleler, dedikodular ardı ardına geliyor. Madde madde gidelim:

-Bucks R-Jeff takasıyla aldığı Oberto'yu kalbi sakat adamı cap'ten yemeyelim diye Pistons'a yolladı Amir Johnson'a karşılık. Pistons'ın Oberto'yu serbest bırakabilir. Oberto'nun Free Agent olarak tekrar Spurs'e dönmesi bekleniyor.

-Minnesota T'Wolves büyük bir takas gerçekleştirerek elinde bulunan 6. sıra hakkının üzerine Wizards'dan aldığı 5. sıra hakkını da ekleyerek ilk turda dört seçme hakkının sahibi oldu. Wizards 6. sıradan seçim hakkının yanında Darius Songaila, Etan Thomas ve Oleksiy Pecherov'u da verirken karşılığında Randy Foye ve Mike Miller'ı kadrosuna kattı. Dedikodulara göre Wolves'un asıl hedefi ise bu dört seçme hakkının en az ikisinden bir paket yapıp Memphis'ten ikinci sıra seçme hakkını isteyecek. Rubio sevdası...

-Trail Blazers eline olan 24. ve 56. sıra seçme haklarını Mavericks'e verip, Dallas'ın 22. sıradan seçme hakkını aldı. Kulislerde ise Blazers'ın 22. sıra hakkını bir oyuncuyla beraber takas edip yerine üst sıralardan bir seçme hakkı alacağı konuşuluyor.

-Kidd'in kontratı bitiyor. Cleveland, New York ve Portland draft gecesi olası bir sign-and-trade kovalayacaklar.

-Grizzlies ve Knicks ise ayrı bir takasın eşiğindeler. Knicks sorunlu forveti Quentin Richardson'ı Memphis'e yollayıp, daha sorunlu başka bir oyuncu Darko Miliçiç'i Knickerbocker yapma peşinde.

-Utah Jazz eğer bir aksilik olmazsa 20. sıradan Pittsburgh çıkışlı Sam Young'ı seçecek.

-7. sıradan seçme hakkı bulunan Golden State eski "run and gun" günlerine dönme çabası içinde. Bunun için de Lottomatica'lı Brandon Jennings'e göz koydular. O daha yukarıdan giderse de Wake Forest forveti James Johnson listelerinde.

-Kirk Hinrich'in yakın çevresine Portland'a takas edileceğini söylediği belirtiliyor. Blazers'ın Hinrich ile Roy'u beraber oynatma isteği zaten bilinen bir gerçek.

-Cavs GM'i Danny Ferry'nin önünde iki yol var. İkisinde de takas var. Biri doğu kıyısına, New Jersey'e düşüyor, Vince The Prince için. Diğeri ise çöllere, koca oğlan'ı alıp redneck diyarına getirmeye.

-Son olarak 11. sıradan seçim yapacak olan Nets seçeneklerini iki şıkka kadar indirmiş durumda. NCAA'in en iyi forvetlerinden olarak gösterilen, kişisel olarak hiç beğenmediğim, Tar Heel uzunu Tyler Hansbrough ve Duke'lu Gerald Henderson.

-Speedy Claxton ve Acie Law IV'u Warriors'a yollayan Hawks, Jamal Crawford'u kadrosuna kattı. Kazığı yine GSW yedi tabii.

İlerleyen saatlerde olabilecek büyük hamleleri de geçeriz, son dakika mahiyetinde.

2012: The Movie

Yarından Sonra'nın yönetmeninden bir klasik daha. Fragmanı ve bilgileri burada.
Kasım'da perdelere inecek.

RJ


Bütün şehre, eyalete hayırlı olsun efem. Harika bir hamle. Bununla birlikte düşüşe geçeceği öngörülen Spurs organizasyonu, yeniden iddialı hale geldi. Umarım olabilecek maksimum yararı alırız RJ'den. Zamanında kendisini üzmüştük finallerde. İnşallah o da yüzüğe bizimle ulaşır.

