Nereden Nereye 43



Serinin bu ayağı Recep Tamer Dinçer'den. Kendisine çokça teşekkür ediyoruz. Gördüğünüz gibi artık istek parça da alıyoruz. Ne güzel. Bir de bu ikisi önümüzdeki sezon Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda karşılaşırsa -ki bu çok az ihtimal- post daha da zenginleşecek.

Retro 37

Güzel İkili 29


Hayır sandığınız gibi değil. Gayet sporla ilgili bir post. Biri Melo'nun eşi Lala Vazquez, diğeri de Kris Humphries'in manitası, ulu kadın Kim Kardashian. Artık iki oyuncu da yakın malum, sık görüşürler. Ha bu poz ne, bunlar nabıyür derseniz, bilemem.

Pedriel

Trabzon da forma hususunda sıkıntılı takımlardan. Gören görüyordur zaten. Birinci forma niyetine giyebilecekleri çok fazla şey var, her sezon birini giyseler de olur, fakat onlar bir sezonda iki tanesini birden kreasyonda tutabiliyor. Hem çubuklu hem parçalı misal. Ya da hem West Ham usulu bordo-mavi, hem parçalı. Bu sezon ilk saydığım şekil var mesela. Yanına da bi' bordo düz, bir beyaz, bir de gümüş. Hadi dörde indirseler gene iyi.

İç saha formalarında durum buyken, diğer parçalarla son dönemde güzel işler çıkabiliyor. Kimin işi bilmiyorum ama, gayet iyi hamleler. Geçen sezon bir Antalya maçında (ki blogda yazdık ama, şimdi kim bulacak anasını satıyım) beyaz forma-bordo şort giydiler. harikaydı. Aha dur lan buldum, şuydu.

Geçen hafta Sivas deplasmanında, çok doğru bir forma tercihi yaparak bayağı bir şaşırttılar aslında. Sivas'ın beyaz altı kırmızı şortuna karşılık bordo forma-mavi şort (bordo çorap hem de). Bizde bu açık-koyu vs koyu-açık olayı pek yerleşmediğinden, her gördüğümüzde sevindirik oluyoruz. Hele bunu çoraba da yansıtmak. Of of.


Bu hafta yine deplasmanda oynadıkları Manisa maçında da benzer bir kombinasyona gittiler. Bir nevi çorap ve şortun renkleri yer değiştirdi. Ki bu da ayrı güzel olmuş. Çünkü bunun pek örneği yok etrafta. Örnekleri ise şunlar:



Trabzon bu kombinasyonu daha kaç kere giyer, ya da hiç giyer mi, bilinmez. En azından bir kere yaptılar ve çok da güzel oldu.

Bakir


Kitaplarla ilgili postlarda sık bahsediyorum, henüz okumadığım dayılardan. Onlardan biri de Borges. Bu süreç devam ederken şöyle bir yazıya rastladım. Ve -daha da- utandım. Şu soruya maruz kalmadan, bir an önce bu işi halletmek lazım. Ha bi' de şuna bakın.

5


All-Star formalarının arkasındaki bu, oyuncunun kaç All-Star'a katılmış olduğunu gösteren yıldız ayrıntısına ben bittim. Yanlış hatırlamıyorsam 2005'te de oyuncuların daha önce katıldıkları All-Star organizasyonlarının logoları bulunan ceketler giydirilmişti tanıtım fotolarında. Bayağı bi' aradım ama bulamadım. Elinde olan ya da bulabilen varsa, ekleyelim posta.


Ayrıca yıldızların tam ortasındaki, oyuncunun takımının logosunun tamamen altın/gümüş olması da çok şık.



Tabii bazı dayılar bu konuda fazlasıyla kıdemli: Kobe 13, TD de. KG 14. Blake falan (en üstte görüldüğü gibi) daha taze, körpe.


Ha bir de, aklımda bu yıldız işinin (ya da bir benzerinin) daha önce de yapıldığına dair bi'şeyler var ama... Emin değilim.

Retro 36

City


City'nin maça başlayan kadrosunu görünce, ilk 11 lafı aklıma geldi. Bugün Notts maçında sahaya çıkan takımda sadece 3 oyuncusunun numarası 1 ile 11 arasındaydı.

Micah Richards (2) - Zabaleta (5) ve yeni transfer Dzeko (10). Geriye kalan 8 oyuncunun numarası ilk 11 dışındaydı. En küçüğü Lescott'un 19 numarası idi. Ben bu yazıyı yazarken maç devam ettiği için ne olur bilemem, ancak Balotelli'nin (45) yerine oyuna giren Tevez'in de numarası 32 olunca nerede o eski günler diyesi geliyor insanın.

Noah


Resim ufak ama, bulamadık daha böyüğünü. Ya ben geç gördüm, ya da cidden geç çıktı piyasaya. Bu sezonun NBA Panini çıkartma albümü bu hacılar. Kapak tasarımı genel olarak güzel, ama seçilen oyuncular konusunda sıkıntı var. Kobe, Howard ve Pierce'a eyvallah. Yerine birçok adam bulunabilir ama, Parker'a da tamam. Mehmet Okur -ki şu dönem için o tercihi de anlamak zor- Türk kontenjanından onu da anladık diyelim. Joakim Noah ne abi? Nedir yani ne alaka? Resim araştırırken, hangi ülkenin albümü bilmiyorum ama, bir kapakta Derrick Rose'u gördüm aynı konumda. Bizde niye Noah seçilmiş?

Yanlış hatırlamıyorsam albüm 3.50 ve 2 paket artı 6 çıkartma bedava. Ayrıca NBA Türkiye'nin bu ayki sayısında da 6 çıkartma hediye.

Retro 35

Sıvuuş


Ronaldinho'nun en iyi futbolcu ödülü aldığı törende çekilen fotoğrafa ilk defa dikkatlice baktım. Nike reklamın kralını yaparım, bu zamanda bile affetmem deyip Swoosh'unu takım elbiseye monte etmiş. Nike marka takım elbise.

Messi'ye falan da baktım, o giymemiş Adidas takım elbiseden. Galiba Dinho'nun ki ilk ve son olmuş.

Gabo




Şu resimleri hemen hemen hepimiz biliyoruzdur muhtemelen. Bazıları bokunu çıkarıp "Ceyms'i fenerli yaptık ehere de mohoro" dese de, hoş fotoğraflar. Benim de aklıma burdan yola çıkarak bir fikir geldi. Sonuçta takımımızda bir Kolombiyalı var. Eğer irtibat kurulabilirse, (ki twitter bunun için ideal), Pino aracılığıyla Gabriel Garcia Marquez için de böyle bi'şey yapılabilir. Herkes için aynı şeyi ifade etmez, evet. Ama en azından Marquez seven Galatasaray taraftarları (tamam, çok az vardır bunlardan kabul) açısından çok güzel bir manzara olur-ha, belki arada yönetim de kendine pay çıkarır. Arkaya yazdırırsın "Gabo" diye. Temiz.

Retro 34

Nerden Nereye 42


Güzel İkili 28

Velıntayns


Karşılıksız seviyoruz Galatasaray'ı lafı aslında bizim için bir gerçek. En holiganı da karşılıksız seviyor, en alakasızı da. Yani sadece sorsan Galatasaraylı'yım diyen de holigan kadar karşılıksız seviyor takımını. Neden mi ?

Yıllardır üzerinde oturup maç seyrettiğimiz koltuklarımızı son maç altımızdan alıp 100 küsür liralara satıyorlar. Bakıyorum FB TV, BJK TV, Bursaspor TV falan hep bedava. Aç izle. Hem de sadece Digiturk'de değil, heryerde var bu kanallar. Bizde parayla. Bilet alıyorsun öncelik kart alana, yok gs mobile alana, yok kart alana... Neyse unuttum. Stadı yıkacaklar düşen betonu parayla satacaklar. Yeni stada gidiyorsun sosisli 10 lira, kale arkasında 7 liraymış (bkz: adam sikmek).

Yakında ölecez, hastanede gs sigorta soracaklar. Ölene loca bedava olacakmış o kartla.

Şimdi bakıyorum, bize geçiriyorlar habire. İyi tamam, canımız feda da. Bize ne veriyor bu kulüp karşılığında ? Kupa, Şampiyonluk, diğer branşlarda rakiplerimize ezici üstünlük ? Lan kupayı geçtim, Şampiyonlar Ligi ? İyi futbol ? Kıvırcık ? Alt yapıdan çıkan genç yetenek ? Sonradan alınan ve takıma küsmeyen süper yıldız ? Ne amk, ne veriyor bu kulüp bize ? Hep alıyor, hep skiyor. Karşılığında ne veriyor ?

Sevgililer günümüz kutlu olsun o zaman.

Retro 33

Jesus


Kainatın gelmiş-geçmiş en iyi şutörü, (Damon Jones'a selamlar) bu unvanın rakamsal karşılığını da, çok büyük bir sorun çıkmazsa bugün alacak. 2 maçtır bekliyorum şahsen. Hadi ilkinde zordu zaten de, geçen maç en azından egale işini halletmesini bekliyorduk, olmadı-zaten yenildiler de.

Eğer kariyerinin ilk sezonlarında da son senelerdeki gibi üçlük atsa, daha erken kırabilirdi bu rekoru. 1-2 sezon daha önce. Rekoru (büyük ihtimalle) Lakers maçında kıracak olması da, daha anlamlı kılacak. Taraftar falan.

Ntv'nin (ya da Ntvspor, hangisiyse) bu maçı yayınlamaması da müthiş. Hem de haftasonundaki 2 maç da Lakers maçıyken.

Retro 32

Patates


Qatar yazısı öyle olmayacak, tamamen sarı olacak yazı. Unicef ise bu şekilde sırtta yer alacak. Hakikaten kötü gözüküyor. Sen yine yap her sene 1,5 milyonluk bağışını. Ancak çıkar Unicef'i yer bulamıyorsan. Barcelona forması böyle olmamalı.

