Dül


Sabah kalktım halama gittim abi. "Güzel bir güne uyandım" diyemeyeceğim, çünkü uyumamıştım. Kahvaltıyı beklerken, gazetelere dadandım. Eve net girdiğinden beri nadiren gazete giriyor. Ben zaten hallediyorum buralardan. Onun haricinde ya berberde ya da halamda gazete okuyabiliyorum. İyi oluyor. Değerini anlıyorsun. Sabah'a baktım önce, Aceto Trabzon'un maç yazısını yazmış filan. Sonra bu aşağıdaki yazıya denk geldim. Gazetelere net üstünden baktığıma dua ettim. Çünkü bu şekilde seçme şansınız var, kimi okuyacaksan tıklıyorsun abi. Sağa sola gözün kaymıyor, sayfada ne varsa o. Ama gazete, öyle değil abi.
Çok küfredesim var. O kadar var ki, eğer etsem, yazıdan fırlar bu adamın kulağına gider. Sakin kalmalıyım. Sakin. Sakin. Sakin.

xxx

Başarısız bir sezon geçiren Galatasaray, Ali Sami Yen'de Antalya yenilgisiyle lig üçüncülüğünü de riske etti. Bir ay önceki köşe yazımda Rijkaard'ı eleştirdim. Bana göre; iyi bir teknik direktör, elindeki malzemeye göre bir düzen oturtan teknik direktördür. Barcelona senelerdir dünyanın en iyi pas trafiğine sahip, dişlileri makine gibi işleyen bir takım. Messi ve Xavi gibi iki yıldıza sahipler. Bu takımda teknik adamlık yapmak kolay.
Guardiola, Barcelona'da geçen sezon başında göreve geldi. Bütün kupaları topladılar. Tabii ki büyük başarı. Ama Guardiola'dan benim beklediğim; çok önemli bir maçta, bir rakip Barcelona'nın alışılmış ezberini bozduğunda ne formül üretecek?
Geçen sezon Chelsea bu ezberi bozdu. Guus Hiddink, Nou Camp'ta aldığı tedbirlerle sadece iki pozisyon vererek maçı gol yemeden bitirdi. Londra'da yine savunmayı ön plana alıp, hem Barcelona'yı kilitledi hem de kontrataklarla pozisyonlar bulup skor avantajı yakaladı. Guardiola kenardan hiçbir çözüm üretemedi. Pozisyon bulamayan Barcelona, Iniesta'nın uzatmanın son dakikasındaki ekstra vuruşuyla golü bulup, finale kalmayı başardı.

SİSTEME DAYALI KALIRSAN...
Aynı senaryoyu bu sene İnter sergiledi. Barcelona müthiş takım oyunuyla zaten her maçı bana göre 12'ye 11 oynuyor. Motta kırmızı kart görünce maç 65 dakika 12'ye 10 oynandı. Topa sahip olma yüzdesi yüzde 78 ile rekor seviyede. Ama pozisyon yok.
Guardiola yine çözüm üretemedi. Çünkü sisteme dayalı bir hoca. B planı yok. Ancak son 10 dakikada radikal bir kararla Pique'yi santrfora çekti, o da final için yeterli olmayan tek golü attı.
Rijkaard da Barcelona'nın oturmuş sisteminde kariyer yaptı. Galatasaray'da sistemin oturması, bu kadro yapısıyla zor. Sistem işlemediği zaman Rijkaard'ın teknik adamlığının zayıf olduğu sezon sonunda açıkça ortaya çıktı. 'Seneye ne olur?' diye sorarsanız, 'Çok bilinmeyenli denklem' derim.

4 yorum:

Chao Grey dedi ki...

"Rijkaard da Barcelona'nın oturmuş sisteminde kariyer yaptı."

Vay ki ne vay. Vay amınakoyim ki ne vay amınakoyim. Ah be Üründül, bi bilsen "oturmuş" gelmediğini o sistemin, aydınlanıverecen ama... Ah amınakoyim bu ne ya... Türkiye bu adamı üstad kabul ediyor lan.

smt dedi ki...

demek ki eve gazete sokmucan , berbere ve halalara gitmicen..

bi amınakoyim de benden..

bonaventure dedi ki...

ispanya ligi kültürü ronaldinho ile başlayan adamlardan beklenecek bir yorum.

matthias chevalier dedi ki...

Canım çekti hee fazla varsa yollayın da bende koyim.