Şükür Başladık

NBA'de off-season'ın ilk büyük takası az önce gerçekleşti. Bruce Bowen, Kurt Thomas ve Fabricio Oberto'yu Bucks'a yollayan Spurs karşılığında Richard Jefferson'ı renklerine kattı. R-Jeff'in Skorer özelliklerinin yanında kalburüstü bir savunmacı ve olağanüstü bir atlet olması Thomas ve kalbi elinde gezen Oberto tarafını kapatıyor. Bu durumda pota altı düşen Spurs'ün de draft'ta genç uzunlardan yana tercih kullanacağını söylemek yanlış olmaz sanırım. Hayırlı olsun efem.

Kestane

Hasan Şaş'ın son açıklamasını okumuştur birçoğunuz. Okumayan için önemli kısmı şuraya yazalım yeniden:"Bizim bildiğimiz çok şey var. Bizlere bunları anlattırmasınlar. Herkes Galatasaraylılığından soğur".

Sen böyle konuştuktan sonra, o bildiklerini söylesen ne olur, söylemesen ne olur. Adam bildiğin tehdit ediyor. Bir zamanlar kulüp tarihinin efsanesi olarak bildiklerimizin, artık gözümüzde zerre değeri kalmıyor. Bu çok hazin.

Bu da Hakan Şükür'den, yorum bile yapmak istemiyorum. Bunlar... Neyse, buyrun:
"Galatasaray'ın Uefa Kupası'nda Arsenal'le oynadığı final maçında Hagi'yi ben attırdım. Kazandığımız frikiği kullanmak istedi, ben atınca sinirlendi ve kırmızı kart gördü".

Kafan mı güzel?

Edit:Espriymiş Hakan'ın ki. Çok da ...

Cam

Galatasaray Gökhan Cam'la iki seneliğine anlaşmış. Hafif kalas olsa da en azından milli takım görmüş, büyük takım tecrübesi olan bir oyuncu. İlk 11 başlamayacağını da düşünürsek, gayet kallavi bir yedek. Hayırlı olsun.

Güzellik


Neeskens, Rijkaard, Sarı-Kırmızı, Florya...

Yeni Mallar

Tottenham yine hoş formalarla piyasada. Zaten bu renk üçlüsünü çoğunlukla koruyorlar. Tabii Puma'nın bu tasarımının da payı var.

Psg bu kez klasik formasını giymiyor. Düz lacivert ve düz beyaz var. Away güzel de, iç saha formasını gözümüz yadırgayacak.
Bir yanda aşırı modern bir dış saha, diğer yanda direkt nostalji kokan bir içsaha forması. İç sahayı güzel düşünmüşler, 90'lar havası.
Middlesbrough sponsor firmayı değiştirse bile, hep farklı formalar giyiyor. Bu tasarımı tabii İspanya'dan biliyoruz ama, mesela burda sol kol farklı. Hoş olmuş. Ama 2. lig için fazla güzel forma.
Lyon da Psg gibi iç saha formasında değişikliğe gitmiş. Yatay ikili şerit var artık. Away de, daha çok 03 ve 04'te gördüğümüz geçişli renkli formalardan.
Sağ ve soldakiler zaten bu sezonunkilere çok benziyor da, ortadaki (onlar adına) farklı ve güzel olmuş. Kötü olsa da güzel olur, Crespo var orda.
Gördüğünüz gibi Puma'nın bu tasarımı Lazio'ya da gitmiş.
Bayern'in geçen sezonki beyazına çok benziyor ama, yapacak bir şey yok tabii. Onun haricinde güzel forma.
Daha evvel yine burada, başka bir tasarımı göstermiştik Arsenal'in yeni 2. forması olarak ama, meğer gerçeği buymuş. Daha şık açıkçası, öteki daha basitti.
Everton da çalıştığı markayı değiştimiş. Pek sevmedim ben.
Tipik bir 2. forma. Lazio'nun da böyle bir away forması vardı. Çok iyi.

Yaka filan şık olmuş da, ben orda Abn Amro'yu görmedikçe neye yarar.

