Blake

Bu sene çok yeni forma ve rötuş var. Çok zaman geçmeden toplu halde bi' bahsedelim. Önce rötuş yapılanlar. Bu rötuştan kastımız, yaka şekilleri.









Tek tek sayalım: Nets formaları yuvarlak yakadan V yaka'ya geçiş yaptı, Spurs ve Wizards da öyle. Suns, V yakadan nasıl tanımlayacağımı bilemediğim bir yaka şekline geçiş yaptı. Bucks da aynı tarz. Bobcats'inki en ilginci belki de. 06-07 Barcelona turuncuya benzer bir yaka. Wolves, Kings, Hawks, Hornets ve Sixers da, ucu sivri bir şekilde son bulan yuvarlak-V yaka arası bir şekle geçiş yaptı. Bu sivri uç olayını pek sevmediğimi ekleyeyim. Garip geliyor.

Formaları yenileyenler de şunlar:





3 tane retro hamlesi var. Lebron geldiğinden beri her sezon retro 3. ve 4. formalar çıkaran Cavs, Lebron gidince formaları toptan retroya çevirmiş. Utah ve Golden State de aynı şekilde. Dallas yeni mavi çıkardı, da doğru düzgün resmini bulamadım, sonra artık. Clippers yeniledi, iyi yaptı. Griffin gazıyla da satar. Onların da yaka Bobcats şekli sanırım.

2014


Adam değil. Terbiyesiz, hatta kimilerine orospu çocuğu. Ancak dünyanın en yetenekli 3-4 topçusundan biri Zlatan. Bugün 2014 yılında futbola veda edeceğim demiş. Henüz 28 yaşında, 2014'te 32 olacak. Hadi sezon sonu diyelim 33.

Milan'ın bu sene 4 maçını mı ne izledim. 4'ünde de sahadaydı Zlatan. Gol atıyor, attırıyor. Ancak dakika 60 sıkılıyor. Ne koşuyor, ne pas veriyor. Bu adam belli ki sıkılmış futboldan, sevmiyor. İnter'de bütün yetki ondaydı, oynuyordu it, arasıra yine sıkılıyordu ama oynuyordu yine. Barça'da tepetaklak olan futbol sevgisi (ki tek sebebi kendisidir) Milan'da iyice bıkkınlığa dönüşmüş. İstemediği zaman oynamıyor bırakıyor, sahada eksik kalıyor Milan. İstediği zaman ise tutabilen yok tabi. Ama böyle futbolcu mu olur ?

Şimdi şunu sormak lazım. Aynı takımda Inzaghi diye bir adam da var. Herif 37 yaşında ve sakatlandı, kimileri dönemez dese de 40 yaşıma kadar sahadayım arkadaş dedi geçenlerde. Sorsan şanslıdır, antipatiktir, yeteneksizdir Inzaghi. İbra ile baş edebilir mi ?

Bence çok daha değerli Pippo, futbolu seven adamın yeri ayrı, Zlatan gitsin halısahada oynasın. Ya da adam olsun ders alsın biraz abisinden.

Güzel İkili 25

Jordan sonrası dönemde at koşturan 2 adam. Tamamen zıt iki karakter. 1999'dan 2007'ye kadar, her sezon ikisinden biri finalde yer aldı. Bunların da hemen hemen hepsini kazandılar. Shaq 5 finalden 4'ünü kazandı, Timmy ise 4 finalini de kazandı. İkisi de son yüzüklerini kazanırken, Finallerin Mvp'si değildi. 2000 All Star'ında Mvp ödülünü paylaştılar, ki tarihte örneği azdır. Yakında ikisi de sahneyi başkalarına bırakacak. Önümüzdeki yıllarda dergilerde, internet sitelerinde göreceğimiz "Tarihin en iyi bilmemkaç oyuncusu" konulu yazılarda en üst sıralarda olacaklar. Hatta birçok kişi onları, pozisyonlarının gelmiş-geçmiş en iyi oyuncusu olarak nitelendirecek. Shaq geç bile kaldı aslında. Duncan da 1-2 sezona kaçar.

Pranjic

Normalde milli takımlar için her turnuva öncesi yeni bir forma çıkartılır/tanıtılır ve o turnuvadan sonraki elemelerde de o giyilir. Fakat forma sponsoru Adidas olan bazı takımlarda, daha sık forma değişimlerine şahit oluyoruz son 1-2 yıldır.

