Retro 70

"Bize Her Yer..."


Muhtemel

2 gün sonra editi:Bugün bu dayıların Survivor'la alakalarının olmadığına dair bi' tivit okudum. Nihat Doğan'ın da dün maçta görülmesi, bu bilgiyi doğruluyor.

Güzel Formalar 65


Genelde bu işler kişisel zevke bağlıdır, fakat şu formayı sevmeyecek birileri var mı, pek sanmıyorum.

Nerden Nereye 49



145


Edu Dracena'nın Wikipedia sayfasında şu resim var. Görünce doğal olarak o sezonki sarı-beyaz formanın altına giyildiğini hiç hatırlamadığım lacivert çorap dikkatimi çekti. Ben bu tip kullanımı çok seviyorum, ki zaten az takım uyguluyor. Resimden hangi maç olduğu anlaşılmıyor, ama (logo görünüyor gerçi kolda) sarı-beyaz çubuklunun 3 çizgisinin lacivert olmasından dolayı, bir Cl maçı olduğunu saptayabiliyoruz. Çünkü ligde sarı renkti onlar. O sezon kimlerle oynadılar;grupta Inter, Cska ve Psv vardı. Sonra da Sevilla ve Çelsi vardı. Çelsi maçında çubuklu vardı zaten, Sevilla maçında da sarı-beyaz forma ile beyaz çorap vardı. Demek ki bir grup maçında giyildi bu forma. Çok büyük ihtimalle de bu kullanımın tek örneği. Ayrıca seremoni açısından duruşa bakarsak da, evdeki bir maç. O zaman en başta, neden evinizde bunu giyiyorsunuz amına koyim. Giysene çubukluyu.

Birkaç saat sonrası editi:Pepino sağolsun uyardı, dışardaki Çelsi maçı. Malum onlar mavi forma-şort altı beyaz çorap giyiyor. Aslında biraz daha dikkatle ben de çıkarabilirmişim, çünkü resimde sol tarafa dikkatli bakınca, Edu'ya uzanan koldaki mavilik görünüyor. Gece vakti post atmanın yan etkileri diyelim.

Retro 69

17


17 Mayıs kutlaması sayın. Çook eskilerden Taffarel.

Pinto


Sızalı bayağı olmuştu aslında. Ama emin değildik -doğal olarak. Artı -ben dahil- çoğu kişi, 'bu tip çubuklu Barça'ya yapmazlar' demiştik. Denemedir falan filan. Ama öyle değilmiş. Yakın zamanda da birkaç resmi sızmıştı, bu kez de emin olduk. Resimlerin alayına şuradan ve şuradan bakabilirsiniz.



Böyle marjinal bir çubukluya, yukarıda yazdığım gibi "gelmez" dememe rağmen, sıcak bakıyordum. Hani böyle denemelere çok sövmem ben. Fakat, çubuklar çok ince, bu büyük bir sorun. İlaveten de, kollarda çubuk yok. Bu da pek Barça usulu değil. Bu 2 detay, -benim açımdan- formayı 'kötü' olarak nitelendirmeye yeter. Dahası da var.



Çubuklu sızdığı dönem, gelecek sezon deplasman formasının da siyah olacağı duyulmuştu. Ardından onun resmi de sızmıştı. O da doğruymuş. Diğeri gibi fotoğrafları olmadığı için, hala umudum var benim, oyuncularla falan tanıtırken başka bi'şey çıkabilir diye. Bu karar da yanlış. Şundan:Barcelona forması zaten 'koyu' olarak adlandırılabilecek bir tonda. O yüzden de 2. forma hemen hemen her zaman (daha) açık renk olur.


Evet, siyah da bordo-mavi çubukludan daha koyu, ama kaç kez lazım olur ki? Olsa olsa 3. forma olur. Ki kaç senedir, 3. formalar da önceki sezonun away forması olarak seçiliyor, yani o da açık renk oluyor. Bu sezonki turkuazın gelecek sezon da 3. forma olacağını göz önünde bulunduracak olursak, turkuazı seneye de sık sık görebiliriz maçlarda.

Retro 68

McGee


Wizards da Golden State ve Utah'ın gittiği yoldan gidiyor. Bullets dönemindeki formalar ufak farklarla yeni dönem için seçildi, ve Wall önderliğindeki yeni Wizards, artık bu formaları giyecek.


Forma renkleri şahsen hoşuma gidiyordu, özellikle bir dönem (tam olarak ne zaman bilemiyorum, ama 3-4 sene önce vardı işte) giydikleri altın forma harikaydı. Fakat 14 sene olmuştu, ve yeni elemanların da falan gazıyla, artık zamanı gelmişti.


Bullets logosundan bir miras olarak, topa uzanan eller şorttaki "DC" logosunda yer alacak. Ayrıca ortasında yıldız olan alternatif logo da çok güzel.


Nerden Nereye 48

Güzel İkili 33

Tesla

NBA'de Play-off döneminde bu bütün salonu tek renkle donatma işi sıkça yapılıyor artık. Ligi az-çok takip edenler biliyor zaten. Kulüp maç öncesinden bütün koltuklara koyuyor tişörtleri, zaten kalabalığın yüzde 80'i falan da giyiyor, renk bütünlüğü sağlanacak kadar katılıyor, elbette 'herkese' giydiremezsiniz bunları. Ve bu tişörtler, genelde takımın beyaz harici renklerinden seçilir.


İlk resim, 06-07 sezonunda Warriors'ın efsanevi şekilde Mavs'i elediği maçlardan. Bu konuda akla gelen ilk örneklerden tabii, serinin de büyük etkisiyle. Tabii burda çoğu kişi "neden sarı?" demiştir, çünkü Golden State'in ana renklerinden biri değil sarı, yan renklerinden. NBA takımları bu renk manevralarında iyi. Az sonra bir örnek daha vereceğim bu konuda.

Ama bu konuyu sanki biraz 'yanlış anlayan' bir takım var. Daha önceki sezonlarda da yapmışlardı, yine var:Miami Heat, tüm salona 'beyaz renkli' tişörtler dağıtıyor. Şık bir görünüm sağlanıyor. O güzel, tamam. Fakat bir sorun var.


Bu amınakodumun liginde Lakers hariç her takımın iç saha forması beyaz renktedir. Diğer renklerin de ufak kullanımıyla birlikte. Ki Lakers'ın da 3., sadece pazarları giyilen 'Sunday White' isimli beyaz forması var. Yani beyaz renk herhangi bir takımın tekelinde, ya da görünce 'aha şu takım' dedirten bir renk değil. O yüzden, diğer 76 renginden birini seçmek her türlü daha mantıklı. Belki benim bu dediğimin tam tersi açıdan bakıp bu kararı verdiler, bilemiyorum. Hani "lan zaten herkes diğer renklerinde seçiyor, biz de beyaz yapalım" demiş de olabilirler. Ama yine de pek doğru gelmiyor gibi. Abi şöyle maçı izlerken falan, o salonun Miami'nin olduğunu anlamak, anlayabilmek gerek.



Şu üstteki resim de işte, 05-06 play-off'larından. Herhalde sıcak memleket falan diye beyazı seçmişler. Gerçi kırmızı da olabilirdi, hadi siyahı zaten kenara koydun diyelim.


Bu sezon Memphis de aynı yoldan gidiyor, ama bir farkla: Seyircilere ilaveten, takımın 4. rengi olan sarı renkte, böyle flamavari bi'şey vermişler. Beyaz tişörtleri üstlerine geçirip, o sarı dalgaları sallıyorlar. En azından Memphis oldukları belli oluyor. Görünce anlarsın falan.

Yeniler 2

Şu ilk postadan sonra işler daha yavaş yürüdü gibi. Sandığım kadar yeni forma yağmuru olmadı. Yine de gelenler var. Toplu şekilde yazalım son yenileri de:



Bu sezonki iç saha formaları ya 2 sezonluk üretildi, ya da yenisi sonra açıklanacak. Şimdi elimizde yeni sezonun 2. ve 3. formaları var. Beyazın gövde kısmında ince çizgiler olması, ve yakada açık mavi kullanmaları hoş olmuş. Burada bordo formanın önemi daha farklı. Çünkü genelde Schalke 3. forma için siyah ya da lacivert falan seçer. Bu kez daha farklı bir ana renk seçmeleri takdire şayan. Fena forma da değil zaten. İki renk yapmaları da harika, çünkü bazen takımların 3 tane dümdüz, tek renk forma giydiğini görüyoruz. Olacak iş değil amınakoyim.


Adamlar bildiğin ton değiştirdi lan. Ne ayak bilmiyorum. Zamanla öğreniriz. Genel bakarsak, iyi forma. Belki ton açılmışken beyaz yerine siyah katıp, iki rengi de daha belirgin kılabilirlerdi.



Bu damalı desen muhabbeti tarihlerinden gelen bi'şey muhtemelen. Geçen sezonki iç saha formasının yan kısmında vardı aynı desen, şimdi de formanın tamamına yaymışlar. Geri kalanı klasik Villa forması sayılır, mavi kısım omuzları da kapsamış bu kez falan işte.




Geçenki pembemsi deplasman formasından sonra bu hoşa gider artık herhalde? Düz tasarım zaten. Fakat önemli kısmı, home formada yaka kısmında sarı rengin kullanılması. Bütünlük sağlanmış bu sayede. Güzel olmuş.

Bu sezon giyilenden daha da sade bir Arsenal forması. Hiçbir ekstra yok, kollar beyaz, gövde kırmızı hepten. Bir de logo daha haşmetli olacak bu sezon, etrafında yapraklar falan. Ne yaprağıydı unuttum lan. Ama 125. yıl muhabbeti var işte.


Az eskilere gidersek, şunun neredeyse aynısı bir deplasman forması var Ajax'ın. Yamulmuyorsam 02-03'teydi. Güzel forma. Ama Feyenoord ve Psv deplasmanları için sıkıntılı. Herhalde o sorunu da alternatif mavi şortla çözerler.

İğrenç Formalar 12


Ne bu şimdi, çubuklu mu? Geçiniz. Newcastle'lı arkadaşlar kusura bakmasın ama, berbat bir forma. Tanıtımda "bu sene kolları beyaz, siyah gövde üstünde iki beyaz çubuk olan bir forma giyeceğiz" dedilerse o başka. Bu sezon için Newcastle taraftarlarına sabır diliyorum...

Retro 67

Terk


Evet, o yazının vakti geldi. 4. maçı bekliyordum bunun için. Şimdi dünür, bu adamlar 18 günde 4. maçlarına çıkacak. Zaten forma renkleri çakışmıyor. Herhangi bir maçta, herhangi birinin deplasman formasını giymesi gibi bir ihtimal yok bile. E O ZAMAN NEDEN BU MAÇLARDAN BİRİNDE İKİSİ DE DEPLASMAN FORMASINI GİYEREK MAÇA ÇIKMADI AMINAKOYYİM.



Eminim bu fikir aklına gelen tek kişi ben değilimdir. Evet, evey formaları giymeleri için hiçbir sebep yok, ama zaten tam da bu sebepten o formaları bi' maçta giymeli ikisi de. Neden yapmazsınız abi? Biriniz turkuazı, diğeriniz de siyahı giyin. Değişiklik olur, her maç karşında aynı renk, ne lan bu.

Hatta bir de yetmez, toplamda 5 maç yapıyorsunuz bu sezon. Şu 4 maçın ikisinde yapın şunu işte. Maçın birinde de turuncu ile moru giyin, hepten cümbüş olsun. 07-08 sezonunun ilk maçı olan İbb-Fenerbahçe karşılaşmasındaki gibi (Belgarath terk).



Çok ciddiyim, gidin sorun futbolculara da, iki takımın yüzde sekseni evet der buna. Hatta federasyon kural getirsin, normalde deplasman forması giyilmesi gerekmeyen maçların bazılarında, sırf uyuzluğuna deplasman forması giyilsin. Götlük değil mi amınakoyym. Zaten bizim ligde bu kendiliğinden uygulanıyor. Çoğu takımda forma kültürü olmadığından, ve kafalarına göre forma seçtiklerinden, 20 maçın birinde bu olay gerçekleşiyor. Nedir yani.

Metamorfoz


Jordan çok büyük oyuncuydu. Basketbola başlayan her gencin idolüydü, fenomendi. O ne zaman üst seviye basketboldan uzaklaştı, benimde içimden bir parça koptu. Biraz fazla duygusal olmuş olabilirim ama, durum böyleydi gerçekten. Kolay değildi, bu sporu sevmemi sağlayan adamdı, majesteleriydi.

O tahttan düşünce arkasından bir sürü yeni veliaht geldi. Penny Hardaway, Tracy McGready, Vince Carter, Kobe Bryant vb. isimler hep onun tahtına veliaht olarak gösterildi. Ancak İbrahim Tatlıses'in veliahtı olmak kadar kolay değildi, majestelerinin veliahtı olmak. Zaten bu isimlerde Jordan seviyesine bir türlü çıkamadı. Arjantinlilerin ''Yeni Maradona'' dalgasına dönmüştü anlayacağınız iş. Derken, birden bire LeBron James adında bir liseli peydah oldu. NBA'in tabiri caizse en boktan şehir konumlanmasına sahip olan Ohio'nun bağrından kopup gelmişti bu çocuk. Daha lisedeyken herkesin dikkatini çeken LeBron, yaşıtları ergenlik sivilceleri ile uğraşırken paranın belini kırmaya başlamıştı.

NBA'e adım attığı günden beri hemen hemen her adımını takip ederim LeBron'un. Jordan sonrası dönemin yeni fenomeni olmuştu benim için. Bazıları için sadece egodan oluşan bir über manyaktı, bazıları için de dünyanın en iyi basketbolcusu. ''İki ucu keskin bıçak'' tanımı var ya, işte o laf LeBron için söylenmişti sanki.

''Aşkımız renklere değil, LeBron'a'' mantığıyla ortaya çıkan bir güruhun Cleveland Cavaliers gibi ikinci sınıf bir takıma sempati duymasını sağladı önce, sonra da o manyakların hepsini adeta bir kara büyüyle Cavaliers'a bağladı. 7 seneye yakın sürdü bu birliktelik. Acısıyla, tatlısıyla 7 sene kaldı Cleveland'da. NBA Finali dahil her türlü başarıyı tattı, bir tek şampiyonluk hariç. Filmde bu noktada koptu zaten, The Decision felan derken ayrılma kararı aldı, doğduğu şehir Ohio'dan.

Cavs'i terkettiği gün bitti benim için, ancak bu onun NBA'in en iyi oyuncusu olduğu gerçeğini değiştirmedi. Ne Wade, ne Carmelo, ne de Kobe onun seviyesinde değil. O gelmeden önce Cleveland, NBA'in en kötü takımıyken, o geldikten 2 - 3 sezon sonra NBA'in en iyi takımı haline geldi. Tamam, belki şampiyonluk yaşayamadı ama, bir takımı neredeyse tek başına finale çıkardı. En çok karşılaştırıldığı isim olan ; Kobe Bryant'a bakalım. Tek başına ne başarısı var ? Şampiyon olurken yanında Shaq ve Gasol gibi süperstarlar vardı. Keza Wade de öyle, onun da yanında Shaq vardı. Peki LeBron'un yanında kim vardı 2007 yılında ? Anderson Varejao ve Sasha Pavlovic. İşte bu argüman neden onun 1 numara olduğunun en somut kanıtı.

Lige adım attığı günden itibaren her daim kendini geliştirmek için uğraştı/çalıştı. Bunun meyvelerini de aldı, her sene üstüne bir şeyler ekledi oyununun. Gerek fiziki, gerekse mental olarak şu an geldiği nokta bir bakıma onun nasıl bir iş ahlakına sahip olduğunun göstergesi. Bu sene de özellikle mental anlamda büyük gelişme var LeBron James'te. Dünkü Heat - Celtics maçını izleyenler, Ray Allen'ın LeBron James'e yaptığı sert faulü hatırlar. Normal koşullarda LeBron o darbeyi yedikten sonra şu yada bu tepkiyi verirdi. Ancak dün çok acayiptir böyle davranmadı. İçine sanki Kobe Bryant kaçmıştı. Yere düştükten sonra hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktı, üstelik kalkana kadar geçen zamanda yerde bir - iki tane şınav bile çekti. Geçen sene Boston'a elenen Cavs'in satılmış oyuncusu ''LeBron'' kendi karakterinin ne denli bir olgunluğa ulaştığını, o hareketiyle göstermiş oldu. LeBron'un ''zihinsel'' bakımdan kariyer nirvanasıydı o reaksiyon.

''Söz gümüşse, sükut altındır'' monoloğunu gayet iyi oynuyor bu sene, işin ilginci kimse onun bu keşmekeş içinden çıkamayacağını düşünürken, o bu yükü büyük bir olgunlukla kaldırıyor. Eğer takımı finale kadar gitmeyi başarırsa, tüm NBA camiası LeBron'a iade-i itibar yapar. Bu da onun ''elit ama korkak'' imajından sıyrılmasına yeter. Hatta itibarı NBA camiasında daha da artabilir, çünkü Cavs'te liderlik ettiği oyuncularla Heat'te liderlik ettiği oyuncular arasında dağlar kadar fark var. Ancak, Heat'te bir başarı elde edemezse ''loser'' etiketini alnının çatına yapıştırırlar. Eeee LeBron, NBA camiası acımasızdır, benzemez öyle Türk jet sosyete camiasına. Ne diyorduk LeBron efendi ; ''gerçekçi ol imkansızı iste''. Hadi şimdi kolay gelsin sana.

Luca


Taze taze biz de blogda yazalım. Az önce Milan yeni sezon iç saha formasını tanıttı. İnternet üstünden yaptılar tanıtımı, işte "first blogal event" falan. AdidasItaly.com'dan yayınlandı. Galliani falan da oradaydı. İtalya'da pek yapılmayan bi'şeydir bu, sezon sonu civarı yeni formayı -ya da formaları- tanıtmak. Bu kez muhtemelen uzun süre sonra yaklaşan şampiyonluğun da etkisiyle, erken tanıtma yoluna girdiler. Beyaz ve diğer forma -ki büyük ihtimalle siyah olacak- da temmuzda tanıtılacakmış. Bu yeni çubukluyu ilk kez, eğer yanlış duymadıysam, diğer hafta içerde oynanacak olan Cagliari maçında giyeceklermiş. Zaten o arada şampiyonluk kutlaması falan da olur. Bayağı bir satar bu forma.

Şimdilik yayından alınan caps ve yayından birkaç dakika önce elime geçen bir resim ile idare edelim, nasılsa bugün-yarın daha düzgün, detaylı, enine-boyuna resimler çıkar, ekleriz posta.
O zaman forma hakkındaki yorumlar gelsin:


1. İlk göze çarpan, 09-10 çubuklusundan -aşağıdaki resim- daha yoğun olan beyaz katkısı. Orada sadece yakada görülen beyaz, bu kez hem yaka, hem omuzlardaki 3 çizgi, hem de kol uçlarında bulunuyor. Bir de formadaki kırmızı yoğunluğuyla birleşince, bu kez çok daha açık renkli bir Milan çubuklusu oluyor elimizde.


2. 04-05'ten sonra ilk kırmızı ağırlıklı Milan çubuklusu bu. Artık o sezonki Ş. Ligi finali hüsranından mıdır nedir, bayağı bir süre kırmızı ağırlıklı çubuklu çıkmamıştı, ki normalde zaten Milan çubukluları hep siyah ağırlıklı olur, malumunuz.

3. Çok daha ince çubuklar. Tabii, eğer Milan'ın 100. yıl formasını hatırlıyorsanız, bu çok da şaşırtıcı olmaz. 100. yıl forması da, Milan'ın ilk çubuklusuna sadık kalınarak, bu incelikteki çubuklarla yapılmıştı. Belki bu formaya bir açıdan, modernize edilmiş ve beyaz katılmış, ilk Milan formasının yeniden üretimi diyebiliriz.


4. Yaka ve kol uçlarında 90'lar esintisi var. Kalınlık açısından. Son dönem için çok normal.

5. Bu sezonki çubukludakin benzer şekilde yan taraftan geçen, çok uzun olmayan şeritler var. Bu kez 2 renge bölmüşler:yeşil-beyaz. Hoş ayrıntı. İlaveten üstteki resimde görüldüğü gibi, ensedeki yanyana İtalya bayrakları da güzel olmuş.

6. Arma ve Adidas logosu çok ufak. Neredeyse Euroleague takımlarının formalarındaki gibi. Bunu olumsuz olarak not edebiliriz belki.

7. Son 10 küsür yılda Milan çubukluları genelde kollarında çubuklar yer almayan formalar oldu. Ama bunda var, ve zaten ilk formalarını temel aldıkları düşünülürse de, doğru karar.

Kişisel kısma gelirsek:Ben bayağı beğendim. Zaten bu tip 2. ya da 3. renklerin eklemlendiği formaları hep severim.

Not:İlk resim için Jesus Almeyda'ya teşekkürler.

Azofeifa


Cuma günü oynanan Sivas-Gençler maçından bir fotoğraf. Bakmayın siz milletin farklı renk formalara olan tepkilerine. Bizim futbol aleminde acayip bir farklı renk forma damarı var. Özellikle de deplasman forması beyaz olan takımlar için. Eğer yıllardan beri o tip manasız kullanımların listesini tutsam, bayağı kabarık bi'şey çıkar ortaya, emin olun.

İki takım da deplasman formasıyla sahada. Yani iki takımın da deplasman forması giymediği bir çözüm nasıl bulunamaz, nasıl bulamadılar, çok merak ediyorum. Ev sahibi Sivas bembeyaz giyip, Gençler de çubuklu veya parçalıyı giyebilirdi. Ya da Sivas çubuklu altı kırmızı şortla çıkar, Gençler yine şu beyazı giyerdi. Sorsan takımlar çok "köklü", çok büyük, ama forma konusunda hassasiyet sıfır.