Kayıt

başlık:2012

"hayatımda tanıdığım en aptal insanların ortak ilgi alanı.
bu tarihte bir şey olacağına inananların hiçbiri hiçbir zaman bir şey olamayacaktır"

ekşi sözlük'ten zenci. 21 haziran 2009. 01.49.
şuraya kayıt düşelim de, belki lazım olur.

Vuvuzela

Ah ulan dalga motoru, nelere kadirsin. Eğer bu zımbırtı yasaklanmazsa, seneye Dünya kupası izlenme değerleri yarının altına düşer.

Rakocevic


Efes son birkaç yılda şampiyonluk gelmese de, yaptığı harika transferlerle, herkesin olmasa da en azından benim basketsever arkadaş çevremin ve azımsanmayacak bir kitlenin takdirini toplamıştı. Haislip, Thornton, Kasun, Kakiouzis, Vujanic, Jenkins, öncesinde Marcus Brown, daha bir sürü kişi. Bu transferlerle hem çok kaliteli oyuncuları ülkemizde izlemiş olduk, hem de Efes'in Avrupa basketbolu'ndaki yerinin hiç de küçümsenmeyecek olduğunu anladık.
Bu hamle belki de bunu kanıtlayan en büyük transfer. Sanırım Ender'den de kurtulmuş olunur bu sayede. Kerem'in kaldığını düşünürsek tabii.
Son 3 yılda 2 kez Euroleague sayı kralı olan, çok iyi bir oyun kurucu aldı Efes. Büyük ihtimalle yeni bir şampiyonluk serisine başlayacaklardır. Ayrıca önümüzdeki sezon yine Final-4 kapıları aşınacak gibi

...

Güzel Formalar-40

Ya, ben bunu koydum sanıyordum. Meğer yokmuş. 02-03 Bjk 2. forma. Veya 3, her neyse.
Bu forma çokça, o sezonun ilk kaçıyla aklımdadır. Kocaeli'ylemi ne, maç vardı. Son dakikada A. Dursun atmıştı, bunlar da bayağı bir sevinmişti. Üstlerinde bu forma vardı ve tabii ki golden sonra A. Dursun formayı çıkarmıştı. Arkasından da Zago sırtına hoplamıştı filan.

Bu formayı değerli kılan faktörlerden biri, kırmızı gibi 3. bir rengin yanına 4. bir renk, gri'nin kullanılması. Tasarım da güzel. Giyilmişti de.
Bunun ardından, 03-04'te de giydiler bir kırmızı, ve onun ardından bir daha kırmızı forma yok Bjk'de. Tabii buna neredeyse her postta değindiğimiz için, eminim bloga giren okur bıkmıştır. Beşiktaşlı olsam bir de, Allah bilir ne kadar değinirdim bu "sorunsal"a.

Beyaz

Gece gece bir bomba daha. Mor formanın tasarımdan, kalın sarı-lacivert çapraz şeritli, beyaz forma. Sezon 93-94 veya 94-95, çünkü Tayfur bu 2 sezon oynadı Fenerbahçe'de. Mor formanın 93-94'te giyildiğini düşünürsek, büyük ihtimalle o sezon. Olmadı diğeridir zaten.
Fenerbahçe mesela, Bjk'nin kırmızının üstüne düşmediği kadar beyazın üstüne düşer. Bu güzeldir.

Kırmızı


İşte o aşağıdaki postun sonunda bahsettiğim 2 formadan biri. Biraz ufak ama yine de yeterli boyuta sahip. Bende bunun daha büyük hali vardı ama, bulamadım.

Sanırım 90'ların başı. Ama aşağıdaki formadan önce gibi, 93'ten önce sanki. Yine Adidas-Bjk işbirliği var. Güzel bir ürün. Bunu da tahmin ediyorum çok giymemişlerdir. Keşke o zamanları bilen bir okurumuz olsa da, detaylı bilgi verse. Deminki postta da dediğim gibi, kırmızının Bjk'nin bir nevi 3. rengi olmasının bir avntajı var. O sebepten pek ses çıkmamıştır buna ama, yine de çok giyildiğini sanmam.