İspanya, Euro 2008'de şu formayı giydi.



Ardından, Konfederasyon Kupası için bu formayı yaptı Adidas. Ve sanırım ilk kez, bizle Barnebau'da yaptıkları maçta giydiler. Biz de o dönemin kreasyonunun beyaz formasının yeni halini ilk o maçta giymiştik.



2010 Dünya Kupası'nda ise şort rengi açıldı, 1982vari bir formaya döndü İspanya forması. Bu forma güzel hatırlanacak elbet, ilk Dünya Kupaları'nı bu formayla kazandılar.



Normalde bu formayla elemelerde devam etmeleri gerek, ki ilk maçlarda da bu giyildi. Federasyon arması üstüne yıldız eklemesiyle tabii.

Ve elemelerin ortası denebilecek dönemde yeni bir forma daha. Bugün çıktı ortaya. Ben beğendim.



Formaya şort renginde ekleme yapılması, bir formada yapmazsan, sonrakinde yapman gereken, bir nevi zorunluluk. Değişik ayrıntılar olacak ki, krasyondan kreasyona fark olsun.


Ayrıca çorabın en üst kısmında yine lacivert kullanılması da çok hoş.

Süper Lig En İyi 10 Forma

Birincil olarak özgün tasarımı göz önünde bulundurduk. Pek çok takımın hazır tasarımlar kullandığını görüyoruz, onların bu listede hiç şansı yok. Daha sonra kombinasyonlar ve görünüm güzelliği sıralamayı belirledi. Başlayalım.

10


Bursaspor'un bu turuncu formasının listeye girmesinin sebebi kullandığı marjinal renk ve koyu şort-çorap kombinasyonu. Güzel formalar listesinde belki daha üst sıralarda yer alırdı, ancak en iyi forma listesinde iyiler arasında son sırayı alıyor. Tasarımsal olarak pek uğraşılmamış çünkü.

9


Trabzonun bu forması da gerçekten güzel. Koyu şort ve çorabın üstteki detaylar ile bütünlüğü muhteşem. Ancak Nike'ın hazır kalıbına renk dışında tasarımsal olarak bir şey katılmamış. Yine de başarılı dış görünüşü ve kombinasyonu listeye girmesine sebep oldu.

8


Gençlerbirliği'nin bu seneki formaları gerçekten güzel. Genç tasarımcıları Görkem Eke güzel iş çıkartmış. Bu beyaz forma da sade ve şık. Ayrıca genelde yandan inen tek çubuğun aksine tasarımsal bir farklılık yaratılmış ve 2 çubuk indirilmiş. Fazla sade olması güzel, ancak özellikleri sınırlı. Yine de tasarımsal unsurları onu listede 8. sıraya taşıyor.

7


Kasımpaşa'nın marjinal 3rd forması. Tasarımsal özellikleri fazla ve uyumlu. O takıma özel yapıldığı belli. 7 numarayı hakediyor

6


Galatasaray'ın mercan forması. Biz yakından tanıyoruz bu formayı, ancak bu tanışıklığımızı unutup diğer takımlarla aynı mesafede bakacak olursak güzel tasarımsal özellikleri var. Arma kenarındaki Aslan baskıları, sırttaki Galatlar çerçevesi ve en önemlisi siyah şort-çorap kombinasyonu onu iyi bir forma yapıyor. Alıp kumaşına bakana kadar tabi.

5


Beşiktaş'ın siyah forması. Sade, başarılı. Fazla yazmaya gerek yok. Çok güzel forma

4


Bu formalar kalite kokuyor. Fazla abartı tasarımsal özellikleri yok. Çok sadeler ancak ince detayları ligdeki en iyi formalardan olmasını sağlıyor. İkisi de bizden aynı puanı aldı ve 4. sıraya oturdular. Özellikle gövde üzerindeki baskı detaylar şık durmuş.

3


Yine genç tasarımcı Görkem Eke'nin müthiş bir çalışması. Gençlerbirliği home forması. Üzerinde gövdeden başlayıp sırta kadar devam eden altın geometrik şekil bu sade formaya hava katmış. Çok çok iyi bir forma. 2 tarafı farklı renkler taşıyan asimetrik bir çubuklu. 3. sırayı hakediyor.

2


Ankaragücü'nün kuruluş forması. Retro tasarımı muhteşem, ayrıca üzerinde Ankaragücü'nün tarihteki diğer isimleri alt alta yazılmış. Bu çok belirgin değil, ancak öyle olması daha güzel. Puanının çoğunu çok çok iyi olan retro tasarımından alıyor. Yakalar - kol uçları muhteşem

1


Ligin en iyi forması. Ankaragücü'nün arma forması. Çubuklu görünüm ve gövdedeki dev armanın bütünlüğü inanılmaz. Anlatılacak pek fazla şey yok. Kesinlikle 1 numara.

---

İşte ben ve Lappap'ın belirlediği ligin en iyi formaları countdown şeklinde huzurlarınızda. Burada bazı takımların 2'şer formasının olmasının tek sebebi tasarımcılarının çok iyi olmaları. İyi tasarımcı bir takıma 1'den fazla iyi forma yapabilir. Ankaragücü'nü duble yaptığı için tebrik ediyoruz.

Nereden Nereye 34


Demek ki nedir, bu hıyarlar Juve'den sonra da Newcastle'a gidecek. Olmadı Partizan. Emeklilik için de Paok.

Not:Koko B abimize katkı için teşekkürler.

Naz Aydemir



Bu kadar forma manyağı olmamın sebeplerinden birincisi, farklı renk formalardır-deplasman formaları veyahut. Çünkü bu formalar, artık bahsi geçen takım kimse, o takımın her zaman alıştığımızdan farklı renklerle sahada yer almasını sağlar. Böyle bir ferahlık gelir, o aynı takımı değişik renklere boyanmış halde görmek hoşa gider. En azından benim hoşuma gidiyordu, hala da gidiyor.Kulüp takımlarında bu var malum, ama milli takımlarda yok. Her milli takımın 2 veya 3 rengi var, ve kendilerine özgü forma desenleri var. Çok nadir bunların dışına çıkıyorlar. Hep kafamdan geçer, eğer milli takımların da farklı renk forması olsa, nasıl olur. Tabii bu mantık-dışı.

Yani düşünsene, Türk milli takımı'nın siyah forma yaptığını? Kulüp takımı olsa tamam dersin, bir kırmızı, bir beyaz, bi' de 3. forma niyetine siyah kondurmuşlar dersin. Ama milli takımda yok böyle bi'şey. Olmaz da. İstisnası vardır belki de.

Yakın zamanda Bayan Voleybol milli takımı'nın siyah formasını gördükçe, bende yukardaki bahsettiğim düşünce alevlendi. Ablalar siyahla filan çıkmış böyle. Errea'lar. Dedim işte bu.

Benim acayip hoşuma gitti. Ha nedir, çoğunluk "milli takımda kırmızı-beyazdan başka renk olur mu kardeeeeeşim" çeker, biliyoruz. Haksız da değiller. Ama ben bu formaya bittim.
İlk önce dedim, lan acaba kırmızı veya beyazdan biri yok mu da siyah yapmışlar. Hayır, diğer iki temel renk de var. Birini şu üstteki, diğerini de altta görebilirsiniz. Hepsi güncel, son şampiyonadan resimler.


Peki 2 forma/renk yetmiyor mu voleybolda, neden 3. var? Kesin bilgim yok, ama bir tahminim var. Ben çok içli-dışlı değilim voleybolla fakat, hiç izlemişliğimiz yok değil. Hani kimi zaman sahadaki kadroda bi abla farklı renk forma giyer, sanırım libero oluyor o. İşte onun farklı renk forma giymesi durumuyla ilgili bi'şey olabilir bu siyah formanın yapılması. Onun dışında nedir, ne değildir bilemem. Bilgisi olan varsa yorum kısmına bekleriz. Ya da şu ablalardan birisi akrabası-eşi dostu-bacısı olan varsa, sorsun etsin. Bi'şey yapın la.

Molde Fk


Kaç kişi biliyor acaba Norveç takımı Molde'yi ? Biz bilmiyoruz da onları, onlar forma işini iyi biliyor anlaşılan. Umbro baba sağolsun yine kusursuz bir iş çıkartmış. Retro forma dediğin böyle olur. 1911 yılında kurulan kulübün 100. yıl özel forması. Kendi storelarında yapılan bir forma değil ha, Umbro yapmış. Hatta kuruluş günlerine maç denk gelmiş ve bu formayı giyeceklermiş. Onların acaba taraftar potansiyeli bizimkinin ne kadarı ? Hani hep derim ya ben diğer blogda da; "Adidas bizi pek iplemediği için çıkartacağımız her forma maliyeti bize giriyor diye. Bu sebeple (umarım o sebepledir) takım pek fazla özel forma yaptırmıyor Adidas'a" diyorum ya hani. E peki Molde denen takıma bu ekstra maliyet olmuyor mu ? Taraftar çıkartabiliyor mu parasını formanın ? Belki sınırlı sayıda üretim falandır. Ancak adamlar düşünmüş ve bunu çok güzel uygulamışlar. Biz Molde FK'nın, Adidas da Umbro'nun zilyon gerisinde.

Göğüs reklamı falan da yok he, dikkat çekerim. Kulübün normalde var göğüste reklamı.

Apustas



Ve de Espanyol'un 08-09 kırmızı deplasman forması. Uhlsport.


Dünya Kupası'nda Sırbistan'ın 1. forması.
Tamam arak değildir diyelim filan da, e aynı nerdeyse be abi. Ne bileyim, sola koysan haçı olmaz mı.

Us


Kralsın...

Mesut


Real Madrid'e ilk transfer olduğu dönem benim için Şıvaynşıtayger'den bir farkı yok demiştim. Onu sevmediğimden değil, Mesut'u Real'e gelmeden önce de çok severdim. Ancak inatla Türk olduğunu söyleyenlere ve Real Madrid'e gitmesini ülke gururu yapanlara karşı kurmuştum tepedeki cümleyi. Ben o adama bakınca Türk görmüyordum.

Yanılmışım. Mesut zaten genetik olarak Türk. Yani anası Türk babası Alman falan değil. Çift tarafı da, soyu da sopu da Türk. Ancak soy sop bir süre sonra önemli olmuyor, senin ne hissettiğin daha önemli. Kendini Türk gibi hissetmemesi normal. Ben de onun yerinde olsam, ben de orada doğup büyüsem. Orada gelişsem. Üstelik mesleğim futbolculuk olsa ve Türk Milli takımını seçsem 1 adım ilerleyemeyeceğimi bilsem, ben de kendimi Alman hissederim.


Bir arkadaşım uzun zamandır Twitter üzerinden Mesut Özil ile konuşuyor. Zaman olarak uzun bir süre, ancak herhalde 4-5 sorusuna veya ilettiği cümlelere cevap vermiştir. Bir kere ben Karadenizli bir Türk'üm lafı var. Her cevabını Türkçe vermiş. Hatta bizim ukala önce Almanca sormuş, o Türkçe cevaplamış sorusunu. Sürekli olarak buradan giden destekler için teşekkür ediyor. Türk olduğuna vurgu yapıyor. Ayrıca Twitter Bio'sunda yukarıda yazan şey yazıyor. Bu adam en doğrusunu yaptı Alman Milli takımını seçerek. Dünyanın en pis karısının başbakanlık yaptığı bir ülkede Alman Milli takımını seçmeseydi vatandaşlığını da kaybedecekti. Bana göre, kendimi Alman hissediyorum demesi 21 yılını orada geçirmesi sebebiyle duyduğu aidiyet hissi. Ancak hiçbir zaman Türklüğünü inkar etmeyen ve unutmayan bir adam. Benim fikrim değişti. Şıvaynşıtayger gibi görmüyorum kendisini. Sadece başka bir forma giyen bizim Mesut. Bu sayede Dünya'nın gelmiş geçmiş en büyük kulübünde oynayan bizim Mesut. İzlerken artık daha bir tüylerimi diken diken eden adam.

Sparta'yı Sparta'da

Uzun süre sonra gece internetle içli-dışlıydım nihayet, fakat o anlarda inanılmaz şeyler olmuş ve ben birini gece sonradan farkettim, birini de az önce tam olarak gördüm.

İlki Pacers'ın hayvanlığı. 3. çeyrekte Denver'a 54 sayı attılar. Büyük ihtimalle rekordur diyordum, ne rekoru, NBA tarihinde 4. sıradaymış. En çok sayı bir çeyrekte, Buffalo Braves tarafından kaydedilen 58'miş. Taa 72-73'te.
Daha büyük hayvanlık, adamlar bu çeyrekte 20/21 atıyor. Dahası, kaçan şut da son şut. Yani Pacers oyuncuları 3. çeyreğin bitimine birkaç saniye kala 20'de 20 atmış vaziyette. Lan manyak mısınız? Canlı izliyor olsam bir yerden sonra "hasiktir lan ordan" diyip kapatırdım herhalde.

