Bursa Nutku

Bilmiyorum Deniz Gezmiş ve Bursa Nutku ilişkisi hakkında ne biliniyor. Ben duymadım pek bir şey. Ancak bazıları kendisi için "Bursa Nutku'nda yazanları yerine getiren kişidir" filan der. Doğrudur kısmen.
Şu anda okumuş bulunmaktayım, savunmasında atıfta bulunmuş Deniz Gezmiş, Bursa Nutku'na. Güzel tabii. Ama Ata ve Gezmiş'in çok bir arada anılmaması, beni elemandan uzaklaştırır. Başka sebepler de var ama, hep Ata'nın izinde denen adam, bazıları tarafından Ata'dan daha önde görülür. Yazık.

Bursa Nutku, pek etrafta bilinmeyen, çoğu kişi tarafından hiç okunmamış, uzun yıllar varlığı bile kabul edilmemiş, Milli Eğitim tarafından görmezden gelinmiş çok çok önemli bir söylevdir. Ata'nın, öngörü demeyeceğim, kahinlik yönünün ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren bir belgedir.

Atatürk biliyordu bu ülkenin ne hale geleceğini, bu yüzden söylenmiştir bu sözler. İşte bu sözler, şu sözler:

"türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük kıpırtı ve davranış duydumu, 'bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. hemen araya girecektir. elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, 'polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. mahkeme onu yargılayacaktır. yine düşünecek, 'demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek!' onu hapse atacaklar. yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, ismet paşa'ya ve meclis'e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, 'ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. araya girişimde ve eylemimde haklıyım. eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek benim görevimdir!' işte benim anladığım türk genci ve türk gençliği!''

İşte bu. Her Türk gencinin odasının duvarına asması gereken nutuk bu. Her gencin belki de rutin bir şekilde her sabaj kalkar kalkmaz okuması gereken nutuk bu. Tabii ülkesiyle ilgili "meselesi" varsa.

Ekşi'den alıntılıyorum. Antropolog'un entry'sinden:

"atatürk ilkelerinden birinin devrimcilik olduğunu kanıtlar bir söylevdir. uzun süreler yasaklı kalmıştır. sürekli devrim teorisinin etkileri görülür. atatürk, devrimin statükocu zihniyetlerce "amacından saptırılacağını", "en mükemmel halinin şu anki hali olduğunu savunanlarca" gelişimine ket vurulacağını öngörmüştür. türk gencinden istediği "polis var, jandarma var, biz karışmayız demek yerine, müdahale edip hesap vermek" olmuştur. türk gencine önerdiği bu eylemin düşünce balonlarından birinde "polis henüz cumhuriyetin polisi değildir" denmektedir. bunun nedeni de cumhuriyet kadrolarını kurarken padişahlık yönetiminden kalan kadroların deneyimleri nedeniyle zorunluluktan dolayı kullanılmalarıdır. o dönem polis de, sıradan memur da bizim gibi kitaplarının ilk sayfasında andımız ile büyümüş insanlar değillerdi. bunu da akılda bulundurmak çözümlemede yararlı olacaktır."

Evet, sürekli devrim. O amına kodumun solcularının bile bilmediği, duyunca "hönk" diyeceği "sürekli devrim. Sovyetler'i (yapmadığı için) yıkan sürekli devrim.
O götler devrimci lider diye Stalin, Lenin'i övsün, götlerini yalasın daha. Adam sürekli devrim demiş 33'te. Biliyor musun bunu, siktiğim solcusu?


Antropolog'un entry'sinin devamı ise şu:

"peki neden o dönemin memurları, zabitleri cumhuriyet yönetiminde yer bulabildi diye sorulacak olursa... atatürk ile ilgili böyle bir hikaye yok, ama lenin'e sormuşlar; "eldeki malzeme budur" demiş. nereden mi çıktı? atatürk ile lenin arasında bu "tepeden inme devrim" kavramını çok güzel anlatan mektuplar vardır. meraklısı bulur."

(Bu mektup meselesi hakikaten çok mühim. Acayip merak ettim)
Atatürk tekti. Bunu bilmeli gençler. Tek olmasa zaten, ülke bu halde olmazdı şu anda. Çok daha farklı olurdu. 38'den sonra ipleri hemen ele vermezdik.
Yukardaki kısımda gördüğünüz gibi, Atatürk bazı kişileri bazı mevkilere getirmekte mecburdu. Bu en başta İsmet İnönü denen orospu çocuğu için geçerli. Ata öldükten sonra neler yaptığı ortada. Ondan sonrası da.
Bunu o dönemki devlet yapılanması için de düşünün. Evet, yeni bir devlet kuruldu ama, içindeki insanlar da değişmedi ya. Onlar bir yerde aynı kalacak. Ata'nın bu sözleri söylemesinin sebebi de işte, çoğu mevkide içe sinen kişiler olmadığı için, ileride ortaya çıkacak yozlaşmalar. Ve görüyorsunuz, bunlar, bu yozlaşmalar oldu.

Ne yapalım. Bize düşen onca yıl sonra gidişatı düzeltmek. Olacak. Ama ne zaman...

0 yorum: