Nerden Nereye Dünya Basket Şampiyonası Özel 1


Dedeler

Bu sezon başı iki farklı spor dalında 2 takım büyük yıldızları kadrosunda bir araya getirip şampiyonluk arama yolunu tercih etti. Ve:

1. Bu iki takım da ellerindeki tek büyük yıldızın yanına 2 tane daha çok kaliteli oyuncu getirdi. Milan'da Ronnie yanına Ibra ve şebelek Robinho. Heat'te ise Wade yanına 'Bron ve Bosh.

2. İlginçtir 2 takımın da renkleri neredeyse aynı:Siyah-Kırmızı-Beyaz. Bu renk mevzuu bizi komplo aramaya yöneltebilir hacıabi.

3. Birinde elde "dedeler" varken, gelen yıldızlar ne genç ne yaşlı. Birinde ise gelen 2 büyük yıldızı takip eden "dedeler" var. Yani dedeler her yerde. Kaçış yok.

4. Fakat ikisini de bekleyen büyük bir tehlike var:Egosal problemler. Heat'e alımlardan sonra hep salladık, gırgır geçtik filan ama, Milan'a sempati duyan biri olarak, Ibrahimovic tamam ama, Robinho hamlesinden hiç hoşnut değilim, eminim başkaları da vardır benim gibi bakan.
Kağıt üstünde iki takımın da belli bir başarıya ulaşması gerek evet, ama şimdi örnek vermeye hiç gerek yok, birçok bu tip proje yalan olmuştur spor dünyasında.

Özellikle zaman geçtikçe Heat'te bu ego sorununun çok baş ağrıtacağını düşünüyorum. Aslında buna Heat uzmanı yazarımız el atsa daha iyi olur ama.

Misimovic


Dünya Şampiyonası başladı. 3. günü de bitti. Yok yok, analiz filan gelmeyecek. O başka arkadaşların işi. Gayet de güzel yazıyorlar, okuyoruz. Ellerine sağlık. Bizim işimiz başka şeyler.
İlk gün müydü, bir öncesi mi bilmiyorum. Lamar Odom adamının, eşi Khloe'yu da buraya getirdiğini öğrendim. Tabii "getirdiği" diyorum ama, kafileye dahil değildir yani.

Şimdi bu Khloe kim, Kim Kardashian'ın kardeşi. Yani o ulu şahsiyetin öz kardeşi, en yakınlarından biri. O vakit soru geliyor:Khloe deseydi ki "abloş bak Törki'de ortam süpermiş, gel takılalım". Kim de buralara gelip, bir Abd maçı öncesinde Abdi İpekçi'den içeri girseydi... Neler olurdu biliyor musunuz? Bir kere o maç oynanmazdı. Çünkü ablanın malum uzuv kafadan bütün bakışları kendine çekeceğinden, ne maç öncesi ısınma şutları atılırdı, ne de koç taktik verirken bir allahın kulu koça ve taktik dahtasına bakardı. İsmail Şenol ve yorumcu artık kimse o da Kim'e odaklanacağından, maç oynansa bile yayın olmazdı. Bir de maçın Abd maçı olduğu ve takımın alayının nigger olduğunu düşününce...

Bundan sonra bir Dünya Şampiyonası daha düzenlememiz 50 yılı bulur. O zamana da abla karta kaçar. Bu fırsatı değerlendirmeliydik. Yazık oldu...

Çok üç nokta kullandım ama gerekliydi aga.

Güzel İkili 19

Dilenci


Evet, biz de artık onlar gibiyiz. Bizim ne eksiğimiz var ulan? Biz de duyum aldık, yazıyoruz. Sikerler. Gittik bizim dayıya maçtan sonra. Oturdum rahat rahat tavuğumu götürüyorum. Ayran filan. Hop mesaj. "Abi Misi geldi" (bu da pisi pisi der gibi neyse amnakoyym). Lan dedim galibiyet üstü pilav gibi açıkladılar mı ne yaptılar, "yok abi" dedi. işte mesele burda başlıyor.

Meğer bu ibnenin amcasının bir arkadaşı altyapıda antrenörmüş. Ordan bilgi gelmiş. Yarın tören varmış filan. Aha biz de yapıştırdık duyumu. "Duyumcu blog". Duyumcu geldi haanım. Öeh.

Şimdi, eğer bu duyum gerçekleşirse, artı rep istiyorum. Olmazsa, çözüm kolay. Benim için sorun yok, gider o arkadaşımı beraber döveriz. Ben sopaları da hazırladım.

