Franny

Yıldırım Demirören sadece gerçek hayatta değil sanalda da formundan hiçbir şey kaybetmiyor. Yeniköy Kasabı'ndan sonra 2 başarılı ve dünyaca ünlü teknik direktöre daha lakaplar bulunmuştur muhtemelen.

Villas Boas ilk tam sezonunda 3. olmasına rağmen yeni sezon başında kovuldu. Şimdi de Bielsa Oğuz Dağlaroğlu, Serdar Özbayraktar ve Sedat Ağçay'la şampiyonluk mücadelesi veriyor...

Bihter


- Ya birader bak, forma tanıttık, şu fotoğraftaki 5 adamdan ikisi gitti. Ki bunlar takımın demirbaşı. Başka birine amınakodumun Rusları musallat olmuş. Kaptan desen, kıllar kadayıf. Silvio başkan yanl- ya sikerim ben gidiyorum.

Bir Milan taraftarının kahvedeki isyanı.

Retro 218

Dilaver

Günaydın efem. Dwight Howard nihayet Lakers'a takas oldu. Lakers (yine) elinden çok bi' şey çıkarmadan (büyük bir) takası sonuçlandırdı. Sezon öncesi ve sezon boyu dönecek muhabbetlere hazırlıklı olun. Yazarlarımızdan biri Santa Monica çocuğu nasılsa. Bolca bahsi geçecektir burada.



- Kobe, Dıvayt geldi mi la?
+ Geldi olm geldi hadi çaktırma maçtayız amınakoyim.

Retro 217

Franz


Şampiyonluk Almanağı'ndan. İlk çıktığı dönemde o sayfanın etrafta dolanan capsini görmüştüm ama, yeterince belirgin değildi. Ben almanağı alıp -unutmayıp- çekip koyana kadar da işte bugünü gördük.

Şu tip manzaraları daha fazla görme umuduyla.

Balta'nın kaptan olduğuna/olacağına dair haberlerin çıktığı gün bu postu yayınlamak da manidar oldu ister istemez.

2 gün sonra editi: Şu güzel olmuş bak. Çok güzel.

Godot


Hayalimdeki forma seti işte bu. Üçü de kombinasyonlu falan. Galatasaray için hayal. Ama başka kimde görsem yine seviniyorum.

Kromowidjojo



Arkadaş muhtemelen Birleşik Devletler vatandaşı bir Fenerli. Türk olduğunu sanmıyorum. Türk arkadaşı olabilir ve Fenerbahçe'yi öyle öğrenmiş olması olası. Turkuaz formayı da arkadaşı hediye etmiştir belki. Ama havuza neden Fener formasıyla gelsin? Belki de gerçekten Türk ve Fener taraftarıdır ama neden ABD bayrağını sallasın sırtında? Neyse ben işin içinden çıkamadım, daha doğrusu çıkmak çok da gerekli mi bilemedim. Bildiğim şey gereksiz uzattığım, eheh. Yorum sizin, fotoğraflar az önce, Londra Olimpiyatları'ndan, yüzme.

Nerden Nereye 88

Antal


Sezonunu bilmediğim bir PSG forması. Allah aşkına kaosa bak abi. Emin olamadığım sayıda reklam var. Ayrıca o dönem (90'ların ortası falan olarak kabul ediyorum) kol reklamının yaygın olmadığını düşünürsek, atılım yapmışlar ve bir de kol reklamı var. Takım arması filan şimdikine benzer yükseklikte mecburen. Nike logosunun yanında da bir şey var. Ve en temelde, tasarımda kullanılan mantık hiç fena değil, aralardan görebilirseniz tabii. Yine ortada kalınca bir kırmızı dikine şerit, kenarlara doğru ikişer ikişer incelerek gidiyor. Dönemi için çok ileri bir mantık.

Şimdi de yeni PSG iç saha formasına geliyoruz. Yine alternatif bir yola gidilmiş. Malum, kendileri genelde ortadaki kırmızı şeridin iki yanından ince beyaz şeritler geçiriyorlar. Bu kez de aynı mantığı korumuşlar ama, kırmızı şeridin de içini boşaltmışlar. Ben böyle kafaları acayip seviyorum ve daha çok anlayan olmasını umuyorum. Yadırgayan çok olacaktır. Fakat diğer türlü de tekdüzelik kaçınılmaz. Satış politikalarından öte hani. O başka.

Ayrıca adamlar en az 15 senelik bir periyotta forma sponsorunda istikrarlı gitmiş. Bu da işin bambaşka bir yönü.




Edit 1: Koala abiden "Singapur keranesi gibi" yorumu geldi. Ötesi olamaz asdjadjfk.

Edit 2: Burak'tan katkılar var:
1- Bu kenarı beyazlı kırmızı şerite tasarımcı Daniel Hechter'den dolayı "Hechter stili" deniyormuş. Herifler bu konuda tutucuymuş bir de. O şerit sırttan da geçmeli falanlar.
2- 93-94 sezonunun formasıymış.

Edit 3: Bu da emoronch1e'den. 80'lerde bile kolda reklam var adamların. Şu şekil.

Konsol



Her kuşu siktik, bir leylek kaldı. Voleybol formalarına da el atıyoruz. Zevkten değil gerçi. Bir abukluk gördüm, ondan bahsedeceğim.

Geçen işte "kızlarımızın" ilk maçını izliyoruz. Ulan bir baktım, formada bi' saçmalık var. Sanki siyah-beyaz renklere sahip bir takımın, numaralar kırmızı renkte yapılmış bir forması. Aynen aşağıdaki geçen sezonun Beşiktaş çubuklusu gibi. Reklamla birlikte oluşan görüntüden bahsediyorum yani.



Oysaki, yine aşağıda göreceğiniz, önceki siyah formalarından birinde, efendi gibi kırmızı ve beyazı kullanarak, o formanın bir nevi "deplasman forması" gibi bi' şey olduğunu anlatabilmişler. Bu yeni siyahta ise o yok.


Arkadaş bu formanın fotosunu bulana kadar da neler uğraştım. 1 maçta mı giydiler ne, ona da ben denk geldim herhalde ki aklımda kalmış. Son olarak kızlarımıza baş-

Mırmır


Az kaldı. Dönüyoruz. Her ikisine de.

Retro 216

Gandy

1. 10-11 sezonu öncesinde, Ntv, Emirates Cup'ı yayınlıyordu. Lyon da katılan takımlardan biriydi. Milan'la oynadıkları maçta -karışacağından değil de işte- klasik iç saha formalarına şort olarak o sezonki mavi-laci formanın şortunu eklemişlerdi -yukardaki foto. Normal bir EPL maçı olsa buna gerek kalmazdı. Şortlar aynı renkbırakılabiliyor çünkü. Örneğe gerek yok. Ama artık hakem kimdiyse, böyle seçmiş. Değişik gelmişti tabii. Başka formanın parçası olmasına rağmen, o laciverte çalan renk, beyazla birlikte tatlı bir görünüm yaratmıştı.


2. Bu sezon, Lyon'un iç saha formasının mavi şortla giyilmesine karar verilmiş. Benim hatırladığım, Lyon'un böyle iç saha forması giydiği sezon, taaa Giuly'nin oynadığı sezonlardan biri. Fotoğraf da var elimde ama, şu anda saçma bir sebepten koyamıyorum. 94-98 arası işte, o belli en azından. Onun haricinde hep bembeyaz. Satış kaygısıyla böyle bir karar vermiş olmaları muhtemel. Bilemiyorum. Benim için şık forma.


3. Zaten Adidas'ın Lyon için (daha bir) özenli işler yaptığını biliyoruz. Ben de blog sınırları dahilinde her "Lyon" kelimesi geçen yerde bunu söylüyorum. Şorttan öte, formayı çok dengeli tasarlamışlar. Ne demek dengeli peki? Şöyle: Omuzlarda inen "3 stripes" mavi renk. Kol uçları ise kırmızı. Göğüs kısmında hafif çapraz gelen kalın şeritler üstte kırmızı, altta daha uzun mavi şeklinde. Ve göbek civarındaki çapraz ince şeritlerin üstteki kırmızı, alttaki ise mavi. Formaya bütün olarak bakınca beyaz haricindeki diğer 2 renkten hiçbiri baskın durmuyor. Bu zor iş.



4. Ayrıca bu sezonki iç saha formalarında, son 2 iç saha formasında da (fotolar aşağıda) gördüğümüz bir tasarım ayrıntısı devam ettiriliyor. Evvelki sezon çapraz inen şeritlerde, geçen sezon da göğüsten paralel geçen şeritlere yedirilen aslan motifi, bu sezon da göğüsün üst kısmına konumuş şeritlerde yer buluyor. Hoş bir ayrıntı açıkçası, ve geleneksel hale getirilmesi de güzel iş.



Aslan motiflerini görmek için fotoları büyütmek gerekebilir. Lyon'la alakalı post atmışken, misak-ı milli sınırları içerisindeki en büyük Lyon taraftarı Chao Grey'e de selamlarımızı yollayalım.

Yaka




Kalıp



Ya bu seriyi "seri" yapamadık. İsim bile koyamadık. Neyse böyle dağınık gitsin bari. 3. postta da tribünlerimizin güzide melodilerinden birinin kökeni olan bu şarkı var. Aslında Harika Avcı'nın gereksiz ünlülüğü hakkında bi' şeyler yazmak lazım ya neyse.

Kasatura


Şöyle bir şeye denk geldim. Umuyorum daha önce bulunmamıştır. Yakın dönem için çok manalı bir foto. Emin değilim ama, sanırım fotoğrafın çekildiği sırada hiçbiri buralara gelmemişti. Hadi en fazla Santos.

Edit: Tahminim doğruymuş. Santos da 2009'da gelmiş -allahım üşenmek. Abdülkadir'e teşekkürler.

Orospu Rengi


Manyak


Bu konuyu aslında lig bitmeden yazmak istiyordum, sonra "Süper Faynıl bitene kadar yazayım, zamanı geçmesin" dedim. O da olmadı, " bari yeni formalar tanıtılana kadar yazayım"a döndü iş. Derken yeni formalar da sızdı...

Malum, blogculuğun şanından üşenmek. Biz de bazen hakkını verircesine davranıyoruz. Genelde "Acelemiz mi var amınakoyim" durumu vardır ama, nadiren de zamanında atılması gereken postlar oluyo. Bunun gibi.


Geçen sezonki Fenerbahçe çubuklusu fena değildi. Ortalama denebilecek, kollarda pek alışılmadık şekilde üst omuz kısmında sarı renk kullanılan, ama lacivert çubuklar daha kalın olduğu için bu rengin formayı hakimiyetine alamadığı bir formaydı. Zamanla formada bir sorun olduğu gözüme çarpmaya başladı. Ulan bir baktım, lacivert çubuklarda, içe doğru mavileşme var. Bunu farkettikten sonra maç fotoları, yok efendim Fenerbahçe maçlarını izlemek falan benim için işkence olmaya başladı. Göz zevkim sikildi. Ortada "sarı-lacivert" diye bir şey kalmamıştı artık.




Peki neden böyle bir şey? Şurdan gidelim: Zaten ufaktan duyardım ama, Galatasaray Formaları'nda yazmaya, orda işte okur yorumlarına şahit olmaya başladıktan sonra, taraftarın sarı formaya gerçekten büyük özleminin olduğunu anladım. En alakasız yerde bile ahali gelip "sarı forma istiyoruz, ne zaman çıkar" filan diyorlardı. Yönetim de bunu gördü ki, nihayet, sanırım 15 sene sonra düz sarı forma giydi Galatasaray geçen sezon -ilginçtir şampiyonluk da geldi onunla birlikte. Peki neden bu kadar istendi bu forma? Çünkü bizim nesil, işte ilaveten artı ya da eksi 5 yaş aralığında olanlar, yetişme çağında bu sarı formayı çok gördü. Çok izledi. İster istemez sahiplendi. Zevkten öte.


