Retro 121

Seri Üretim







Retro 120

Tardini




Bizim buralarda tabii, bu işler yerleşmediğinden, böyle yeni bi' renk, yeni forma olunca, hemen yeşeriyoruz. Üstümüze geçiriyoruz. Güya nefret edilen bizim turuncu ve mor, hatta mercan forma deli gibi sattı. Buradan aslında toplumsan bi'takım... öhöm neyse. Ne diyorduk, maçı açtım amınakoyim. Böyle bazı turkuazsal, yeşimsel manzaralar var. Aha dedim, yine sıçış göreceğiz.



Karabükspor (kardemirdemirçelikkarabükspor'du bi' ara di' mi?) ilk 2 iç saha maçında, muhtemelen açık yeşil olarak, ya da -belki- turkuaz olarak isimlendirilebilecek formasını giydi. Acaba nereye kadar böyle gidecekler, göreceğiz. Bunu "ulan oğlum manyak mısınız içerde bunu giyiyor sunuz?" diye -kendimizce- eleştirmek de namümkün. Çünkü bu sezonun forma katalogu'nda bu forma, "İç saha 1. forması" olarak kayıtlı..........................................................................................................................................................



Bu da ligdeki 2. maçları. Gençler deplasmanı. Orada mavi üstü beyaz çubukluyu giymişler. Böyle işte kafalarına göre işler. 3. formayı 1. forma olarak göstermişler arkadaş, kafalara bak ya.


Nerden Nereye 62





Retro 119

Lavoisier


J.M. : Kümede kalıcaz panpa.

Retro 118

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 3

Sun Jihai


Kaç sene oldu bilmiyorum da, beş seneden fazla oldu, İspanya Basketbol Milli Takımı Li-Ning marka formalar giyiyor. Başlarda yadırgıyorduk tabii, "kim bunlar amk" falan diye de, alıştık. Şimdi normal geliyor. Yok Shaq'a sponsor oldular, sonra Espanyol'la anlaştılar vs. Bu sezon başında da Sevilla ile anlaştılar. Sevilla'nın Avrupa için özel formalar geleneği dışında bir artıları yok şimdilik. Aşağıdaki resim ortada. 3 tane birbirinin aynısı forma. Joma'dan sonra olmadı bu, ama konumuz başka.


Şu sıralar devam eden Eurobasket 2011'de İspanya takımı'nın giydiği formalar, sanki bu Sevilla'nın giyeceği formaların kolsuz hali. Hani direkt renk olarak aynısı yok, ama her şey ortada. Yani muhtemel öyle değildir ama, insan biri yapılırken, diğerinin düşünüldüğü ya da direkt alıp ona yapıştırıldığını aklına getiriyor ister istemez. Henüz yeterince yol katetmediklerinden mi diyelim nedir artık...


Bu İspanya formasıyla ilgili bi' husus daha var, ona da geleceğiz.

Retro 117

Smodis


Kuzen, ben ve kardeşim gezinirken kuzenin tanıdığı bir berber dükkanına girdik. Selam vs derken kafalar yukardaki televizyona döndü. Evden çıkmadan o gün Denizli-Göztepe maçı olduğuna dair bi'şeyler okumuştum, ama bu maç o değildi sanki. Nedeni de formalar. Bir-iki yakın çekimden sonra anladım ki, bu maç o maç. Fakat giyilen formalar konusunda ufak bi' sıkıntı var gibiydi?

Halledilmesi ancak seneleri bulur, ama hakikaten buralarda forma kültürü çok geride abi. Her postta yakınıyoruz işte neredeyse. Şu maçta Denizli neden beyaz giyer? Neden "esas" formamız o kadar değersiz bizim için? Gerekirse "uğrunda öleceğimiz" o takımın forması neden bu kadar atıl kalıyor? Bu Anadolu takımları'nın deplasman forması tutkusunun altında ne var, çok merak ediyorum.

İlk bakışta siyah üstünden gidip, Denizli'nin düz siyah, öyle olunca da Göztepe'nin beyaz forma giydiğini düşünebiliriz mesela. Ama öyle de değil. İki takımın da deplasman forması giydiği maçlar. Ne dersen de.

Retro 116

Meyde


Bu sezonun en iyi forma ikilisi Inter'in olabilir. Sadeliğin ve şıklığın dibine vurdular. Tabii yine özellikle bu konularda kurulacak cümlelerin "öznel" olduğunu belirteyim. Yani o iki formayı bombok bulanlar da vardır eminim. Neyse işte, geçen sezonki bi' değişik geçişli çubuklu ve feci 90'lar'ı çağrıştıran iki formadan sonra, bilinçli midir bilmem ama, tam tersi, çok sade 2 forma var bu sezon. Ve yakın dönemi andıran bir forma var ayrıca.




Giyildiği dönemden de (02-03 ve 03-04 sezonları) net hatırladığım bu çapraz çift şeritli beyaz forma, benim tüm zamanlarda en sevdiğim 10 formadan biridir. Bir ara denk getirebilirsem almayı bile düşünüyorum. Yıllar sonra hemen hemen aynısını yeniden giyecek olmaları çok hoşuma gitti.

2. resim, 03-04 Inter forma tanıtımı. Büyük umutlarla gelen, fakat sadece kısa Inter kariyeri değil, bütün Ajax sonrası kariyeri büyük bir fiyaskoya dönüşen Van der Meyde de orada. Tosun da. Büyük Kaptan Javier de, emektar Toldo da. Oha şimdi farkettim, çok simetrik dizilmişler lan. Maç içinden bu beyaz formanın doğru-düzgün fotoğrafını bulamadım. O yüzden bu 2. resmi koymak zorunda kaldım, o dönemden. Ki beyaz, aslında önceki sezonun forması, ama çok sevildiğinden mi, ya da başka bir sebepten mi, sonraki sezon da giyilmesine karar verilmiş ve bu tanıtımda yer almış.

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 2

Harun


''HADİ LİNÇ EDELİM !11!!11!!''

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 1


Egoist


Şimdiye kadar hiç Murathan Mungan okumadım. Hatta tahmin edebileceğiniz sebeplerden dolayı biraz da önyargılıyım kitaplarına karşı. Bir de üstüne şu "Lobi" muhabbetlerini ekleyince, pek olumlu bakmak mümkün olmadı. Bu son çıkan kitabı, Şairin Romanı'nı elbette pek çok farklı mecrada gördüm, denk geldi, ama çok merak etmemiştim öyle. Fakat okuduğum 2 röportaj, yani şu ve şu, bayağı bir aklımı çelmiş durumda. Feci şekilde merak ediyorum şimdi Şairin Romanı'nı. Ekşi'de de bayağı övüldüğünü görünce, iyice tutuştum.

Sadece roman mı, dayı da sanki "olm ben öyle bi insan mıyım lan" dercesine laflar etmiş röportajlarda. Hoşuma gitti birçok cevabı vs. Bir de bu sadece 2. romanıymış. Ona da bayağı şaşırdım.

Şimdi tabii merak falan da, kitap da 30 milyon olunca, pat diye almak mümkün değil-yazar burada fakir bir piç olduğunu anlatıyor. Eğer buralara yolu düşenlerden okumuş olan varsa, yorumlarını görmek güzel olur. Ha bu arada, Egoist Okur da güzel mekan, bilmeyen varsa.



Kitabın resmini ararken şu üstteki gözüme çarptı. Acaba Ayşe ablamız çırılçıplak soyunup, sadece üstünde kitaplar varken poz vermek istedi de, Mungan izin vermeyince mi böyle sıradan bi'şey çektiler, merak ettim. Ona pek gitmiyor böyle manzaralar, malum.

Retro 115

Tve


Iker:Arkadaş bu ne ya, ahlaksızlığın bini bir para olmuş anasını sevdiğimin takımında. Şuna bak.
Sırtı dönükler:Ya hadi yürü abi, başlarım millisinden de...
Cesc:Ühühü, anneea!