Nerden Nereye 27


U


Şili takımlarından Universidad de Chile, dikkatimi çeken tasarımlarla karşıma çıktı durup dururken. Genelde yurt dışı takımlarının yaptığı bir olay aslında bu. Hatta bir ara Trabzonspor da yapmış olabilir, ya da fena salladım. Her neyse; bazı Avrupa takımları kadınlar için de forma üretiyorlar. Bu formalar erkek formaları ile tamamen aynı görünüme sahip oluyor, ancak beden şekilleri kadın hatlarına göre uygun üretiliyor. Daha dar bel kısmı, geniş göğüs kısmı vs... gibi farkılıkları oluyor, ancak genel görüntü erkek forması ile birebir oluyor.


U C ise bu durumu biraz daha geliştirmiş, ya da geriletmiş bilemedim. Onlar erkek formaları ile alakası olmayan, tamamen bambaşka kadın formaları tasarlamışlar. Büyük ihtimal ile normal formanın taşıdığı teknolojik özellikleri taşımıyor ve tişörtün biraz daha gelişmiş bir versiyonu gibi. Ancak ben daha önce böyle bir olaya rastlamamıştım. Tamamen erkek formalarından farklı tasarlanmış kadın forması... Bunu neden yazdım; son 2 senedir kadınlara da hitap eden forma renkleri ile Galatasaray'ı renklendirdik. Ancak geçen seneki mor 89, bu seneki pembe 92 lira. Parçalı formanın aksine bu formaların taraftar versiyonu üretilmiyor. Ben olsam bu U C gibi bayanlara özel mor ve pembe renkte yukarıdaki aplanın üzerindeki gibi, daha ucuza mal olacak, dolayısı ile daha ucuza satılacak, bir nevi kadınların taraftar forması olacak bu formaların benzerlerini satardım. Eminim de alıcısı çok olur ve epey bir maddi katkı sağlardı takıma.

Bu arada U C'nin kadın futbol takımı olabilir, dolayısı ile bu forma o takımın forması olabilir. Bilmiyorum. Ayrıca resimde görünen diğer kıyafetleri de sevdiğimi belirteyim :)

Sebastian Abreu

Blogu ilk açtık. Tabii o zamanlar daha bu BarçaMania yok. Yani bi' ara hortlamış ama, işte şampiyonluk serisi bozulunca filan, durulmuş. Bol bol Barcelona hakkında yazıyorum. "Biz" diye bahsedebiliyorum. O sezon işler iyi gitmediği için, genelde şu sıkıntı bu sorun diye laflar geçiyor.
Sonra. Sonra olmuyor bunlar. Ben artık yeni tanıştığım biriyle futbol muhabbeti yaparken, veya Barcelona sevgimi bilmeyen biriyle laflarken "Barcelonalıyım" diyemiyorum. Biliyorum olacakları. Anasını siktiğimin Pes'ini oynarken bile Barcelona'yı almıyorum, çünkü benim karşımdaki adam zaten Barcelona'yı alacak.

İlk dersane zamanları, 2004 gibi dikkatimizi çekmişti, ufaktan Avrupa Futbolu lakırdısı eden çoğu kişi Real Madrid'e kayıyordu. Birkaç sene sonra aynı olay, tuttuğum diyebileceğim ve sevdiğim takımın başına gelince ne kadar sikko bi olay olduğunu anladık.

Şimdi var etrafta Barcelona odaklı yazan, ya da çokça Barcelona'ya değinen blogger arkadaşlar. Kimileri sırıtsa da bazıları keyif veriyor okurken.

Bu satırları karalamamın sebebi, dün bir ara aklıma taa blogun ilk zamanlarından bir postun gelmesi. Sadece bir resim vardı postta ve başlığı da "Gelecek"di (arşivde bulamadım niyeyse). Düşün nasıl içerden bakıyorsun. "Elin adamı" diyebileceğin kişileri o sevdiğin takımın geleceği olarak görüyor/düşünüyorsun filan. Sonra o resimdeki 2 gençten biri buralara geldi. Dahası, o sezon son olarak takımın başında olan kıvırcık saçlı adam da 1 sezon sonra buraya geldi. O zaman aklım(ız)a gelir miydi ?

Bundan kelli daha fazla Barcelona hakkında yazmaya çalışacağım, olması gerektiği kadar.

