Frank


Ben sik kadarken, bu adamlar vardı. Şimdiki kadar olmasa da, o zamanlar da ufaktan Avrupa futbolu verilirdi tv'den, yani Trt'den. Avrupa'dan futbol vardı, haftada birdi sanırım. Bana futbolu sevdiren program o olmuştur. Ufacık veletken dedemle oturur izlerdik, kimse nasıl oluyor filan demesin, oluyormuş, inanan inanır.
Sonraları benim neden Hollandalı futbolcular ve Hollanda ekolünü sevdiğimi düşünürken, vardığım nokta işte az önce söylediğim zamanlardı. Ufakken izlediğim Rjkaard, Gullit, Van Basten ve Cruyff'ün Barcelonasıydı sebep.

Yıllar sonra bir şekilde, benim bu en sevdiğim futbol kişiliklerinden biri tuttuğum takıma geliyorsa, ve ben sevinemiyorsam, suç kimde? Maalesef, aslında dış kapının mandalı hüviyetinde olan ama, bulunduğu mevki itibariyle bizim hayatımıza dahi etki edebilen bazı adamlarda.
Geçen sezonun ortalarında ben, Gs forması giyen, Barçavari bir takım izliyordum. Sonra bu adamlar, ufak bir olumsuz gidiş sonrasında, o takımı yaratan adamı siktir ettiler. Şimdi bu efsanevi adama da aynı şeyi yapmayacaklarını bana hangi allahın kulu garanti edebilir? O sebepten, bu garantiyi görene dek, ben bu transfere se-vin-mi-yo-rum. Sevinemiyorum. Kalkıp halay çekmem gerekirken, yapamıyorum bunu.

Eğer doğru açılardan, ve objektif bakabilirseniz, futbol çok boktan bir şey.

2 yorum:

Hiç kimse dedi ki...

Boktan tabi abi ya, ve ben iddia ediyorum, insanlar aslında boktan şeyleri seviyor hatta bayılıyor.

Bok, iyidir, proteindir, candır. Rjkaard ve Adnan Sezgin'in aynı havayı soluması da ne tuhaf ya...

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

bok güzeldir, o ayrı.

ulan o deil de, bi de üstüne şey diyolar. işte krkic kiralık gelebilir, yok gudjhonsen gelebilir. ulan!! ulan!! abi bunlar da olursa gs'liliği bırakırım ben, bu kadar mantıksız şey bana fazla. sikerim böyle aşkın...