İkincisi kişisel bir hayvanlık. Ama çok büyük. Paul Millsap, Miami'yle Miami'de yaptıkları maçta ("Heat'i Heat'te yenicez") normal sürenin son 28 saniyesinde 8 sayı geridelerken, attığı 3'ü üçlük olmak üzere, 11 sayıyla maçı uzatmaya götürüyor. Ve bu adamın geride kalan 5 sezonluk kariyerinde yalnızca 2 üçlük isabeti var. Sonra sen gel, Miami'yle deplasmanda yaptığın maçta son 28 saniyede 3 tane üçlük çak. Ray Allen sanki mübarek. Toplamda da 46 sayı atıyor Millsap. 19/28 ile. Box Score'a baktım sabah, 3/3 üçlüğü görünce şaşırdım tabii ama, böyle bi'şeyi nerden aklıma getireyim. Şurdan bakın abi. Üçlükler zaten beklenmedik ve harikulade ama, son isabet tek başına bile büyük iş. Miles'ın üçlüğü kısa düşüyor, Millsap topu yamularak tamamlıyor, ve top süre tamamlanmadan hemen önce giriyor.
Bu aşmış performans sonrası yenilen Heat de kendine gelemez inşallah. Amına kodumun toplama takımı.

Kıssadan hisse:İzle(ye)meyip netten takip ediyorsan bile, efendi gibi takip et maçı. O anda tarihi bi'şeyler gerçekleşiyor olabilir.

Raptor


Raptor:Hacı yine başladınız 2 günde 1 maça, bünye mi dayanır buna amınakoyym

Curry:Sorma kanki, zaten Dünya Şampiyonası ayağına dolaştırdılar bizi bok var gibi, babamın hatrına hayır da diyemedim. Gül gibi muhasebeci olucaktım, bırakmadı şerefsiz peder.


Es Pilsen


Beşiktaş garip takım. Adamların bildiğin kırmızı forma kültürü var, kullanmıyorlar. Nerede lan kültürü diyen biri çıkarsa karşıma, 80-70 arası tarihlerde BJK'nın üzerinde kırmızı formalar vardı diye cevabımı yapıştırırım. Yani aslında bizim beyaz forma gibi BJK'nın ilk alternatif forması kırmızıydı. 90'larda da giyildi epey, 2000'lerin başından ortalarına kadar da vardı aynı gaz.

Bu sene beyaz-siyah ve siyah beyaz 3 forma yaptı BJK. Bir tane de gelecek zaman için gümüş düşünüyorlar. Tamam gümüş de bir mesafe ancak zaten beyaz forma giyen bir takımın gümüş ile gezinmesi saçma (belki Avrupa forması olarak düşünülebilir bizim sarı gibi). E tarihinden gelen kırmızın var ortada. Yapsana kardeşim. Fenerbahçe psikolojisine girip ezeli rakipte kırmızı var diye giymiyorsan ayıp ediyorsun.

Bu seneki kaleci formasını görünce -ezeli rakipte aynı renk var, ben giymem- psikolojisini çok fazla derecede taşımadıklarına kanaat getirdim (belki biraz). FB'de kırmızı kaleci kazağı da yok malum. Beşiktaş'ın armasında ki Türk Bayrağı'nın 2 renginden çok güzel bir kaleci forması çıkartmışlar, üzerinde hiç oynamadan gelecek sezon da kırmızı-beyaz (kırmızı ağırlıklı) bir forma çıkartmaları onlar için en büyük temennim olur. Ankaragücü bile Gençlerbirliği'nin renginde kırmızı forma yapıyorsa, senin tarihinden gelen bu formayı yapmaman ayıp.

Bu arada Beşiktaş en son ne zaman kırmızı forma giydi ? 2003-2004 sezonu yanılmıyorsam. Peki Yıldırım Demirören ne zaman başkan oldu ? 2004 yılında sanıyorum. Bu kırmızı vetosunu o mu yapıyor diye düşünmeye başladım hacılar.