Son olarak da, blog aleminde bir Barcelonalı ve bir Real Madridli'nin bir arada yazdığı tek blog burası sanırım.

Düz



Hep bizde olurdu, Fenerbahçe'nin zaten genelde sırt kısmı düz olan formaları olduğu için dünkü maçta değişikliği gördük. Öncelikle normal formalarının arkasının çubuklu olması çok güzel. Eski formaları sırttan biraz tırt duruyordu. Güzel bir fontla da birleşince şık bir sırt tasarımı olmuş. Ancak UEFA kuralları gereği Avrupa'da bu formayı, bu haliyle giyemediler. Onlar da Galatasaray'dan uzunca bir süredir alışık olduğumuz arkası düz bir çubuklu versiyon üretmişler.


Avrupa versiyonunu beğenmedim. Beşiktaş için de söylüyorum bunu; çubuklu formaların arkasını düz yapmayın. Ucuz gözüküyor. Ya kare şeklinde numara ve isimlerin sığacağı bir boşluk açın, ya da çubuklu devam etsin sırt (lig için söylüyorum bunu.) Yoksa Adidas'ın ucuzcu takımlara kakaladığı basit formalar gibi gözüküyor. Çubuklu formanın arkası da çubuklu olmalı... Tabi UEFA kıl olduğu için buna izin vermiyor (font renkleri karışır durumda ise). Bu sebeple Fenerbahçe yukarıda dediğim gibi kutu açsaydı oraya ve çubuklu görünüm devam etseydi, daha güzel olurdu. Bir sıkıntı da renk. Fenerbahçe'nin bu formasının hakim rengi sarı. Hal böyleyken sen gidip arkasını düz lacivert yaparsan çirkin gözükür. Arkası sarı olsa daha bir iyi olurdu sanki (tabi arkasını lacivert yapmalarının bir sebebi de lacivert şorttur). Bir de bu formanın sırtına bakınca Fenerbahçe'nin lacivert renginin ne kadar koyu olduğunu farkettim. Eskiden böyle değildi, onlarda da mı bir araştırma olmuş acaba ?... Bu renk çok çok koyu geldi bana. Hadi sarı ile birlikteyken açılıyor, ancak lacivertin düz hali fena. Çubuklu formanın arkasını tek renk yapınca kollardaki sarı kalın bantlar çıkmış ortaya ve bu da çok ucuz bir görüntü olmuş. Yani kısacası formaya arkadan ve önden ayrı ayrı baktığınızda 2 farklı forma gibi duruyor. Biri Menemenspor'un forması, diğeri Fenerbahçe'nin forması sanki. Arka tarafı çubuklu olan lig versiyonu ise oldukça kaliteli.

Tabi tıpkı Galatasaray gibi Fenerbahçe de bu formayı 1 kez giyebildi Avrupa'da. Yine de yazalım dedim.

Unutmadan ekleyeyim. Geçen gün Fenerbahçe A2 takımı da lig karşılaşmasına arkası düz olan versiyonla çıktı. İlginç bir durum bu.

20


İngilizleri bile bozdular. Bazı ülkelerin -biz de başlarda yer alıyoruz- o kadar sikko forma anlayışları var ki delirmemek elde değil. Olan oldu ve Tottenham'ı, yani bir İngiliz takımını bile yoldan çıkardılar. Tottenham belki de ilk kez Away forması ile sahaya çıktı. Aslında Home forması, ancak onlar şort ve çorapları da kombinasyona katamazlarsa, o formayı awayden sayıyorlar ki, öyle olur bu işler.

Young Boys Formaları

Young Boys'un Away forması üst resimde gördüğünüz gibi Tottenham formasının aynısı. Gerizekalıların Home formasının alternatif bir renkte (sarı) şortu da yok anlaşılan. E adamlar son çare forması, yani bir 3rd de yapmamışlar. Bu sebeple Tottenham'a beyaz şortu giydirdiler White Heart Lane'de... Skandal ki ne skandal...

Hakemlerin, forma üstü ve çorabı farklı renk olunca şorta çok takılmadığını görmüştük Dünya Kupası'nda. Ancak ŞL'de işleri daha bir sıkıya alıyorlar anlaşılan. İşte bir forma hadisesinin bir İngilizi bile bozabildiğini görmüş olduk.