O çubukluya mavi eklenmesi de bunun gibi. İşin "dil" kısmında bu yok, ama görsel açıdan mavi, Fenerbahçe formalarında, tarihsel bakınca lacivertten bile büyük yere sahip. Yine ben yaşlardaki Fenerbahçe taraftarları, biz sarıyla içli-dışlı olurken, onlar da mavi-sarı çubuklu formalarla takımlarını izliyorlardı. Kafada bu şekil var. Daha da geri gidilebilir de, ne kadar bilmiyorum. Mesela Rıdvan döneminde de böyle. Sonra işte, son Fenerium çubuklusuna kadar yine sarı-mavi giydiler. Kendi formalarını kendileri yaptılar, sonuç yanlış renk. Tekrar. Neyse. Ben ancak böyle bir sebep bulabiliyorum. Uzun süreler sarı-mavi manzaralar görmüş olan Fb taraftarını, yine benzer bi görünümle formaya çekmek. Hata yapmak pahasına belki. Çünkü, yani ortaya çıkan manzara hoş değil. Bizim yanlış renkli parçalılardan bile beter. Orda yine yanlış da olsa tek kırmızı var, ya da sarı. E burada lacivert var, maviyi de sokuşturmuşsun. Forma 3 renkli oldu bildiğin -beyazı sayma şimdi.



Yaz aylarında nispeten daha az nete girildiğinden, bazı gelişmelerden filan daha geç haberdar olunabiliyor. Dün akşam Fener'in formalar sızmış. Tanıtım da cuma günüymüş. Merak kısmı sıfırlandı yani şimdi. Bilgi olarak da "İnter benzeri" forma zaten çok söyleniyordu.

Normalde bu ikisi ayrı postlar olacaktı. Fakat şu fotoda gördüğüm bir ayrıntı, şirketleri birleştirme yoluna gitmeme sebep oldu. O da, çubukluda yine mavileşmeye gidilmesi oldu. Bu kez daha farklı. Lacivert çubuklarda aşağı doğru mavileşme var. Geçen sezonki gibi tek tek her çubukta değil. Yine bunu seçmişler. Büyük hata. Ben hiç denk gelmedim ama, herhalde vardır, "niye eskisi gibi değil çubuklumuz" diyen taraftarlar vs. Onlar için mi yani bu?

Diğer ikisine gelirsek; beyazı sevdim. Bu tip away formaları görüyoruz bazen. Üst bölümün bir kısmında koyu renk kullanılıyor, genel rengi bozmayacak kadar. Keşke koyu şortla kullansalar beyazı. Geçen sezon ilk fotolarda açık mavi şort görmüştük, ama sonra safdışı bıraktılar. Mavi-siyah diyebileceğimiz ise, şu açıdan önemli: Fenerbahçe, 3. forma konusunda hep sıkıntı çeken bir takım. İlk 2 forma zaten belli. 3. formanın ise, klasik düzene göre sarı-lacivert bütünden daha koyu olması gerek. Ki burada da seçenek azalıyor. 2 sezon önceki antrasit akıllıca çözümdü. Siyahı tercih etmiyorlar -muhtemelen Beşiktaş yüzünden. O yüzden yine kendi renklerine yakın bir tercihle bunu çözmeleri akıllıca. Ama yine az giyilecektir. Bunu biliyoruz.



Edit: Tanıtım yapıldı, formaların aslında neye benzediği daha net görüldü. Benim yakındığımdan daha beter bir manzara var. Çubuklar neredeyse tamamen mavi. Ve bu çubuklara yedirilmiş desen filan var. Kötü abi yani.

Nerden Nereye 87


Kaynak şurası. Tabii bu, bütün her şeyi anlatan bir görsel değil. Ama çoğumuz hikayenin geri kalanını biliyoruz zaten...

Retro 215

Herze


Güzide kulübümüz Uludağ'ın Limonata şubesinde dikkat çeken bir deplasman forması tercihi görüyoruz. İç saha formasından daha koyu bir renk tercihindense, Napoli, Palermo, Manchester City gibi takımların yaptığına benzer şekilde, daha açık bir renk var evey formada. Metalik gri renkteki bu formadan bazı taraftarların memnun olmadığına dair haberler ajanslara düşmekte.

Nigger



Bu pezevenkleri hiç sevmediğimi(zi) artık okur kısmısı iyice anlamıştır ("ay neden sevmiyosunuz aşkıım"). Ama şu Doğu finali son maç sonrası yaptıkları kutlama muhabbeti foşuma gitti. Demin bir arkadaşımla muhabbet ederken, konu bu kutlamaya kadar geldi. Açıp izleyeim dedik. Ulan bir tane düzgün halini bulamadık. Herkes bi' şeyler eklemiş çıkarmış. Yok işte tv'den çekmeler filan. Şarkının duyulduğu versiyon yok. Zorla bulduk. Bulmuşken de blogda paylaşayım dedim. Umarım bu post yüzünden birileri Miami fanı olmaz. Ayrıca şarkı da bayağı iyidir ha, bilmeyen varsa filan, bi' kulak kabartın - play-off'taki introları da buydu ayrıca. Jay ve Kanye'nin Watch The Throne'undan, Niggaz In Paris.

