Kappappa


Zoom yapmadıkça anlamak zor. Yaka yine anlaşılıyor ama, o sağdaki 2 şerit ancak yakınlaşınca görülüyor. Yeni sezona eski kalıp klasiği yani bir kez daha.

Nerden Nereye 29


Tobi


1908 yılında ilk sarı kırmızı formamızın doğuşu anısına 100. yılda yapmış olduğumuz Efendiler formasını hatırlıyoruz. Daha doğrusu formadan çok kumaşı yüzünden pijamaya daha yakın bulmuştum kendisini. Ancak kumaşı falan geçersek renklerinin yerleri yanlış olmasına rağmen, tam parçalı olması ve bu fotoda beyaz şort kırmızı çorapla giyilmesi bir mesaj. Gerçi adidas şort ve çorabı görünce, "bir işi de düzgün yapın" diyor insan ama, ne yapalım biz de böyleyiz.

Her neyse konu bu değil, bunu bir ara diğer blogda yazarız. Konumuz Linderoth'un bütün futbolcular forma giymişken üzerinde başka bir ürünle poz vermesi. 2007-2010 yılları arasında sadece 20 küsür maça çıkması bu resimde de ince bir espri ile gündeme getirilmiş. Ben bu fotoya çok baktım zamanında, ancak ne zaman baksam Tobi beni güldürür. Bu arada şuan oynayacağımızı varsaydığımız 4-2-3-1 sisteminde Cana'nın yanında sağlam bir Tobi'yi görmeyi ne kadar isterim bir ben bilirim.

Lan


Çıkmış forma satışa. Real Madrid Şampiyonlar Ligi için mor formayı satışa sunmuş. Yaklaşık 1 ay önce bu formanın resmi nete sızdığında cin fikirli bir dayının fotoşop becerisi olduğunu düşünmüştüm. Ancak gerçekten forma çıktı. O yazıda forma hakkında ve Real Madrid ile mor hakkında az biraz yazmıştım. Linki vereyim, onu okuyun. Buradan tek söyleyeceğim, alıyorum paketleyin ...

Büyük Barçalı Koray'a da bu hayırlı haber için teşekkür ederim.

Sahip Çık


Şurdan gel.

23


Nemanja


İki doğma büyüme Manchesterlı oyuncu Scholes ve Neville, ayrıca gelmiş geçmiş en büyük Manchester efsanelerinden olan Giggs sahaya ilk 11 çıkmışken, takımın kaptanı 2006 yılında bu takıma katılan Sırp oyuncu Nemanja Vidic. Olayın iç yüzünü bilmiyorum ancak ilginç.

Toshiba

Farklı renk 2. forma genelde futbol işidir. Ortaya çıkışı renk karmaşasını önlemek içindir ama ortalama futbolsever (sever?) bunu özümseyemez. Her gördüğünde söver sallar. Biz son 3 sezondur malum formalarla bunu biraz kırmış gibiyiz, ama yalnızca "gibi"yiz. Elde somut veri olması zor.

Evet bu karmaşık ve gelişine girişten (gelişine giriş) sonra esas konuya gelelim. Futboldan alışığızdır farklı renk formaya. Ama basketboldan pek değil. Hatta belki hiç değil. Nedir, işte 2 renk vardır ortada büyük ihtimal. Kırmızı ve beyaz diyelim. Bir forma beyaz olur, ayrıntılar kırmızı renktir. Diğeri de tam tersi. Hangisi içerde, hangisi dışarda öncelikli, o ayrı mesele yeğen. NBA'de desen, her takımın 4-5 rengi vardır ayrıntılarla birlikte. Çoğunun da 3 forması vardır.
Farklı renk olayına gerek kalmaz.

Barcelona, futbolda kullandığı farklı renkleri basketbol takımında da kullanıyor ve bu sayede çok hoş bir bütünlük sağlanıyor. Ana 2 rengin koyu olduğu ve her halükarda bir açık renk formanın gerektiği düşünülünce, gayet mantıklı bir karar bu.