Zamanında bunu giyen takım, şimdi kaç senedir kırmızı forma giymiyor-5 sezon. Bir senede 5 tane, sadece 2 renkten oluşan forma yapıp, yerine oturuyor. Komik.

Mor


Bu renge lila filan diyenler de var ama, o kadar da modasal konuşamam valla, mor diyeceğim. Eflatun da olabilir evet, ama genel olarak mor.
Daha önce de bulmuştum bu formanın resmini ama, pek uygun değildi buraya koymak için. Bu kez oldu. Bir kere bu forma şu açıdan önemli;o dönemler henüz, takımın 1 veya 2 ana renginden farklı 2. forma yapma geleneği yok. Yani Arsenal filan deplasmanda çatır çatır sarı-mavi foma giyerken, bizimkiler mesela, gidiyor 1. formanın renklerinin tam tersi olan bir forma giyiyor. Kıçını daşa silmek gibi bir şey kısacası.

O sebepten, taa 93 yılında böyle bir formanın üretilip giyilmesi, kullanılan renk ne olursa olsun, cesurca bir girişimdir. Ha şu var, o maçtan sonra bir daha giyilmemiş bu. Yani sadece Ajax ile deplasmanda oynanan Kupa Galipleri Kupası 2. tur ilk maçında giyilmiş. Bizim insanımızın düşünce yapısına şöyle bir yüzeysel bakınca, niye bir daha giyilmediğini kolayca anlayabiliriz.

Bu forma biraz, geçen sezonki Fb'nin turkuaz formasının uğradığı muameleye maruz kalmış sanki. O turkuaz forma, sezonun ilk maçında giyilip, takım da ilk maçta yenilince, bir daha sezon boyu giyilmemişti. Ne günahı var lan formanın. Satışları da durmuştur.
Bunlar da elenince herhalde, "sikerim morunu da bilmemnesini de lan" deyip, kaldırmışlardır rafa.

Ben severim bu formayı valla. Bir tane daha var böyle. Hatta pardon, iki. Bu diğer dediklerim, kırmızılı formalar-Beşiktaş'ın. Birinin resmi var sanırım bende. Ama diğerini bulması zor. Onlar da o döneme göre yenilikçi formalar. Gerçi takım tarihi ve sempati açısından kırmızı daha avantajlı mora göre, o var. Onu hesaba katmalı hacı dayı.

Bir de bunu hangi forma serisine koysam, bilemedim. Kayıp formalara daha yakın gibi ama, kalsın böyle şimdilik.

Yeni

Az önce övdüm, artık içindeyim. Artık ben de Galatasaray Formaları'nın yazarlarından biriyim. Selocan24'e teşekkürlerimi ileteyim burdan bir kez daha. Hüseyin şimdilik yok, ama o da belki sonra dahil olur projeye.
Lappappa okurlarını, özellikle Gs'li olanları oraya da bekliyoruz dememe sanırım gerek yok. İşin içinde Galatasaray varsa, biz de her zaman varız.

Gs Formaları

Bilmiyorum müdavimimiz var mı da, az-çok buralarda gezinen, benim forma delisi bir adam olduğumu görmüştür. Bir de Gs sevgisi girdi mi işin içine, daha farklı oluyor. Olabildiğince yansıtmaya çalışıyorum bu merakımı burda.
Demin yine formalarla ilgili araştırma halindeyken, gariptir, o kadar blog görmemize etmemize rağmen hiç denk gelmediğim bir bloga tosladım:Galatasaray Formaları

Hep sorardım kendime, bu işlerle bu kadar tutkuyla ilgilenen var mıdır filan diye;benden daha beteri varmış da, haberim yok. Takdir etmekle kalmadım, hayran kaldım. Sadece merakla kalmamış abi, almış da. Görünüşe bakılırsa, hayvani bir Gs formaları koleksiyonu var.
Düşünsene, adam kendi formalarının resmini çekip koyuyor bloga. Ordan burdan değil. "Gıpta etmek" denen şeyin ne olduğunu, tam olarak bugün anladım.