23

Bütün "majesteleri", "efsane", "en büyük" muhabbetleri yalan oldu. Bir fotoyla amına koydun Mike. Ben bundan sonra senin icraatleri izlerken bu resim nasıl aklıma gelmesin Mike. Bi' ters bi' düz mü gidiyorsun Mike?

"Ali Ece Twitter'a Dönsün"

Beyler şuradan bi zahmet:

Ali Ece Twitter'a Dönsün Kampanyası

Sakin


Ne zamandır yeni albümleri bekleniyordu, hatta bir röportajlarında 2010 sonunda 2. albümün çıkacağını söylemişlerdi. Ama albüm gelmedi, onlar da yok oldu. Çok uzun zaman önce bir arkadaş, bazı tanıdıkları sayesinde "yeni albüm"de yer alacak birkaç şarkılarını yollamıştı. Konserlerde falan da çokça çalmışlar. Hatta şunu diyen bile var. Düşünebiliyor musunuz. Hadi biz uzaktan. Yakından takip eden, her konserlerine giden bir Sakinsever ne yapacak? Büyük hayal kırıklığı. Umudum, 2. albüm için bazı kayıtlarını elde edebilmek.

Yine bir arkadaş, Onur Özdemir'in tek başına yola devam edeceğini söyledi. Ki o konuda da şöyle bi'şey var. Belki onun yola devam etmesi, telafi olur. Çok büyük kayıptır Türk Müzik dünyası için bu.

Fly


Bak bunu daha önce farketmedim ben. Tech-fit olan forma ile olmayanı arasında çok ufak bir tasarımsal fark vardı, ama kısa kollu-uzun kollu arasında da pek de küçük olmayan bir fark varmış.


Uzun kollu formanın kol kısmının üst tarafı tamamen siyah. Dirsekten aşağısı çubuklu görünümde. Kısa kollunun ise çubuklu kısmı çok daha tepeden başlıyor. Eğer kısa kollunun şekli uzunuyla aynı olsaydı, kollar bizim çubuklu forma gibi düz siyah olacaktı. Ama düşünmüş işte adamlar. Gerçi uzunu da kısası gibi omuzdan başlayabilirdi. Yine de farklı bir detay işte.

32


1 hafta önce herkesin sana taptığı takıma 1 hafta sonra git 2 tane gol at. Hem de eskiden evim dediğin yerde. Bu Giovinco olayından da dramatik oldu.

Retro 31

Lorik Cana

2006 Tbl All-Star


2007 Tbl All-Star


2008 Tbl All-Star


209 Tbl All-Star



2010 Tbl All-Star


Bu da bugün oynanan, 2011 Tbl All-Star.

Yorumsuz.

Nerden Nereye 41

Güzel İkili 28

Retro 30

Raif


Geçen Haxball kasacağız gene, maç yapacağımız yeri bulmaya çalışırken gözüme bi oda ismi takıldı:LaFrentz's Room. Türkler açmış ha. Amınakoyym dedim, nerden aklınıza geldi de bu adamın ismini koydunuz odaya. Biz de orijinal şeyler bulmaya çalışırız oda isimleri için ama, bu örnek zirvedir benim için. O kadar NBA ile alakalıyız, adamın varlığını unutmuştum bile. Çoğu basketbolsever aynı durumdadır eminim. Bu post için bakındım biraz. 09'da bırakmış, ki son sezonunda oynamamış bile-artık sakat mıydı neydi. Ben ciddi ciddi 4-5 senedir unutmuştum herifçioğlunu.

Cey-Cey


Çok meşhur fotoğraf ama kimse bu fotoğraftaki kombinasyona değinmemiş. Ya da ne bileyim, konuşulmuştur da ben denk gelmedim. Yaka da beyaz olsaymış çok şık bir kombinasyon olurmuş (bu şorta göre yapılmamış tabi bu forma). Böyle koyu-açık-açık kombinasyonları severim. Fenerin bu forması gereksiz olsa da güzel. Şortun enine adidas çizgileri falan... Beğendim.

Dallama


Bu dallamanın fotoğrafı için kusura bakmayın. Kendisinden bahsetmeyeceğim. Ligin ne kadar boktan bir lig olduğunun ufak bir işareti bugün dikkatimi çekti. Eski beyaz fonlu kare şeklindeki Süper Lig logosunun üzerine yeni bir Süper Lig logosu koymuşlar. Ama üzerine koymuşlar yani, çıkartsan altta eskisi var. Benim bildiğim son 2 sezonda 4. kez değişiyor bu logo. Çok mu zor bir logoda kara kılmak anlayamadım. Gerçi ligin adı da değişiyor. Onun da etkisi vardır da, 4 ne abi. Hele bu üzerine dikme... Hakikaten Süper Lig.

Resme tıklayın görebilmek için. Ayrıca Sporx'ten alınmıştır foto.