Evet, renkleri tanıdınız. Barcelona o sezon hangi rengi kullanıyorsa deplasman formasında, basket takımında da o kullanılıyor. Gerçi böyle diyorum ama, bunu bazıları için kesin bilgi olmadan söylüyorum. Çünkü bazı resimleri bile zor buldum. Sonuçta yıllar uyuşmasa bile, böyle bir gelenek var ortada.
Bir de Barça'nın 01-02'de ve sonraki sezon giydiği altın renk formanın basketbol versiyonu var ki, futbol versiyonu gibi efsane. Ama resmini bulamadım.

Deplasman formalarından bahsettik özellikle ama, aslında bu işin 1. formalardan başladığını da söyleyelim. Gasol'ün henüz sakalsız ve Barcelona'da olduğu zamanlardan bir resim. Biraz zorlarsanız Barcelona'nın bu formanın aynısıyla Beşiktaş'a İnönü'de 3-0 yenilip, Camp Nou'da 5-0 yendiğini hatırlarsınız.



O kadar ki, o sene kullanılan çubuklu deseni bile aynı olabiliyor...

Nerden Nereye 28



Villa-Silva-Mata

66

"İtiraf ediyorum, Ajax tipi, turuncu ve Celtic tipi enine çubuklu formaları Şampiyonlar Ligi odaklı yaptık. Enine çubukluyu, Rangers ile eşleşirsek onlara karşı giyer ibnelik yaparız diye;turuncu ve Ajax tipi formayı da, olur ya Ajax ve Valencia ile oynarsak onların forma popülaritesinden pay kapmak için ürettirdik. Nasıl olsa eleme derdi yok, grup konusunda risk aldık ve yüzde 66 başarılıyız."

İbrahim Yazıcı


Cuma


2009 bahar ayları. Glen Johnson'ın Liverpool'la anlaştığını açıklamadan bir gün önce. Rafael Benitez:

"Siktir git adam gibi saç modeli bul lan kendine, ne bu Cuma gibi amcıkağız".

Thy


Kısa keseceğim. Galatasaray TT Arena'nın her bölümüne sponsor buluyor. Son olarak kale arkalarının çatı kısımlarına THY sponsor olmuş ve o kısımlara, tepeye dev THY logosu konduracaklarmış. Herhalde uçaktan bakanlar görsün diye, bilemedim...

Şimdi; Bu stadın bir açılış maçı olacak mı ? Olacak. THY başka kimin sponsoru ? Barcelona. Cruyff'un temellerini attığı takım ve onursal başkanlığa kadar yükseldiği (sonra bıraktı) takım hangisi ? Barcelona. Cruyff kiminle amca çocuğu ? Neeskens. Oğlu kim ? Rijkaard. Bu adamlar şuan neredeler ? Galatasaray. Kimin stad açılışı olacak ? Galatasaray.

Yeni sponsorumuz THY açılış maçına Barcelona'yı ayarlasın ve Cruyff'u TT Arena'ya getirsin... O kadar.

Robbie Fowler


Ali Ece abi'nin şimdiye dek yazdığı iki kitabı. Aşağıdakini bulup aldım geçenlerde. Üsttekini de buluruz. Ben umutluyum kalite açısından. Tavsiye edilir, haberdar edilir.

TelDaFax



Dikine veya çapraz çift şerit, genelde evey formalarda kullanılan bir tasarım hamlesidir. Örnek vermeye gerek yok, oranlarsak da bayağı bir rakam çıkar evey formalar içinde bu kullanım. Ama ilginçtir, nadiren home formalarda da kullanılıyor. Lyon'u zaten biliyoruz. "Baktığınız zaman", kuruluşundan bu yana Lyon'un formaları düz beyaz-enine şeritler-dikine şeritler ekseninde değişmeli devam etmiş. Geçen sezonki enine şeritlerden sonra bu sezon da çapraz şeritler var ve, bu iyice away havası katıyor.



Leverkusen'inki daha ilginç. Onların iç saha formaları işte kırmızı forma-siyah şort, çubuklu filan olurdu. Yakın tarihi hatırlayınca da bu şekilde. Ama bu sezon nedense hem formanın ana renk değişmiş, hem de deplasman formasıvari bir değişim var.

Benim başka aklıma gelmedi böyle. Gelen olursa yorum kısmına bi' zahmet...

Yemezler


Lan koca Chelsea... Ayıp ya.

Nerden Nereye Dünya Basket Şampiyonası Özel 1


Dedeler

Bu sezon başı iki farklı spor dalında 2 takım büyük yıldızları kadrosunda bir araya getirip şampiyonluk arama yolunu tercih etti. Ve:

1. Bu iki takım da ellerindeki tek büyük yıldızın yanına 2 tane daha çok kaliteli oyuncu getirdi. Milan'da Ronnie yanına Ibra ve şebelek Robinho. Heat'te ise Wade yanına 'Bron ve Bosh.

2. İlginçtir 2 takımın da renkleri neredeyse aynı:Siyah-Kırmızı-Beyaz. Bu renk mevzuu bizi komplo aramaya yöneltebilir hacıabi.

3. Birinde elde "dedeler" varken, gelen yıldızlar ne genç ne yaşlı. Birinde ise gelen 2 büyük yıldızı takip eden "dedeler" var. Yani dedeler her yerde. Kaçış yok.

4. Fakat ikisini de bekleyen büyük bir tehlike var:Egosal problemler. Heat'e alımlardan sonra hep salladık, gırgır geçtik filan ama, Milan'a sempati duyan biri olarak, Ibrahimovic tamam ama, Robinho hamlesinden hiç hoşnut değilim, eminim başkaları da vardır benim gibi bakan.
Kağıt üstünde iki takımın da belli bir başarıya ulaşması gerek evet, ama şimdi örnek vermeye hiç gerek yok, birçok bu tip proje yalan olmuştur spor dünyasında.

Özellikle zaman geçtikçe Heat'te bu ego sorununun çok baş ağrıtacağını düşünüyorum. Aslında buna Heat uzmanı yazarımız el atsa daha iyi olur ama.

Misimovic


Dünya Şampiyonası başladı. 3. günü de bitti. Yok yok, analiz filan gelmeyecek. O başka arkadaşların işi. Gayet de güzel yazıyorlar, okuyoruz. Ellerine sağlık. Bizim işimiz başka şeyler.
İlk gün müydü, bir öncesi mi bilmiyorum. Lamar Odom adamının, eşi Khloe'yu da buraya getirdiğini öğrendim. Tabii "getirdiği" diyorum ama, kafileye dahil değildir yani.

Şimdi bu Khloe kim, Kim Kardashian'ın kardeşi. Yani o ulu şahsiyetin öz kardeşi, en yakınlarından biri. O vakit soru geliyor:Khloe deseydi ki "abloş bak Törki'de ortam süpermiş, gel takılalım". Kim de buralara gelip, bir Abd maçı öncesinde Abdi İpekçi'den içeri girseydi... Neler olurdu biliyor musunuz? Bir kere o maç oynanmazdı. Çünkü ablanın malum uzuv kafadan bütün bakışları kendine çekeceğinden, ne maç öncesi ısınma şutları atılırdı, ne de koç taktik verirken bir allahın kulu koça ve taktik dahtasına bakardı. İsmail Şenol ve yorumcu artık kimse o da Kim'e odaklanacağından, maç oynansa bile yayın olmazdı. Bir de maçın Abd maçı olduğu ve takımın alayının nigger olduğunu düşününce...

Bundan sonra bir Dünya Şampiyonası daha düzenlememiz 50 yılı bulur. O zamana da abla karta kaçar. Bu fırsatı değerlendirmeliydik. Yazık oldu...

Çok üç nokta kullandım ama gerekliydi aga.

Güzel İkili 19

Dilenci


Evet, biz de artık onlar gibiyiz. Bizim ne eksiğimiz var ulan? Biz de duyum aldık, yazıyoruz. Sikerler. Gittik bizim dayıya maçtan sonra. Oturdum rahat rahat tavuğumu götürüyorum. Ayran filan. Hop mesaj. "Abi Misi geldi" (bu da pisi pisi der gibi neyse amnakoyym). Lan dedim galibiyet üstü pilav gibi açıkladılar mı ne yaptılar, "yok abi" dedi. işte mesele burda başlıyor.

Meğer bu ibnenin amcasının bir arkadaşı altyapıda antrenörmüş. Ordan bilgi gelmiş. Yarın tören varmış filan. Aha biz de yapıştırdık duyumu. "Duyumcu blog". Duyumcu geldi haanım. Öeh.

Şimdi, eğer bu duyum gerçekleşirse, artı rep istiyorum. Olmazsa, çözüm kolay. Benim için sorun yok, gider o arkadaşımı beraber döveriz. Ben sopaları da hazırladım.

Nerden Nereye 27


U


Şili takımlarından Universidad de Chile, dikkatimi çeken tasarımlarla karşıma çıktı durup dururken. Genelde yurt dışı takımlarının yaptığı bir olay aslında bu. Hatta bir ara Trabzonspor da yapmış olabilir, ya da fena salladım. Her neyse; bazı Avrupa takımları kadınlar için de forma üretiyorlar. Bu formalar erkek formaları ile tamamen aynı görünüme sahip oluyor, ancak beden şekilleri kadın hatlarına göre uygun üretiliyor. Daha dar bel kısmı, geniş göğüs kısmı vs... gibi farkılıkları oluyor, ancak genel görüntü erkek forması ile birebir oluyor.


U C ise bu durumu biraz daha geliştirmiş, ya da geriletmiş bilemedim. Onlar erkek formaları ile alakası olmayan, tamamen bambaşka kadın formaları tasarlamışlar. Büyük ihtimal ile normal formanın taşıdığı teknolojik özellikleri taşımıyor ve tişörtün biraz daha gelişmiş bir versiyonu gibi. Ancak ben daha önce böyle bir olaya rastlamamıştım. Tamamen erkek formalarından farklı tasarlanmış kadın forması... Bunu neden yazdım; son 2 senedir kadınlara da hitap eden forma renkleri ile Galatasaray'ı renklendirdik. Ancak geçen seneki mor 89, bu seneki pembe 92 lira. Parçalı formanın aksine bu formaların taraftar versiyonu üretilmiyor. Ben olsam bu U C gibi bayanlara özel mor ve pembe renkte yukarıdaki aplanın üzerindeki gibi, daha ucuza mal olacak, dolayısı ile daha ucuza satılacak, bir nevi kadınların taraftar forması olacak bu formaların benzerlerini satardım. Eminim de alıcısı çok olur ve epey bir maddi katkı sağlardı takıma.

Bu arada U C'nin kadın futbol takımı olabilir, dolayısı ile bu forma o takımın forması olabilir. Bilmiyorum. Ayrıca resimde görünen diğer kıyafetleri de sevdiğimi belirteyim :)

Sebastian Abreu

Blogu ilk açtık. Tabii o zamanlar daha bu BarçaMania yok. Yani bi' ara hortlamış ama, işte şampiyonluk serisi bozulunca filan, durulmuş. Bol bol Barcelona hakkında yazıyorum. "Biz" diye bahsedebiliyorum. O sezon işler iyi gitmediği için, genelde şu sıkıntı bu sorun diye laflar geçiyor.
Sonra. Sonra olmuyor bunlar. Ben artık yeni tanıştığım biriyle futbol muhabbeti yaparken, veya Barcelona sevgimi bilmeyen biriyle laflarken "Barcelonalıyım" diyemiyorum. Biliyorum olacakları. Anasını siktiğimin Pes'ini oynarken bile Barcelona'yı almıyorum, çünkü benim karşımdaki adam zaten Barcelona'yı alacak.

İlk dersane zamanları, 2004 gibi dikkatimizi çekmişti, ufaktan Avrupa Futbolu lakırdısı eden çoğu kişi Real Madrid'e kayıyordu. Birkaç sene sonra aynı olay, tuttuğum diyebileceğim ve sevdiğim takımın başına gelince ne kadar sikko bi olay olduğunu anladık.

Şimdi var etrafta Barcelona odaklı yazan, ya da çokça Barcelona'ya değinen blogger arkadaşlar. Kimileri sırıtsa da bazıları keyif veriyor okurken.

Bu satırları karalamamın sebebi, dün bir ara aklıma taa blogun ilk zamanlarından bir postun gelmesi. Sadece bir resim vardı postta ve başlığı da "Gelecek"di (arşivde bulamadım niyeyse). Düşün nasıl içerden bakıyorsun. "Elin adamı" diyebileceğin kişileri o sevdiğin takımın geleceği olarak görüyor/düşünüyorsun filan. Sonra o resimdeki 2 gençten biri buralara geldi. Dahası, o sezon son olarak takımın başında olan kıvırcık saçlı adam da 1 sezon sonra buraya geldi. O zaman aklım(ız)a gelir miydi ?

Bundan kelli daha fazla Barcelona hakkında yazmaya çalışacağım, olması gerektiği kadar.

Son olarak da, blog aleminde bir Barcelonalı ve bir Real Madridli'nin bir arada yazdığı tek blog burası sanırım.

Düz



Hep bizde olurdu, Fenerbahçe'nin zaten genelde sırt kısmı düz olan formaları olduğu için dünkü maçta değişikliği gördük. Öncelikle normal formalarının arkasının çubuklu olması çok güzel. Eski formaları sırttan biraz tırt duruyordu. Güzel bir fontla da birleşince şık bir sırt tasarımı olmuş. Ancak UEFA kuralları gereği Avrupa'da bu formayı, bu haliyle giyemediler. Onlar da Galatasaray'dan uzunca bir süredir alışık olduğumuz arkası düz bir çubuklu versiyon üretmişler.


Avrupa versiyonunu beğenmedim. Beşiktaş için de söylüyorum bunu; çubuklu formaların arkasını düz yapmayın. Ucuz gözüküyor. Ya kare şeklinde numara ve isimlerin sığacağı bir boşluk açın, ya da çubuklu devam etsin sırt (lig için söylüyorum bunu.) Yoksa Adidas'ın ucuzcu takımlara kakaladığı basit formalar gibi gözüküyor. Çubuklu formanın arkası da çubuklu olmalı... Tabi UEFA kıl olduğu için buna izin vermiyor (font renkleri karışır durumda ise). Bu sebeple Fenerbahçe yukarıda dediğim gibi kutu açsaydı oraya ve çubuklu görünüm devam etseydi, daha güzel olurdu. Bir sıkıntı da renk. Fenerbahçe'nin bu formasının hakim rengi sarı. Hal böyleyken sen gidip arkasını düz lacivert yaparsan çirkin gözükür. Arkası sarı olsa daha bir iyi olurdu sanki (tabi arkasını lacivert yapmalarının bir sebebi de lacivert şorttur). Bir de bu formanın sırtına bakınca Fenerbahçe'nin lacivert renginin ne kadar koyu olduğunu farkettim. Eskiden böyle değildi, onlarda da mı bir araştırma olmuş acaba ?... Bu renk çok çok koyu geldi bana. Hadi sarı ile birlikteyken açılıyor, ancak lacivertin düz hali fena. Çubuklu formanın arkasını tek renk yapınca kollardaki sarı kalın bantlar çıkmış ortaya ve bu da çok ucuz bir görüntü olmuş. Yani kısacası formaya arkadan ve önden ayrı ayrı baktığınızda 2 farklı forma gibi duruyor. Biri Menemenspor'un forması, diğeri Fenerbahçe'nin forması sanki. Arka tarafı çubuklu olan lig versiyonu ise oldukça kaliteli.

Tabi tıpkı Galatasaray gibi Fenerbahçe de bu formayı 1 kez giyebildi Avrupa'da. Yine de yazalım dedim.

Unutmadan ekleyeyim. Geçen gün Fenerbahçe A2 takımı da lig karşılaşmasına arkası düz olan versiyonla çıktı. İlginç bir durum bu.

20


İngilizleri bile bozdular. Bazı ülkelerin -biz de başlarda yer alıyoruz- o kadar sikko forma anlayışları var ki delirmemek elde değil. Olan oldu ve Tottenham'ı, yani bir İngiliz takımını bile yoldan çıkardılar. Tottenham belki de ilk kez Away forması ile sahaya çıktı. Aslında Home forması, ancak onlar şort ve çorapları da kombinasyona katamazlarsa, o formayı awayden sayıyorlar ki, öyle olur bu işler.

Young Boys Formaları

Young Boys'un Away forması üst resimde gördüğünüz gibi Tottenham formasının aynısı. Gerizekalıların Home formasının alternatif bir renkte (sarı) şortu da yok anlaşılan. E adamlar son çare forması, yani bir 3rd de yapmamışlar. Bu sebeple Tottenham'a beyaz şortu giydirdiler White Heart Lane'de... Skandal ki ne skandal...

Hakemlerin, forma üstü ve çorabı farklı renk olunca şorta çok takılmadığını görmüştük Dünya Kupası'nda. Ancak ŞL'de işleri daha bir sıkıya alıyorlar anlaşılan. İşte bir forma hadisesinin bir İngilizi bile bozabildiğini görmüş olduk.

Aron



Rap dünyasına ve Kurtlar Vadisi izleyenlere hitap eden bir post. Yakın bir arkadaşımın, G-Unit'in Poppin Them Thangs şarkısının klibinde Rus Mafyası lideri olan dayıyla, Vadi'deki Amerikın Derin Devlıt reisi Aron Feller'in aynı adam olduğu yönünde bir tespiti var. Ne zamandan beridir de koymadım bunu, ağzıma sıçacak. Halletmiş olalım.

Toons



Barça Toons'un 2010 mahsülleri. Tabii transfer az olunca, yeni mahsül az.

24



Fenerbahçe'nin bu sezonki beyazı çok şık. Diğerleriyle aynı kalıptan üretilmesine rağmen, 4 forma arasından sivriliyor. 05-06'dan beri kullanılan fontun da göze hoş gelen bir renk ikilisiyle formaya eklenmesi, tadından yenmez yapıyor. Bu beyaz zemin üstüne kenarları sarılı koyu renk font kullanımının bir örneğini Lakers'ın "Sunday White" denen, sadece pazar maçlarında giyilen beyaz formasında bulabiliyoruz.

Jose


"Bir hocanın bir ülkeye gelip “ Bu benim sistemim ve oyun anlayışım” demesi mümkün değil. Eğer bir gün Pep Guardiola İngiltere’ye veya İtalya’ya giderse takımının Barça gibi oynayıp oynamayacağını görmek isterim. İnter de yapabildiklerimin aynısını Madrid’de bu oyun seviyesinde yapabilecek miyim acaba? İmkansız."

Aceto'da çeviriden aldığım bir kısım.

Zara Dam


Az önce bir vesileyle yeniden hatırlamış oldum. Burada da belirteyim.
Bu kitabı okumayın. Hatta dokunmayın bile. Piyasada bundan kötü çok az kitap okursunuz. Maeve Binchy olur, Osman Aysu olur. Ama Zar Adam'ı okumayın.

Amına koduklarım bi' de kapakta Olasılıksız esintileri falan. Sırf ordan bi' 100 bin ekstra satmıştır, söyleyeyim.

Bir arkadaş bu kitabı sevip, ciddiye alıp, o zarla karar verme meselesini (evet spoiler, inadına) bayağı uygulamaya kalkmıştı. Kendisini buradan tebrik ediyorum tekrar.