Sivas'ın Yollarına


"Geçen sene insanların şampiyonluk yarışında birinci gelmesi için kıçlarını yırttıkları bir Anadolu takımı, Türkiye şartlarında kadrosunun yarısını kaldırıp çöpe atarsa, 'Teknik Direktör' sıfatıyla kenarda duran o genç de hala kabadayılık taslarsa, o Anadolu takımına Avrupa'da n'olur?" sorusunun cevabını izliyorum 43 dakikadır.

Birinci sene şans dedik, ikinci sene de sistemleri oturdu, bir-iki kritik transferle aynı şeyi yaptılar. Söz ettiğim sistem ne? Şu: Dörtlü defans önü üç tane ön libero, sağında solunda iki açık ve Mehmet Yıldız. Kafadan yedi oyuncu kendi yarı alanlarında takılıyorlar. Alan daraltıp kısa topların ardından dikey bir topla Mehmet Yıldız'ı buluyorlar. Ve maçın tek golü. Bu kadar.

Şimdi bu sistemden Mehmet Yıldız gibi Türkiye'nin en iyi sağa-sola deplase olan, en kuvvetli Türk forvetini çıkarıp Ersen Martin gibi bir santrforu koyarsanız ne olur? Bu akşamki hücum etkinliği.

Sivas'ın geçen sene ligde gol yemediği maç sayısı 20. 34 maçta 28 gol yemişler. Bu takımın stoperleri Bilica ve yanında Murat Sözgelmez, Diallo, Sedat Bayrak ve Kanfory Sylla. Şimdi bu stoperlerin sadece biri kadroda. Sedat Bayrak. Yanında da bence Türkiye sınırları içindeki en kazma iki stoperden biri Yasin Çakmak var. Bu kadar iyi bir istatistik tutturan takımın kalecisi Michael Petkovic'in bu akşam yediği gollerdeki hatasını da koyunca üzerine durumun ne kadar vahim olduğu ortada.

Balili gibi bir oyuncu takımdan gönderilip yerine Erman Kılıç monte ediliyor. Kabul edilebilir. Geçen sene yıldızı ön liberoda parlayan İbrahim Dağaşan orta sahanın ortasına kaydırılırken arkasına M'Bemba koyuluyor ve M'Bemba Anderlecht maçının ilk yarısında öyle bir görüntü veriyor ki sanki adam hayatında hiç defansın önünde oynamamış. Selçuk Şahin gibi. Pozisyon alma filan yok.

Sivas'a büyük takım muamelesi yapılıyor artık. Kimse çıkıp demesin "sakatları vardı" diye. Bu adamlar şampiyon olsaydı direk Şampiyonlar Ligi gruplarına kalacaklardı, sıkıntıya bakın. Kazara Beşiktaş da elenseydi ön elemede alın size eğlence. Bu yüzdendir ki benim düşüncem Avrupa'da iş yapabilecek seviyeye gelene kadar Anadolu takımlarımız şampiyon olmasın hocam, ikinci de olmasın.

Bir-iki laf da Bülent Uygun'a koyayım buraya kadar gelmişken. Bülent Hocam çok antipatiksin. Tamam Türkiye şartlarında böyle konuşanlara prim veriliyor olabilir, ama yapmamalısın. Türkiye'de çok sakat, çok değişik şeyler var. Herkes bunlara uysa vay halimize. Her şeye demeç verme abi, tamam körün taşı kelin başına bir şeyler yaptın. Biraz vâkur ol. Küçük dağları sen yaratmadın. Kıçı boklu bir antrenörsün sonuçta. Piyasa yapacağım derken kendi kendini yakıyorsun. Ne kadar büyük bir taktisyen olduğun da bu akşam ortaya çıktı. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde çıktığın mentalite kadar adamsın. -Uzaydan gelen edit: 3-0 gerideyken santrfor çıkarıp santrfor alıyorsun...- Bence bu blog aleminde takılan "apaç" da ya sensin, ya da kardeşin filan. Birazdan damlar buraya, bana da sallar.

Bu sene Sivas'tan hiçbir şey beklemiyorum ben, siz de beklemeyin. Bursa, Antep filan iş yapabilir ama bu Sivas'tan hiçbir şey olmaz. Yedinci filan olurlar işte. Klasik Gençlerbirliği davaları.

Bu arada TRT de şu "ofsayıt" Ömer Üründül'ü kovsun kardeşim. Bize olunca "yok ofsayıt yok..." Onlara olunca ses yok. Adamların neredeyse gollerini yediler yok.

18 yorum:

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

abi hepsi gider ömer kalır. ona yapacak bi'şey yok.

Chao Grey dedi ki...

TRT'nin spikeri müthişti. "Bizim defansımız, top bizde, bizim yarı alanımız." Tamam Sivasspor bizim takımımız ama el insaf artık; "Sivas'ın çok sakatları var", "Sivas'ın sistemi oturmadı" diyorsunuz da Galatasaray Tobol'u 3 golle eledikten sonra bunlardan niye bahsetmiyorsunuz? Yaptıkları tek şey Rijkaard'a sallamak oluyor nedense.

EmrahS dedi ki...

Doğru, Sivasspor Güney Kıbrıs Rum Kesimi ait bir takım olduğu takımı olduğu için "Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin takımında top şimdi." vs. şeyler demeliydi TRT spikeri.

Sabretmek lazım, Galatasarayımız "ilk" Avrupa maçlarında harikalar yaratmıyordu herhalde.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

konu bülent uygun olunca sabır pek hesapta olmuyor hocam. saygı da. ve bir sürü şey daha.

Chao Grey dedi ki...

Mevzu o değil. Siz nasıl Galatasaraylısınız anlamıyorum. İki Tobol maçında oynadığımız futbol yüzünden resmen sövdüler bize, "Rijkaard burayı Barcelona mı sanıyor" dediler. Kimse Sivasspor'a düzülen methiyeleri Galatasaray Benfica'yı rezil ederken düzmedi. Euro 2004'teki Yunanistan'a sallayıp Bülent Uygun'un Sivasspor'unu alkışlayan adamlar bunlar. Hepsinin hangi çanaktan yediği belli. Anti-futbol'un gelebileceği yer bellidir. Sivasspor böyle gidecekse ŞL'ye, hiç gitmesin zaten. Galatasaray için de aynısı geçerli. Yeniden söylüyorum, siz nasıl Galatasaraylısınız? Her gün NTV Spor'da saman altından su yürüten birisi Galatasaray'a saldırıyor, gün geçmiyor ki Arda'ya bir eleştiri gelmesin ne idüğü belirsiz kişilerden. Barcelona'yı Şampiyonlar Ligi şampiyonu yapmış adamı getiriyoruz, ilk söylenen "Sparta Rotterdam'ı küme düşürdü" oluyor. Gerard Pique'yi tanımayan adamlar Rijkaard'ı eleştiriyor aklınca. Sizin gibiler de bize karşı çıkıyorsunuz, bravo.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

en acısı da, 2 gün sonra rijkaard gs'ı efendi gibi bir takım haline getirip, başarılar gelmeye başlayınca ilk övecek adamların bunlar olacağı gerçeği.
düzen belli çünkü.

ha bir de, sivas'ın sistemi değişti lakırdısı vardı. herhangi bir sistem değişikliği gören var mı? veya şöyle sorayım, sivas futbol mu oynuyordu da sistemini değiştirdi?

Chao Grey dedi ki...

Top yapmaya çalıştılar ama alışmamış g.tte don durmaz ki. Pas yapmayan takım nasıl pasa dayalı futbol oynasın. Belki ligdeki futbolunu tam anlamıyla oynasalardı berabere bile kalırlardı. Gerçi ben 3-0'dan sonra izlemedim, o gollerden sonra eski anlayışlarını sergilemiş olabilirler. Ama iş işten geçmişti tabii.

EmrahS dedi ki...

Bülent Uygun'a karşı futbolseverler arasında bir antipati oluşuyor gibi, ama bu böyledir hep. Yeniysen susman lazım, eskiler konuşmalı. Çünkü onlar her şeyi bilir, sen sadece onları takip etmelisin. Yeni şeyler söylememeli, eskileri kızdırmamalısın.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

gibisi fazla hocam, oldu bile. hatta dalga dalga büyüyor da. normal tabii.

eskiler her şeyi bilmiyor ama emin ol yeniler de bilmiyor. yenilerin de bazıları susmalı sanki ha?

EmrahS dedi ki...

Ben bir Galatasaray taraftarıyım ama gözünü dünyaya kapamış, rakibine nefret kusan bir futbol fanatiği değilim. İyi futbolun, futbolun hikayelerinin takipçisiyim. En büyük rakibim de olsa elini sıkmasını tebrik etmesini bilirim. Ve Bülent Uygun da ne kadar nefret edilse de bir futbol hikayesi yazmıştır. Bu görmezden gelinemez.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

abi peki iyi futbolun takipçisi olan biri, nasıl olup da bülent uygun'un bir futbol hikayesi yazdığını söyleyebiliyor. yapma allah aşkına ya.

Chao Grey dedi ki...

İyi futbolun takipçisisin ve Bülent Uygun'u takdir ediyorsun. Tamam o zaman.

EmrahS dedi ki...

"İyi futbolun, futbolun hikayelerinin takipçisiyim."

Lütfen dikkat ediniz, iyi futbol ayrı futbol hikayeleri ayrı. Ben de farkındayım Sivasspor'un geçen sezon EURO 2004'teki Yunanistan özenmelerinin ama burada olan bir futbol hikayesidir, iyi futbol değildir.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

evet, bir futbol hikayesi, tamam. ama güzel bir hikaye değil bu. bunu söylemek lazım öyle değil mi. fazlaca yandaş bulan kendisine ama, olabildiğince, gavurlar nasıl der, "overrated" bir hikaye.

Chao Grey dedi ki...

Burada olan da, Euro 2004'te olan da bir futbol değil, anti-futbol hikayesidir.

EmrahS dedi ki...

Evet, genel olarak pek de hoş gözükmeyen bir futbol hikayesi olarak algılanmış olabilir.

Neyse efendim, paylaşımlarınız için sağolun.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

ne demek, siz de sağolun.

Hüseyin Altıkıllı dedi ki...

lan demek ki her maçtan sonra analiz yazsak 17 yorum olacak bi' kere bunu belirteyim. öhöm :p

chao,
abi hislerimin tercümanısın vallahi, senin yorumlar olmasa bu yorum çok uzun olacaktı.

abturaman,
senn ben..

emrahs,
hocam şu sivas'ı çok büyütüyorsunuz. sivas'ın yazdığı futbol tarihi 2002'de senegal'in yazdığı futbol tarihi gibidir.Senegal neredeyse şimdi 3-4 sene içerisinde Sivas da orada olacaktır. Bülent Uygun'a gelince. Yazıda da belirttim bunu, benim düşünceme göre Sivasspor "körün taşı kelin başına" bulmuştur o sistemi. Modern futbolda böyle bir sistem yok. Kaç tane adam çıkıp bana diyebilir "Ben Sivas maçlarında zevk aldım geçen sene" diye. Resmen fıtık ettiler. Başarılarını küçümsemiyorum. Dediğim odur ki, Sivasspor bitmiştir. Hikaye yazmışlar ya, bu da "The End."