Psv


Guus ve Romario. Herhalde Romario Psv'ye imza attıktan/anlaşıldıktan sonra çekilmiş. Gömlek, bıyıklar...

Retro 81

Eugene


Senelerdir bu adamla post-season'da yeteri kadar kasmadığı için daşşak geçilir. En gereksiz yerde işe yarar denir. Herif gitmiş sezon başında şampiyonluk kupasının dövmesini yaptırmış. "Eğer kazanamazsak da sildiririm amınakoyyim" demiş. Bi' de diğer tarafta senelerdir kendini "King" olarak sunan, sırtında eşşek kadar Chosen 1 dövmesiyle kasılarak dolanan Lebron var işte. Tarihin en iyi birkaç oyuncusundan biri olarak anılabilecekken, düştüğün hallere bak. 8 sene gitti ulan. 8 sene.

Retro 80

Nerden Nereye "2011 NBA Finalleri" Özel


Retro 79

Rashard


1. Lebron James, 2011 NBA Finalleri boyunca maçların (5 maç) son 5 dakikalık bölümlerinde ("Clutch time") sadece 2 sayı atabildi. O da dün geceki maçta atıldı ve takım 7 sayı gerideyken, şu hani acil 2 sayı atılır da faul yapılır ya rakibe, onlardandı. Bitime 30 saniye kala. Yani bunu da saymamız gerekir mi, şüphe ediyorum. Çünkü normal maç gidişatında, kafa kafaya ya da geriden gelirken önem taşıyan bir sayı değil. Bu çapta bir oyuncu, NBA Finalleri'nde oynanan 5 maçta, son dakikalarda neredeyse hiç sayı atamıyor. Yoruma falan gerek yok.

2. Finallerin 4. maçında -alırsan 3-1 öne geçeceksin- sadece 8 sayı atıyorsun. Artı 5. maça kadar olan süreçte birtakım söylentiler çıkıyor. Twitter'da "Now or never" deyip, bizzat kendin maçın önemini vurguluyorsun. Senin bütün bunların üstüne çık(art)ıp "masaya vurman" gerekirken, doğru-düzgün potaya gitmiyorsun, yarım-ağız oynuyorsun. Son çeyrekte top kullanmaktan kaçıyorsun. Ve birazcık kassan bile yapacağın gibi triple-double'a imza atıyor, seni sevenlerin eline savunmaları için koz veriyorsun. Ama hayır. Yetmiyor. Yetmez. En gereken yerde dominantlık göstermeyerek büyük hayal kırıklığı yaratıyorsun.

3. Şu videoyu bi' izleyin. Yukarıdakilerin üstüne de böyle bir rezilliğe bulaşıyorsun. Wade de "Bosh ve Lebron kadar itici değil abi" düşüncelerini sikercesine bu işe öncülük ediyor. Tam oluyor.

Lebron James şu saatten sonra zıvanadan çıkıp Final serisini Miami'ye kazandırabilir. Bu sezonla birlikte üstüste 8 sene yüzük kazanabilir. İlerde NBA tarihinin en büyük oyuncusu olarak anılacak da olabilir. Ama belli bir eşiği geçti, ve bu noktadan sonra birçok insanın ona iyi gözle bakması, ona saygı duyması, onu büyük oyuncu olarak kabul etmesi artık hiç mümkün değil.

Retro 78

Rubén de la Red


Bu blogun former bir üyesi olarak bir kereye mahsus bir Real Madrid paylaşımı yapıp kaçacağım. Real'in 2011-2012 sezonu formaları geçtiğimiz gün resmi olarak tanıtıldı ve satışına başlandı. Muhtemelen ilk 2 saatte Galatasaray'ın tüm sezonki forma satış sayısına ulaşmıştır. Neyse; Real Madrid her sezon bir de 3rd forma yapar bildiğiniz gibi. Bu formayı sadece Avrupa maçlarında, deplasmanda giymek için kullanır. Uzun zamandır gelenek olmuş şekilde sürdürüyorlar bu durumu. Ligde asla giymiyorlar, Avrupa'da da lig awayini giymiyorlar. Gerçi bu sene değişebilir bu, neden;

Real Madrid beyaz formasının getirdiği bir zorunluluk olarak dış saha formalarını koyu yapar. Özellikle siyah, mor, lacivert gibi renkler kullanır. Her iki away forması (Avrupa ve lig) koyu renk olur doğal olarak. Bu sene Real Madrid tarihinde oldukça marjinal olacak bir Avrupa forması yaptı. Eh, konuya girebildim sonunda.

Henüz tanıtımı yapılmadı. Bu da bir gelenek; Diğer 2 formadan oldukça geç yapılır, Avrupa maçları beklenir tanıtım için. Ancak dedikodusu yaklaşık 4 aydır, fotoğrafı da birkaç gündür nette dolanıyor. Marjinal dedik, çünkü Real'in kullanmayı pek sevdiği koyu renklerin aksine cart bir kırmızı renkte bu forma.

Ancak tabi adamlar Avrupalı. Forma kültürünü iyi biliyorlar. Kafadan sıkmadılar bu formayı. Real Madrid kırmızı renkli formayı ilk defa 1971 yılında tek maçta giydi. Üzerine bir de 1973'te bir maçta daha giydi. Daha sonra da hiç kullanılmadı. Ta ki bu güne kadar.


1971 yılında televizyondan verilecek olan Kupa Galipleri Kupası maçında Cardiff deplasmanında Real Madrid ilk defa giymek zorunda kaldı bu marjinal rengi. Cardiff lacivert üstlü beyaz şort-çoraplı bir forma giymişti. Real Madrid'in her 2 forması ile de karışan bu renklerin üzerine maçın bir de TV'den verilecek olması ve TV'de de rahat görünsün diye uyarılması sebebiyle Real Madrid ilk defa kırmızı forma giymek zorunda kaldı. 1973'teki durum da buna benzer. Dinamo Kiev ile oynanan maçta Kiev'in sahasını kar kaplaması ve Kiev'in koyu renkli forma giymesi sebebiyle Real'in beyaz formasını da giyememesi, 2 sene önce dolaplara kilitlenen formaların bir kez daha çıkmasına sebep oldu. Bu paragrafın üzerindeki vintage foto da işte bu Kiev maçından. Fotoda pek kar görünmüyor ancak sebep bu.

İşte tarihte sadece 2 maç giyilmiş olan bu kırmızı forma önümüzdeki sezon Real Madrid'in Avrupa awayi olacak. Yakasındaki beyaz detay da 1970'lerde giyilen formadan alıntı. Bu bile düşünülmüş. Sebep eskiye gönderme olsa da formalar konusunda epey katı olan Real için ilginç bir adım kırmızı forma. Kadrosunda 4 Türk bulunduran (biri Real Madrid Castilla'da) bir takımın aynı sezonda birkaç maç olsa da kırmızı beyaz forma giyecek olması da aynı ilginçlikte bir tesadüf. 40 yılda bir yapıyorlar çünkü gördüğünüz gibi.

Bu sene Avrupa'da çok koyu olmayan bir renk kullanması lig awayinin de Avrupa maçlarında kullanılmasına sebep olabilir. Bunu da not düşelim.

Taraftarın kırmızıya tepkisi ise merak konusu.

Retro 77

Alka


Sarışın dayılar Leverkusen'de 2 sezon beraber oynamıştı. Resim o dönemden.

Retro 76

Lakovic


"Ben bu hayatta iki şeyi sevdim Fahrettin abi.

1. Futbol dilencisiyim deyip, Barcelona'ya sallayan genci.

2. Bir de "Gölgede Ve Güneşte" isimli manav açan Morinyo hayranını."

Retro 75

Pat


"El vermek", tam olarak bu olsa gerek.

Retro 74

Nerden Nereye 51

Rafa


Biz ufakken, çakma Lakers formalarının arkasında böyle yazardı. Sen gel şimdi bu ligi yayınlayan kuruluş olarak... Neyse mınakoyim.

Retro 73


Bu kez değişik bir Retro serisi postu olacak. Geçen twitter'da muhabbeti geçmişti bu formanın, sonra da Deniz abi şu fotoğrafları paylaştı. Sonra da "Koysana senin seriye" dedi, ben de "harbi olur ha" çektim. Hala elindeymiş meğer. Benim olmamıştı, fakat çok iyi hatırlıyorum. Çok kişide vardı. Hatta birkaç yabancı oyuncunun da vardı böyle.

Ghost

Helal lan Jose, kaç yıllık rekabetin de anasını siktin, koca Real Madrid'i de karıştırdın, milli takımı da birbirine soktun. Senden büyük kaos insanı var mı acep...

Retro 72

Check Out


İlk 5'in diğer adamı da Haywood. Fena takım değildi gerçi, ama beklendiği kadar yukarıları göremediler. Sonra da işte Arenas'ın silahları falan...

Retro 71

Yeniler 3

Çok fazla blog forma yazmaya başladı. Ve yazmaları değil, bunu yapma sebepleri beni uyuz ediyor.


Nike'ın bu sezonki şu çubukların incelmesi hadisesi sezon boyunca çok futbolseveri sinirlendirebilir. Ki onlardan başkası yapmazdı böyle bi'şeyi. Ne desem bilemiyorum şuna mesela.





Bizle eşleştikleri 07-08 sezonunda da benzer bir deplasman formaları vardı. Ben çok beğeniyorum bu artık krem mi dersiniz, kirli beyaz mı dersiniz, o rengin katıldığı formalarını. Sonuçta bu tip formalar genelde düz yapılır ve sıkar.

Yeni sezon Celtic 3. forma. Bu kez enine inceleşen-kalınlaşan çubuklar. Kol dümdüz yine. Fena değil.



Malaga tabii paralandı falan, Nike'a geçiş yapıldı. Geçen senekine benzer yapıda kreasyon. Siyah yerine laci, turuncu yerine de pembe var. Reklam olmaması yüzünden bi' eğreti durma var ama, herhalde reklam gelir.






Marsilya hakkında uzun uzadıya cümleler kurmak çok yanlış. Forma değil, sanat eseri geçiriyorlar üzerlerine. Müthiş şeyler. Üstüste 4. sezondur inanılmaz kreasyonlar çıkarılıyor. Bu sezonun 3. forma tercihi de kırmızı. Tarihlerinde var mı bilmiyorum -ki çok büyük ihtimal yok- ama lacivert ve siyahlardan sonra şahsen hoşuma giden bir tercih oldu. Mavideki ayrıntıların altın renkte olması harika.

Edit:Kırmızı değil, turuncu imiş. Daha net resim bulunca koyarız artık.






Şu postta da resimleri sunmuştuk, fakat farklılıklar var asıl resimlerde. 1. Altının tonu daha koyu-ki daha doğru tercih. Diğer türlü çok parlak duruyordu. 2. Deplasman formasının kalıbı değişmiş, daha güzel bi' hale bürünmüş.





Bu sezonun Saint Etienne formalarında, geçen sezon Wolfsburg formalarında yapılanla aynı yönteme gidilmiş. Ana renk yeşil, pay edilmiş. Hem iç saha, hem de deplasman formasına. 1. formada yeşili birkaç ton birden kullanmak daha önce de yaptıkları bi'şeydi. Bu kez beyazda da daha çok kullanmışlar. Güzel olmuş.



Fulham'ın yeni deplasman forması iyi hoş da, geçtiğimiz sezonun kalıbının kullanılması eksi puan. Ayrıca armanın durduğu yere dikkat.





Siyah-kırmızı çubuklu, City'nin tarihsel deplasman formalarından. Bir benzeri de, geçen 2 sezon giydikleri, beyaz üstüne çapraz siyah-kırmızı şeritli olan. Bu iki formayı da belli aralıklarla giyiyorlar. Kırmızı-siyah çubukluyu en son 08-09'da giymişlerdi. Çok hoş. Umbro zaten son 2-3 senedir falan çok güzel ve sade işler yapıyor, ve durmuyor da. Çubuklu da onlara örnek. Yaka kısmındaki ufak rötuşu saymazsak, neredeyse 70'lerin saf çubuklular gibi. Kolda ya da gövdede çubuklarda bozulma yok. Dümdüz iniyor. Son 10 ya da daha fazla yıldır böyle çubuklu pek görmemişizdir. Saf retro.
Hangi renk ismiyle hitap edeceğimi bilemediğim diğer forma ise, geçen sezonki lacivert ve önceki sezon giyilen siyahın bayrağını devralacak. Açık renk deplasman formaları yok, ama sıkıntı olmaz.

Nerden Nereye "Final Özel"


Wembley 1992


Wembley 2011

Maig


Saçma şeyler oluyor. Bu iki takım, 3 sezon içinde 2. kez Ş. Ligi finali oynayacak, ve yine Barcelona evsaabı statüsünde ve iç saha formasını giyecek. Bunun için çok düşünmeye gerek yok, madem kısa süre içinde 2. kez bu takımlar denk geliyor, bu kez de ters sıra olsun. Manchester yerel basını ayaklanmış zaten, "akıllı olsun UEFA" falan. Haklı adamlar.

Hani bunun benim forma manyaklığımla alakası yok. Çok basitçe. United taraftarı da bu kez asıl formasıyla takımını sahada görmek isteyecektir. Ne bu her sene her sene (abart) beyaz forma.



Şimdi tabii, yeni sezon formaları sezon sonu tanıtılmaya başlanıyor, kafa karışıyor ufaktan. Hangisi giyilecek falan. Mesela Milan geçen içerdeki bi' maçta yeni çubukluyu (ince olan) giydi, ardından son hafta deplasmanda, artık 'eski' diyebileceğimiz, bu sezon giyilen çubukluyu giydi. İlginç bir yaklaşım açıkçası, ama güzel. Barcelona'nın da içerdeki maçlardan birine yeni formayı sıkıştıracağı duyuldu önce, ama sonra vazgeçilmiş. Ve finalde de bu sezonun forması giyilecek. Herhangi bi' değişiklik yok yani o açıdan. Resmi de görüyorsunuz.

Bu maçla ilgili böyle dikkat çekici istatistiki bilgiler falan da var ama, boşver şimdi onları.