Nerden Nereye 62





Retro 119

Lavoisier


J.M. : Kümede kalıcaz panpa.

Retro 118

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 3

Sun Jihai


Kaç sene oldu bilmiyorum da, beş seneden fazla oldu, İspanya Basketbol Milli Takımı Li-Ning marka formalar giyiyor. Başlarda yadırgıyorduk tabii, "kim bunlar amk" falan diye de, alıştık. Şimdi normal geliyor. Yok Shaq'a sponsor oldular, sonra Espanyol'la anlaştılar vs. Bu sezon başında da Sevilla ile anlaştılar. Sevilla'nın Avrupa için özel formalar geleneği dışında bir artıları yok şimdilik. Aşağıdaki resim ortada. 3 tane birbirinin aynısı forma. Joma'dan sonra olmadı bu, ama konumuz başka.


Şu sıralar devam eden Eurobasket 2011'de İspanya takımı'nın giydiği formalar, sanki bu Sevilla'nın giyeceği formaların kolsuz hali. Hani direkt renk olarak aynısı yok, ama her şey ortada. Yani muhtemel öyle değildir ama, insan biri yapılırken, diğerinin düşünüldüğü ya da direkt alıp ona yapıştırıldığını aklına getiriyor ister istemez. Henüz yeterince yol katetmediklerinden mi diyelim nedir artık...


Bu İspanya formasıyla ilgili bi' husus daha var, ona da geleceğiz.

Retro 117

Smodis


Kuzen, ben ve kardeşim gezinirken kuzenin tanıdığı bir berber dükkanına girdik. Selam vs derken kafalar yukardaki televizyona döndü. Evden çıkmadan o gün Denizli-Göztepe maçı olduğuna dair bi'şeyler okumuştum, ama bu maç o değildi sanki. Nedeni de formalar. Bir-iki yakın çekimden sonra anladım ki, bu maç o maç. Fakat giyilen formalar konusunda ufak bi' sıkıntı var gibiydi?

Halledilmesi ancak seneleri bulur, ama hakikaten buralarda forma kültürü çok geride abi. Her postta yakınıyoruz işte neredeyse. Şu maçta Denizli neden beyaz giyer? Neden "esas" formamız o kadar değersiz bizim için? Gerekirse "uğrunda öleceğimiz" o takımın forması neden bu kadar atıl kalıyor? Bu Anadolu takımları'nın deplasman forması tutkusunun altında ne var, çok merak ediyorum.

İlk bakışta siyah üstünden gidip, Denizli'nin düz siyah, öyle olunca da Göztepe'nin beyaz forma giydiğini düşünebiliriz mesela. Ama öyle de değil. İki takımın da deplasman forması giydiği maçlar. Ne dersen de.

Retro 116

Meyde


Bu sezonun en iyi forma ikilisi Inter'in olabilir. Sadeliğin ve şıklığın dibine vurdular. Tabii yine özellikle bu konularda kurulacak cümlelerin "öznel" olduğunu belirteyim. Yani o iki formayı bombok bulanlar da vardır eminim. Neyse işte, geçen sezonki bi' değişik geçişli çubuklu ve feci 90'lar'ı çağrıştıran iki formadan sonra, bilinçli midir bilmem ama, tam tersi, çok sade 2 forma var bu sezon. Ve yakın dönemi andıran bir forma var ayrıca.




Giyildiği dönemden de (02-03 ve 03-04 sezonları) net hatırladığım bu çapraz çift şeritli beyaz forma, benim tüm zamanlarda en sevdiğim 10 formadan biridir. Bir ara denk getirebilirsem almayı bile düşünüyorum. Yıllar sonra hemen hemen aynısını yeniden giyecek olmaları çok hoşuma gitti.