Ha bir de unutmadan: Abi çok garip, adamlar sanki yüzüğe ulaşınca bile böyle sevinmediler. Öyle bir manzara var şurada. Şarkıyla alakalı olabilir.

Retro 214

Kaymakam


Maçı izleme fırsatım olmadı fakat, sıkça pas hatası yapıldığını düşünüyorum. Beşiktaş daha tanıtmadı da, City neden iç saha formasını giymedi acaba.

West Ham United

Iron Maiden'ın kurucusu ve bas gitaristi Steve Harris solo bir albüm çıkaracağını açıkladı. Albümün adı British Lion olacak. Bu albümün çıkacak olması grup içinde bir anlaşmazlık veya soğukluk olduğunu göstermiyor. Aksine, albüm tanıtımı bugün Iron Maiden'ın resmi sitesinde de yayınlandı. Bu albüm Steve Harris'in solo kariyerinin ilk albümü olacak (bundan sonra başka albüm yapar mı bilemiyoruz tabi). Albümün prodüktörlüğünü ise Kevin Shirley yapacak, ki kendisi daha önce Iron Maiden, Journey, Led Zeppelin, Dream Theater, Europe gibi gruplar için de aynı görevi üstlenmişti.

Albümde vokaller Richard Taylor'ın, ne yalan söyleyeyim kim olduğunu ben de pek bilmiyorum, gitar ise David Hawkins'in (espri yapmayalım) olacak. Fotoğrafta 2 kişi daha var, yine kim oldukları hakkında pek bir fikrim yok ama grubu oluşturan kişilerin pek tanınmış olmadıkları açık.

Steve Harris albüm ismiyle ilgili "Britanyalı olmaktan her zaman gurur duydum. Zaten duymamam için de herhangi bir sebep göremiyorum. Bu benim çok önemli bir parçam. Bayrak sallıyor veya vaaz vermeye çalışıyor da değilim, bu hiçbir şekilde politik bir beyan değil. Bu daha çok futbol takımınızı desteklemek gibi, nereden geldiğinizi göstermek. Aynı zamanda bence bu isim albümün sound'una da çok uyuyor." demiş. Tanıtım yazısında şarkılarla ilgili de birkaç tanıtım cümlesi var. Merak eden albümün sitesinden bakabilir. Şarkı isimleri ise şöyle:

1.This Is My God
2.Lost Worlds
3.Karma Killer
4.Us Against The World
5.The Chosen Ones
6.A World Without Heaven
7.Judas
8.Eyes Of The Young
9.These Are The Hands
10.The Lesson

Çok sevdiğim şarkıların yaratıcısı ve dünyanın en iyi basçılarından olan Steve Harris'in albümünün çıkacağı tarih olan 24 Eylül'ü sabırsızlıkla bekliyorum.

Retro 214

Parade


Üç fotoğraftaki formalara da bakın. Dikkatlice. Formalarda çatlaklar var. Çubuklarda, sebebi belirlenemeyen bir biçimde çatlaklar oluşmuş. Hasar-tespit çalışması yapılm-

Forma işi kişisel zevkle alakalı, hep söylediğimiz gibi. Ama benim o konuda bir önceliğim var. Bir formada, sıradanlığa köstek vuran bir detay varsa, o forma benim için güzel formadır. Bu işte, mesela, bir tasarım detayı olur. Farklı renk desteği olur. Farketmez. Burada da zeka pırıltısı var.


Normal şekilde çizilse, sıradan çubuklular haline gelecek bu formalar, o ufak detayla birlikte bambaşka bir görünüme bürünüyor. Orijinal bir iş ortaya çıkıyor. Normalde hani, belli tasarımları çok takım giyince söveriz filan ya, ben bunun için tam tersini söylüyorum. Umarım olabildiğince çok görürüz sahalarda bu ayrıksı tasarımı.


Nerden Nereye 86




Güncelleyelim postu: