Kapak


Türkler nadir de olsa, iyi bir şeyler yapıyor. Örneğin, Olasılıksız'ın kapağı. Gördüğüm en iyi kapaklardan. Buradan pek belli olmuyor olabilir ama, bilmeyenler, kapağı canlı gördüklerinde ne demek istediğimi anlayacaklardır. Bir de Abd'deki versiyonuna bakın. Ne kadar basit, sıradan.
Tebrik ediyoruz, kapağı yapan Pelin ipek'i buradan.

Ezik

Kimseni dini inancına, etnik kökenine bir şey dediğimiz yok. Olamaz da. Ama olay gelip de, bu kimliği kendini mazlum durumuna sokup, çıkar sağlamaya gelince/dönüşünce sıçıyor.
Aleviler, pek bilinmese veya kaale alınmasalar da, cidden çok büyük bir kısmını oluşturuyor bu ülkenin. Çok varlar. Bir de kimliklerini pek açık tutmuyorlar, o yüzden her an bir aleviyle daha karşılaşma şansınız var.
Onlar da haklı aslında gizlenmekte. Eskiye göre azalsa da, halen daha alevilere olumsuz bakanlar var. Alevi vatandaşlar, açıkça kimliğini söyleyemiyor kimseye, gönül rahatlığıyla. Garip bir ülkeyiz. Bu ülkeyi yönetenler, dengeleri nasıl belirliyor, alah yardımcıları olsun. Tayyip'ten filan bahsetmiyorum ha. Gerçek yönetenler.

Bu geri çekilme hali, bir nevi eziklik yaratmış alevilerde;en azındanben böyle örneklere rastladım. Bazı sözlüklerde bazı ezik kişiler, süreklii kimliklerini ifşa eder vaziyette entryler giriyorlar. Tamam, bunu istemekte sorun yok ama, olay bir yerden sonra şovenizme dönüşüyor. Sanki bütün Türkiye alevilere karşı da, bir kendini savunma hali. Niye ki? Ne oluyor yani. Asimile mi ediyorlar seni, salak.

Aslında bu bir yöntem de olabilir. Nasıl mı? Bu amına kodumun Akp'si mazlum edebiyatıyla iktidara gelmedi mi? Halkın partisiyiz vs. diyerek. Aynı taktik. Kasıtlı veya kasıtsız, ne farkeder ki.

Dinho


Şimdi de Ronaldinho'nun 2 Milano kulübünden birine gideceği söyleniyor-daha önce de İnter lafları geçiyordu ama, bu sefer daha ciddi. O abisi olacak işgüzar pezevenk, eğer söylenenler doğruysa, hem Milan, hem de İnter yöneticileriyle görüşmüş.
Tam olarak neler döndüğünü bilemiyoruz ama, var bir şeyler. 4 maçın 3'ünde yok adam. Sezon sonunda gideceği ise her gün yazılıyor. Ne olacak, bunu kesin olarak sezon sonu göreceğiz.

O bu değil de, eğer Milan'a giderse, nasıl olacak? Bir kere Ronaldinho-Kaka-Pato gibi bir hücum hattı söz konusu olur ki, buna söylenecek söz yok. Bir de Ronaldo sakatlanmasaydı filan diyeceğim de o da artık... Fakat şöyle bir sorun var. Şu son duruma bakılırsa, Milan önümüzdeki sezon Cl'de yer alamayacak. Yani şansı var ama, buna hiç niyeti yok gibi. Bu sezon evinde kazandığından çok kaybetti. Böyle garip durumlar.
Ee? Bu durumda gelir mi Ronaldinho Milan'a? Zor.
Bakalım ne olacak.

Manyak Warriors-2

Dünkü Spurs maçından:Ellis-C.J. Watson-Barnes-S-Jax-Croshere.

Bu sırada da, Spurs normal 5 oynuyor ha.

Manyak Warriors-1

Yeni bir seriye başlıyorum, bugünden itibaren, izlediğim, takip ettiğim Golden State maçlarında şahit olduğum akıl almaz Warriors beşlerini not edeceğim. Bu sayede nasıl bir takım olduklarını hep beraber daha iyi anlayabileceğiz.

İlk manyak 5, bu geceki Mavs maçından: Davis-Ellis-Azubuike-Barnes-S-Jax

Ben daha bir şey demiyorum...

Empati



Daha Olasılıksız fırtınası bitmeden (İdeefixe'te çok satanlarda halen 2. ve tükendi görünüyor), Adam Fawer'den yeni bir kitap! Ve dahası, ingilizce'den önce türkçe yayınlanacak kitap. İnanılmaz. Sanırım Olasılıksız en çok burda sattı ki (böyle bir durum varsa şaşırmam, 1 seneyi geçti hala çok satanlar'da) yeni kitap ilk olarak Türkiye'de satışa sunuluyor. Benim açımdan daha güzel oldu. Olasılıksız'ı okuyalı çok olmadı ne de olsa. Acil almalı.

Arka kapak yazısı:

"Olasılıksız'ın yazarı Adam Fawer'dan İngilizceden önce Türkçe'de Empati...
Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Bu kitabı kapatabilirsiniz.
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı
gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
EDEBİYAT, BİLİM VE FELSEFE RUHUNUZA AKACAK,
OKUDUKÇA BAĞLANACAK, BAĞLANDIKÇA OKUYACAKSINIZ..."

Hibachi



Ve Hibachi döndü. Hem de verimli döndü. 5/9 ile 17 sayı. Ama son topta aldı maçı Bucks. Olsun, nasılsa Play-Off yaklaşıyor. Hıncını alır G-Zero...

Zıvana


Evet, Ronaldo bu sezon neredeyse her maç gol atıyor. Gol kralı olacak, belki Altın Top'u bile alacak! Ama mesele bu değil. Ronaldo bu sezon, artık iyice "potansiyelli yetenekli çocuk"tan çıkıp, her şeyini takıma veren bir lider oldu. Bir de bunun 27-28 yaşındaki halini bir düşünün. Ben düşünemiyorum şahsen. Nasıl "hayvani" bir adam olacak acaba.
Cr7 bu gidişle adını tarihin en iyilerinin arasına yazdıracak. Belki şimdiden yazdırdı ama, kanıtlaması gereken şeyler var. Hem milli takım, hem de Manutd ile.

Son 2 maçında yaptığı şeyler, bize böyle düşünmemiz için yeteri sayıda ipucu sunuyor.
Geçtiğimiz haftasonu, A.Villa maçında perdeyi harika bir golle açtı. İzlemeyen varsa hemen gidip izlesin Youtube'dan, bir yerden. Daha sonra Tevez'e "kafaya teslim" bir orta yaptı, Tevez de fırsatı kaçırmadı. İkinci yarıda 53. dakikada sol kanattan gelen topu topukla içeri doğru yönlendirdi, Roo da gidip golü attı. Son olarak da yine sırtı dönükken ters taraftaki Rooney'ye topu ayağının dışıyla göndererek, 4. golün de mimarı oldu. Yani maçta Manutd'nin attığı 4 gol de onun eseri.

Dünkü Roma maçında da, abartısız uçarak gelip, Scholes'un ortasına kafayı vurdu ve golü attı. Hava toplarında etkili olması, onun silahlarını arttırıyor kuşkusuz.

Daha ne söylenebilir ki. Şu anda tartışmasız Dünya'nın en iyisi. Kendine rakip olarak, ancak "sağlıklı" Messi gösterilebilir. Ki, o şartlarda ben, Messi'nin daha iyi olduğunu iddia ediyorum, o ayrı. Bunun dışında, Cl yarı finalinde bu 2 oyuncuyu karşı karşıya görebiliriz. Umarım da görürüz.

İlaveten yine "umarım", Cr7, yeteneğinin ölçüsünde başarılara ulaşır. Böyle bir yetenek, pek bir şey başarmadan futbol dünyasından ayrılmaz inşallah, ya da sakatlığa kurban gitmez. Bu gidişle zor tabii ama olsun, biz yine de dileyelim.

Hani çıkıyor ya, "Ronaldo alemde basıldı", "İşte Ronaldo sevgilisiyle beraberken!" gibi haberler. Bu adam böyle oynadıkça, alem de hak ona, en güzel sevgili de. Zaten tiki'nin Allahı. Bulması da zor olmaz. Nasıl zor olsun ki!

Nicklas


Arsenal'in oyun stili hep garibime gitmiştir. Fakat daha önceleri garibime gitmesine rağmen severdim, onaylardım. Fakat artık hayır! Verimli olduğunu da sanmıyorum. Keçiboynuzu meselesi gibi. Bir şeyler eksik sanki, bilemiyorum.
Liverpool "tur kapısını araladı". Daha önce kaç kez yaptı dışarıda gollü berabere kalıp da, evinde 0-0'a yatmayı. Gene yapacak. Wenger bunu bildiğinden, son yarım saat risk aldı, yüklendi. Ama olmadı. Aslında çok yaklaştılar, yukarıda gördüğünüz gibi. Adebayor'un vuruşunda, Bendtner toptan kaçmaya çalıştı ama olmadı. Sonra da top uzaklaştı kaleden. Hakikaten absürd bir pozisyondu.
Kuyt'ın golünde Gerrard'ın çabası müthişti. Anlayacağınız, yine kaptan kurtardı gemiyi bir nevi.

L'Pool'un bu siyah forması da çok hoş ha.
Bir de Liverpool'a "Lieva" diye biri transfer olmuş, Nebil Evren dedi...

Tabii

Tek bir şey söyleyeceğim:"Futbol tanrıları" derler ya hani, eğer öyle bir şey varsa, on(lar)a buradan seslenmek istiyorum:buraya kadar getirdiniz madem, bir de sıkıysa bunlara kupayı aldırın, bak o zaman bu adam futbol izliyor mu izlemiyor mu.
Sikerim böyle işi;kimse başarısız olsun diyen yok, ama bu kadarı da fazla. Çok da zor değil ki! Diğer turda da penaltılar vs. bir şekilde geçersin, finalde zaten tek maç, Türksün, gaza gelirsin, kupayı da alırsın rahatça. Ne kadar kolaymış ya.

Ron-Stan





Hüseyin'in postuna devam yazalım. Çünkü benim konudan haberim var az da olsa. Yani ben de olsam Shaq'ın yerinde, bu benzerliğe bakıp gülerdim. Ama bokunu çıkartmamak gerek tabii. Bunu Shaq yapmayı da kim yapacak?
Stan Van Gundy'nin benzediği eleman, porno yıldızı Ron Jeremy. Ne yıldızı, efsane. Bayağı meşhur bir adam. Hatta oralarda Van Gundy ile benzerliklerine dair bayağı geyikler dönmüştü. Yukarıdaki resimden de anlayabilirsiniz, karşılaştırmalar filan. Benzerlik her türlü ortada. Bu da Stan'in şanssızlığı.

Bir de Jenna Jameson'ın kocası olduğuna dair bir bilgim vardı, halen öyle mi bilmiyorum. Ulan Jenna'nın kocası olmak ne demek! Bir düşünün işte, nasıl bir adamdır bu.

Ayrıca bu post, benim porno konusundaki bilgi birikimimi ortaya mı koyuyor, orasını bilemeyeceğim. Kötü ün yapmayalım da. Milleti bilgilendiriyoruz işte, ne yapalım aaa.

Rashaun

Kaynağı olmayan haberleri sevmem şahsen. "A source said.." Kim kardeşim bu source, bu kadar mı tırsak bi' eleman ne yani?

Bugün Yahoo'da dedikodu bölümünde bir haberimsi var. Shaq, Van Gundy zamanında adama porno yıldızına benziyor diye ezerek dalga geçiyormuş, hiç saygısı yokmuş vesselam. Ben inanmadım, gerisi size kalmış.

Link burada:

Feto

Şu linke bir girin, okuyun.

http://ateizm.blogspot.com/2005/04/fethullah-glen.html

Hakparti, Bokparti...


Ülkede yine salak salak şeyler oluyor. Kapanma davası kabul edildi, ekonomi düşüşte, Tayyip ve Ak hizbi hala daha kendini savunuyor.
Ve benim gerizekalı halkım, daha doğrusu halkın gerizekalı olan kısmı, olan biteni anlamayıp, kavrayamayıp, tutup Akp'nin kapatılmasına karşı protesto olsun diye, Akp kapanacağı gün bir parti açıp, aynı gün kapamaya hazırlanıyor. İsmi "Hakparti", yani "Hakikat Adalet ve Kalkınma Partisi".

Bu ülke insanı, ne zaman neyin yaşadığı ülke için iyi olup olmadığını anlayıp, ona göre davranacak? Sanırım bunun için birkaç bin yıl beklememiz gerekecek.
Başımıza ne gelse haktır, vallahi billahi. Bu halde, Tayyip ve elemanları 3 kez daha gelir, iktidar olur. Part kapatsan ne olacak, ancak geçici çözüm. Çare olsa, Refah kapandığında tehlike biterdi.

Demokrasiymiş, ulan ülke elden gitti gidecek, ne demokrasisi. Sikeyim seni de demokrasiyi de.

Beter

Birileri -artık bu birileri kim olur bilmem, medya vs- acilen Fb'nin bu çeyrek finalinin, Türk futbol tarihindeki "ilk" çeyrek final erişimi olmadığını anlatmalı. Ha belki de anlattılar da, bu salak Fb'liler görmezden geliyor. Hakaretse hakaret, yeter artık. Şunlar her 2 maçta da ezilip elensinler, görsünler ebelerininkini. İnsanın isteyeceği varsa da, bir yerden sonra isteyemiyor. Beter olsunlar.

Bilmeyenler için tekrar edelim:Galatasaray Futbol Takımı, 2000-2001 sezonunda 2 grup aşamasını da geçerek (ki bu toplamda 6 takımdır, Fb 4 takımı eledi) çeyrek finale çıktı. Bu turda da ilk maç 3-2, ikinci maç da 0-3 bitince Gs elendi. İnşallah bilmeyen hödük Fb'lilerin bir kısmı buradan okuyup öğrenir.

Dahası da var.

88-89 sezonunda, Gs Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Steua Bükreş'e yarı finalde elenmiştir. Bu, Türk futbol kulüplerinin "Kupa 1"de kazandığı en büyük başarıdır. Bilindiği gibi (inşallah) Kupa 1'in bugünkü karşılığı Şampiyonlar Ligi'dir. Şunları bile yazmak zorunda kalıyoruz ya, pff...

300


Hayır, Spartalıların sayısı değil bu, bu gece Denver-Phoenix maçında atılmasını istediğimiz toplam sayı miktarı. Dün 247 atmışlardı. Bugün de az daha kassalar, 300 olur. Denver da dünün intikamını alsın da, Dallas'ı Play-Off'a göndermesin. Rocky de Shaq'a dalsın falan filan...

Müptela




Çeyrek final ilk maçları oynandı. Ve 2 eşleşmenin de seyri az çok belli oldu. Barça, Messi'siz Messi varken olduğu kadar dominant değil ama, Bojan sağolsun "nöbetçi Messi". Gerekeni yapıyor. Yaptı yine. 1-0 aldılar. Schalke çok bastırdı sonlarda ama, atamadılar.

Manutd de, Roma'ya 2 tane attı. Bir Cr7, bir de Roo attı. Ronaldo mübarek Ruud. Harbiden uçtu geldi, kafayı yapıştırdı köşeye. Orda artık Totti olsa da bir şey olmaz. Ha, o arada düzelip de ilahi güçler edinirse filan, belki. Müptelası oldu Roma Manchester'ın. Seneye de oynar bunlar.

Güzel Formalar 18



Porto'nun geçtiğimiz sezon giydiği deplasman forması. Şort da, ortadan geçen şeritin renginde. Quaresma, Stamford Bridge'de 1-1'lk maçta golü atarken, üstünde bu forma vardı. Böyle turuncu gibi renkler, 2., 3. formalar için ideal. Ama az kullanılıyor. Misal bu sezon Schalke'nin de benzer bir forması var. Şık olmuş.

Sarı



Barcelona'nın 70'li yıllarda, Cruyff döneminde, yani 73-78 arası bir dönem giydiği bir deplasman forması. "Barcelona niye sarı forma giyer?" diyenler için bu post!

Rahat

-Uğur Boral:Chelsea'yi rahat eleriz.

Maldini, acaba onlar Brugge ile oynarken bile böyle bir açıklama yapmış mıdır...