2. resim, 03-04 Inter forma tanıtımı. Büyük umutlarla gelen, fakat sadece kısa Inter kariyeri değil, bütün Ajax sonrası kariyeri büyük bir fiyaskoya dönüşen Van der Meyde de orada. Tosun da. Büyük Kaptan Javier de, emektar Toldo da. Oha şimdi farkettim, çok simetrik dizilmişler lan. Maç içinden bu beyaz formanın doğru-düzgün fotoğrafını bulamadım. O yüzden bu 2. resmi koymak zorunda kaldım, o dönemden. Ki beyaz, aslında önceki sezonun forması, ama çok sevildiğinden mi, ya da başka bir sebepten mi, sonraki sezon da giyilmesine karar verilmiş ve bu tanıtımda yer almış.

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 2

Harun


''HADİ LİNÇ EDELİM !11!!11!!''

Nerden Nereye "Eurobasket Özel" 1


Egoist


Şimdiye kadar hiç Murathan Mungan okumadım. Hatta tahmin edebileceğiniz sebeplerden dolayı biraz da önyargılıyım kitaplarına karşı. Bir de üstüne şu "Lobi" muhabbetlerini ekleyince, pek olumlu bakmak mümkün olmadı. Bu son çıkan kitabı, Şairin Romanı'nı elbette pek çok farklı mecrada gördüm, denk geldi, ama çok merak etmemiştim öyle. Fakat okuduğum 2 röportaj, yani şu ve şu, bayağı bir aklımı çelmiş durumda. Feci şekilde merak ediyorum şimdi Şairin Romanı'nı. Ekşi'de de bayağı övüldüğünü görünce, iyice tutuştum.

Sadece roman mı, dayı da sanki "olm ben öyle bi insan mıyım lan" dercesine laflar etmiş röportajlarda. Hoşuma gitti birçok cevabı vs. Bir de bu sadece 2. romanıymış. Ona da bayağı şaşırdım.

Şimdi tabii merak falan da, kitap da 30 milyon olunca, pat diye almak mümkün değil-yazar burada fakir bir piç olduğunu anlatıyor. Eğer buralara yolu düşenlerden okumuş olan varsa, yorumlarını görmek güzel olur. Ha bu arada, Egoist Okur da güzel mekan, bilmeyen varsa.



Kitabın resmini ararken şu üstteki gözüme çarptı. Acaba Ayşe ablamız çırılçıplak soyunup, sadece üstünde kitaplar varken poz vermek istedi de, Mungan izin vermeyince mi böyle sıradan bi'şey çektiler, merak ettim. Ona pek gitmiyor böyle manzaralar, malum.

Retro 115

Tve


Iker:Arkadaş bu ne ya, ahlaksızlığın bini bir para olmuş anasını sevdiğimin takımında. Şuna bak.
Sırtı dönükler:Ya hadi yürü abi, başlarım millisinden de...
Cesc:Ühühü, anneea!

Nerden Nereye 61


Ampum


98-99 sezonu'ndan Inter-Roma maçı. 4-1 "ev sahibi ekip" kazanıyor. Zanetti de resimdeki pozisyonda muhtemelen kaleciyle karşı karşıya. Sizce atmış mıdır?

Retro 114



24 Ağustos



1981 ; Eto'o başladı.
1982
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
24 Ağustos 2011. Eto'o bitti.

Retro 113



Beyonce



Bu sezon Chelsea'nin her zamankinden daha "beyazlı" bir iç saha forması giydiğini biliyoruz. Geçen sezon 90'larda da iç saha formalarında gördüğümüz kırmızı katkısı yer alıyordu-yaka kısmında. Bu sezonki formada da yine eskilerden aşina olduğumuz bir görüntü var.



Galatasaray taraftarları daha net hatırlayabilir, sonuçta onlarla karşılaştık. Deportivo La Coruna'nın 00-01 iç saha forması. Ki o sezondan sonra Joma'ya geçtiler. Bu formanın şort kısmında gördüğünüz gibi, yandaki 3 çizgi, şortun ana renklerinde. Yan tarafına kalınca beyaz bir şerit çekilerek, 3 çizgi onun üstüne işleniyor. Bu tip şortları o 2-3 sezon sıkça gördük. Aynı sezonun Galatasaray formalarında da vardı. Geçen sezon bazı kulüplerde gördüğümüz 90'lar esintilerinden sonra acaba Adidas bu ayrıntıyı da sıkça göz önünde tutacak mı?


Nerden Nereye 60


Gergo


Notos'un Ağustos-Eylül sayısının kapak konusunun Yeraltı Edebiyatı olduğunu gördüm, alayım dedim. Kapaktaki isimler arasında Hakan Günday'ı da gördüm. Dedim "kesin alıyorum". Aldım. Bizim yavşak meğer, şu genelde "popüler" sıfatına ulaşmış yazarlara yaptırılan "Miguel De Las Cuevas'ın seçtikleri" olayına bulaşmış. Bir safhayı daha atlattı dayı. Yakın zamanda tam olacak.

Ben de yarrak gibi bekliyorum, ister istemez kitapları yeraltı edebiyatı içerisinde konumlanan, Gecenin Sonuna Yolculuk gibi bir yeraltı başyapıtına tapan, ve hatta kendisi de bir yeraltı başyapıtı yazan bir adam, herhalde bi'şeyler yazmıştır da, okuruz. Hani ona bi' başvurulmuştur filan. Yok. Ki yazsa da, muhtemelen hep söylediği gibi, "yeraltı edebiyatı sadece bir etiketten ibarettir" diyecek. Ama olsun. Onun haricinde Jorge Semprun ile yapılmış uzun bir röportaj var. Kalanın büyük kısmı da işte, esas mevzuları olan bi' ton öykü. Klasik monoton edebiyat dergisi hesabı işte. Ama nedir, ufaktan da olsa yeraltı edebiyatı ile alakanız varsa, alın derim. Kimi tabii bu sayının çıkışını bu tarz kitapların çıkışına bağlıyor. Da, çıkışta diye yeraltı edebiyatı okuyan adam zaten bu sayıyı almaz. Oraya varmaz yani.

Ne


Ya tabii şimdi "Cesc Arsenal'de o kadan senede 2 kupa aldı, geldi burda biri sembolik 3 kupa aldı vay amınakoyim" demek iş değil. Ben başka bi taraftan örnekleyip söz edeceğim. NBA'de hani efficiency rating muhabbeti var. Maçta işte, oyunda bulunduğun dakikalar içinde yediğin haltlara göre belli bir puan oluyor. 20+ olursa yıldız düzeyi, 25+ olursa all-star vs. Fabregas da (tabii Gamper Kupası'nı bu noktada saymıyoruz) 2 maçta 18 dakika oynayıp 2 kupa kazanarak, ve daha da önemlisi, bu kupaların kazanılmasında (Real maçında 3. golde büyük payı var, dünkü maçta 1 gol) pay sahibi olarak, verimliliğin dibine vurmuş durumda. Acaba NBA'in o efficiency olayını futbola uyarlasak, şu Fabregas örneğinde nasıl bir rakam çıkardı ortaya? Bi' 50 civarı olurdu sanki Güntekin.


Shake That Thing


Bu geçen sezonki Inter formalarından çokça bahsetmiştik. Link veremeyeceğim, çok erindim amınakoyim. Bütün bayrakları sembolleri formaya tıkıştırayım deyince garip görüntüler meydana gelmişti. Ama bir ilerisi de varmış. Ben yeni gördüm. Maçı izlemediğimden sanırım. Geçen sezonun İtalya Kupası finalinden. Palermo ile oynamışlar ve kupayı almışlardı. 5 kupanın ardından züğürt tesellisi. İşte bu maçta formaya o kadar logo-bilmem ne-ıvır zıvırın yanına bir de finallerde giyilen formalarda sık gördüğümüz maç tarihi ve altındaki takım renklerizzzzzz de eklenince iyice karman çorman bi'şeyler olmuş. Hatta reklamın da artık eskisinden daha yukarıda olduğunu hesaba katarsak... Neyse ki bu sezon öyle bi' sıkıntıları yok. Sadece İtalyan bayrağı renklerindeki yuvarlak "şey" bulunacak formada ekstra olarak.


Retro 112



Pierre


Bu sezonki Adidas'ın büyük takımların formalarına uyguladığı altın eklemesinden zaten bahsedecektim, fakat bilinçli bir uygulama mı, yoksa tesadüfi bir olay mı, karar verememiştim. O arada da zaman geçti, kaldı yazı. Ta ki geçenlerde şu resmi görene kadar. Anderlecht'in yeni sezon formalarını doğru-düzgün görmedik ki, bu resme denk gelince "aha bunda da altın var la" dedim.


Adidas'ın normal olarak, her ülkenin büyük futbol kulüplerinden biriyle anlaşması var. Bazılarında direkt "en büyük" ile hatta, mesela Almanya. Ki Bayern ile ilişkisi, diğerleriyle olanlardan çok farklı. Bu sezon o her bir ülkenin anlaşmalı olunan kulüplerinin iç saha ya da deplasman, bir formasında altın detaylara yer vermişler. 5 kulüpte birden görünce, insan bunun belli bir karar gereği olduğuna hükmediyor.




Şahsen forma işlerinde altın rengin kullanılmasına olumlu bakarım. Hele bazı renklerle çok daha güzel uyum sağlar. Kattığı o klasik, saygın hava da cabası. Bayern'in bu yılki iç saha formasında detay rengi olarak beyaz yerine altını seçmişler, çoğu kişinin yadırgayacağı bir görünüm ortaya çıkmış böylece.



Bu 5 takımdan üçünde iç saha, birinde deplasman forması, birinde de 3. formada kullanmayı tercih etmişler altın rengi. Bir de ek olarak Marsilya'nın beyaz formada logoyu altın yapmışlar. Ama öbürlerinin yanında daha ufak bi kullanım.




Marsilya'daki gibi, Real Madrid'in de ilk 2 formasında altın kullanılmış. Away forma olan siyahta da kollardaki 3 çizgi vs altın.

Hanzo


Bi' kere postun etiketlerine bak amınakoyim. Oradan sıçmaya başlıyoruz... Hani blogda bi seri var, Güzel İkili diye. Aha bu da Boktan İkili. Zaten anasını satıyım yol geçen hanı gibi oldu adamların tesisler. Bi' Justin Bieber denen ergen gelir, bi' bu hanzo gelir. Tamam Nike falan da, gelme abi. Gelme. NBA işlerinde yeteri kadar bulaşıyorsun bize, burdan çıkma bari. Hadi bizimkiler tamam, bi kere gelir, sonra gider. Ya Liverpoollu arkadaşlar ne yapsın? Herif hisse aldı lan kulüpten. Piiiiii.


Intensity


Muhtemelen 00-01 sezonundan bu resim. Hatta o sezonun sonlarına doğru çekilmiş. Çünkü Juwan Howard o ara geliyor Dallas'a, ve de bu formayı en son o sezon giydiler. Nash-Finley-Dirk zaten uzun süre Big 3 muhabbetlerinde bulundular, ama sonuç gelmedi. Finley bizimkilerle, Dirk de büyük sıkıntılardan sonra bambaşka bir kadroyla yüzüğe uzandı. Nash ise maalesef... Ve olacak gibi de değil bundan sonra. Ayrıca Cuban da hiç değişmemiş lan.


Retro 111


Evet -bilmeyen varsa- kendisi David'in babası.

Arne


Riise'nin 3 sezon sonra İngiltere'ye dönüşünde ilginç bir nokta var. Riise geçen sezon Roma'da giydiği (kaç kez giydi orasını bilemeyiz) beyaz formanın hemen hemen aynısını, bu sezon Fulham'da içsaha forması olarak giyecek.


Muhtemelen kendisi de bunu farkedince "noluyoruz lan?" demiştir. Bu da iki takımın da farklı klasmanlarda olmasından kaynaklanıyor.