Aron



Rap dünyasına ve Kurtlar Vadisi izleyenlere hitap eden bir post. Yakın bir arkadaşımın, G-Unit'in Poppin Them Thangs şarkısının klibinde Rus Mafyası lideri olan dayıyla, Vadi'deki Amerikın Derin Devlıt reisi Aron Feller'in aynı adam olduğu yönünde bir tespiti var. Ne zamandan beridir de koymadım bunu, ağzıma sıçacak. Halletmiş olalım.

Toons



Barça Toons'un 2010 mahsülleri. Tabii transfer az olunca, yeni mahsül az.

24



Fenerbahçe'nin bu sezonki beyazı çok şık. Diğerleriyle aynı kalıptan üretilmesine rağmen, 4 forma arasından sivriliyor. 05-06'dan beri kullanılan fontun da göze hoş gelen bir renk ikilisiyle formaya eklenmesi, tadından yenmez yapıyor. Bu beyaz zemin üstüne kenarları sarılı koyu renk font kullanımının bir örneğini Lakers'ın "Sunday White" denen, sadece pazar maçlarında giyilen beyaz formasında bulabiliyoruz.

Jose


"Bir hocanın bir ülkeye gelip “ Bu benim sistemim ve oyun anlayışım” demesi mümkün değil. Eğer bir gün Pep Guardiola İngiltere’ye veya İtalya’ya giderse takımının Barça gibi oynayıp oynamayacağını görmek isterim. İnter de yapabildiklerimin aynısını Madrid’de bu oyun seviyesinde yapabilecek miyim acaba? İmkansız."

Aceto'da çeviriden aldığım bir kısım.

Zara Dam


Az önce bir vesileyle yeniden hatırlamış oldum. Burada da belirteyim.
Bu kitabı okumayın. Hatta dokunmayın bile. Piyasada bundan kötü çok az kitap okursunuz. Maeve Binchy olur, Osman Aysu olur. Ama Zar Adam'ı okumayın.

Amına koduklarım bi' de kapakta Olasılıksız esintileri falan. Sırf ordan bi' 100 bin ekstra satmıştır, söyleyeyim.

Bir arkadaş bu kitabı sevip, ciddiye alıp, o zarla karar verme meselesini (evet spoiler, inadına) bayağı uygulamaya kalkmıştı. Kendisini buradan tebrik ediyorum tekrar.

Gecekondu

Bakın şimdi.

Bu Home:
Bu Away:



Bu da 3rd.



Blog tarihindeki en abuk post, evet.

Mor Menekşe



Real Madrid'in lakabıdır bu. Son senelerde mor rengi üzerlerinde göremesek de, geçmişte bolca away renk olarak kullanılmıştır. Hatta eski armanın çapraz çizgisi mor renkti... Önce formalardan, sonra da armadan sildiler bu rengi. Yanılmıyorsam en son 2007-2008 sezonu Home formasının detay rengi olarak kullanılmıştı mor. O günden sonra ara ki bulasın.

Real Madrid bildiğiniz üzere sezon boyunca 2 + 1 forma yapar. Bu formaların biri beyaz home formasıdır, diğeri 2'si de koyu renk formadır. Bu koyu renk awaylerden biri Avrpa maçları için, diğeri lig içindir. Bu 2 forma hiç bir zaman görevi dışına çıkmaz. Yani ligde Avrupa awayini giymezler, Avrupa'da da lig awayini kullanmazlar...


Bu sezon Real'in 2 forması görücüye çıktı. Biri home forması, diğeri de away. Real Madrid'i bildiğimiz için bir Avrupa awayinin daha çıkacağını ön görmüştük formaları tanıtırken. Tabi çıkartmayabilirler de, ancak genelde yapar bunu Madrid. İnternete bir resim düştü (bkz:yukarı). Bana sonradan bir cin fikirlinin home forma üzerinde değişiklik yaparak oluşturduğu bir işmiş gibi geldi, ancak değilse ve bu forma gerçekten Avrupa awayi ise, Real Madrid için mükkemmel bir forma hamlesidir. Epey zaman olmuştu düz mor forma görmeyeli. Mor menekşelerin hakkını verir nitelikte ve benim bayıldığım bir çalışma olmuş... Kalıp ve üzerindeki desenler Home forma ile aynı. Bu sebeple zaten kıllanıyorum, ancak bu resmin gerçek olması bu seneki en büyük forma hayalim olu verdi birden... Satışların da saçmalayacağını düşünüyorum bu forma ile... Umarım kolpa değildir.

Güzel İkili 18

Real Hakkında 3-5


İspanya'da kural gereği, eğer alt yapıdan o sezon lige çıkmamışsan, 1 ile 25 arası forma numaralarından birini giymen şart. Yani orada 26-99-55-73 falan giyemezsin. Onlarda kurallar bizimkiler gibi sadece sayfa kirletmek için yazılmıyor, bu sebeple "Raul'un formasını hemen sattılar" diyenler de bu işi bilmeyen insanlar. Mecbur kalındı görüldüğü üzere...

Bu sistemin güzel bir özelliği de alt yapı harici kadronda 25 oyuncu barındırabiliyor olman. 45 tane toplayamıyorsun yani... Real Madrid son transfer Özil ile birlikte 26 kişiye ulaşmış durumda. Bu sebeple bir oyuncuyu sezon boyunca oynatamazlar. Hadi ilk yarı Kaka zaten bildirilmeyecektir lige ve CL'ye. Ancak Kaka iyileştiği zaman 26 kişi ile devam edemezler. Mutlaka birileri yolcu olacak Madrid'de (ya da evde izleyecek). Olası alınacak bir sol bek ile, gidecekler listesi 2 kişiye de çıkabilir.

Şöyle bir baktığımda kalitesiz topçu Drenthe ve kendini bir türlü geliştirememiş Gago benim listemin ilk 2 sırasındalar. Ancak Özil transferi Kaka'nın da sonunun yaklaştığını gösterir gibi. Jose bir yol bulamaz ise veya kronik sakatlığı iyileşmez ise, Kaka ilk gönderilecek adamdır Madrid'de.

Özil ve Madrid hakkında bir yazı yazasım gelmedi. Şu kadarını söyleyeyim; Kaka yerine alınabilecek en parlak futbolcu gibi. Ayrıca yaş ortalamamız da epey düşmüş durumda. Özil ile daha da gençleştik. İlk Galacticos döneminden ayrılan en büyük durum da bu işte. Takım sadece yıldızlar ile değil, genç yıldızlar ile donatıldı (tabi ilk Galacticos 125 yaşında bile olsa tercihim olur, o ayrı). Faydası görülecektir bu gençleşmenin.

Tabi korku da var; Alınan bütün oyuncular 2 sene önce hafiften isimleri dikkat çekmeye başlamış ve bir sezon önce parlayıp Dünya Kupası'na giden adamlar. Yani aslında kendini pek fazla kanıtlayamamış ve patlama ihtimali yüksek topçular. Ancak bu patlama içte patlama da olabilir. Mesela Ballack ballısı Khedira'dan korkuyorum, açık konuşayım... Di Maria, tamam çok yetenekli, kupada da fena oynamadı. Ancak bu takımın ağırlığını kaldırabilir mi ? Özil desen bir Robben beklememek lazım o topçudan... Canales ve Pedro Leon'u 3 kere izlemedim... Kısacası hakikaten önemli ve gelecek vadeden oyuncular bunlar, ancak bana göre onlar henüz yıldız ve büyük takım topçusu değiller (hadi belki Mesut dışta kalabilir bu durumun). Bu sancılı geçiş süresini direkt Real Madrid'de atacak olmaları riskli. Fakat Messi'nin yıldız olacağını 2006'dan beri biliyoruz, o ışığı görmek başka şey. Alınan bu oyuncuların hepsinde bu ışık mevcut. İçte patlamama ihtimalleri büyük, ancak Khedira başta olmak üzere korku da yok değil. Yine de bu transfer döneminin, geçen sezon ki kadar şaşalı olmasa bile, daha başarılı ve yararlı olacağına inanıyorum.

Nenad

Duayen gazeteci İsmail Şenol'un Durant ile röportajından. İbretlik.

xxx

Sırbistan geçen hafta Türkiye'de bir hazırlık turnuvasını kazandı. Takım arkadaşın Nenad Krstiç de bu turnuvanın MVP'si oldu. Krstiç'in takımı Sırbistan için neler düşünüyorsun?
Onlar da turnuvada olacaklar mı?

Evet.
Bilmiyordum. Nenad Krstic bizim takımın çok önemli parçalarından biri. Çok iyi oynuyor. Sezon bittiğinden bu yana onunla görüşme fırsatı bulamamıştım. Çok iyi olacak.

xxx

Ben bunun üstüne ne yazabilirim bilmiyorum. Keşke Haketo Zaman nickli Abd uzmanımızın zamanı olsa da, bu konuda bi'şeyler söyleyebilseydi.