Lider


Son yıllarda sadece 01'deki Eurobasket'te ve "wild card" ile gittiğimiz Dünya şampiyonası'nda kısa sürel parlamalar yaşayan Basketbol milli takımı, bu kez gerçekten umut veriyor ve sağlam durumda.
Belçika, Ukrayna ve Fransa'nın bulunduğu grupta, ilk 5 maçın 5'ini de aldık;ama almak önemli değil, nasıl aldığımız önemli bu kez.
Bütün maçlarda üstün taraf bizdik. Dışardakilerde bile. İçerde zaten sorun çıkmadı. Fransa'yı bile rahat denecek şekilde geçtik. Fransa'da da tek Parker var zaten.

5 maç sonunda gruptan lider çıkmayı ve Eurobasket 2009 Polonya'ya gitmeyi garantiledik. Son maç hakikaten "tatil" olacak. Turistik gezi mahiyetinde.
Peki ne oldu da, bu takım bu hale geldi? Oyuncular aynı, hoca aynı, değişen ne?
Ben bu cevabı bilmiyorum. Sadece gördüğüm kadarıyla, parça parça bu yükselişin nedenlerini yazmaya çalışacağım. O kadar.

Çok ilginç aslında, Ömer Onan, Ömer Aşık ve Semih Erden yok;sakatlar. İbrahim Kutluay bıraktı. Ve takım yükselişte. Ne yükselişi, uçuyorlar.
İlk başta Hido'nun lider konumuna geçmesi var. Hücumlar genelde onun üstünen yürüyor. Artı, Nba'de kendisine MIP ödülünü kazandıran o gidişat, Milli takım'a da yaramış durumda. Sahada bir Nba oyuncumuzun, hatta daha da ileri gideyim, bir Nba yıldızımızın olduğunu sonunda fark edebiliyoruz. Bu harika bir his.Mehmet Okur sağolsun, bunu hiç bize yansıtamadı. Hido da beceremiyordu ama artık yapıyor. Darısı Mehmet'e.
Hido, oyunun sıkıştığı anlarda, birebir oyunları ve üst düzey oyun görüşünün getirisi olan güzel paslarıyla sonuca götürebiliyor takımı;takıma itici güç gerektiği zamanlarda smaçlarıyla coşturuyor, seyirciyi de maça dahil edebiliyor. Sonuçta her zaman makine düzeniyle işlemiyor takımlar, yan faktörler lazım. Elinde böyle bir oyuncu da varsa, kullanacaksın, sorumluluk vereceksin. Vermeyince, elinde Yeryüzünün en iyi oyun kurucusu varken, ilk turlarda elenirsin. Anlayan anladı.
Hido, ödüllü sezon ve başarılı geçen bir grup serüveninin ardından, yeni Nba sezonunda daha da yükselecektir.

Kerem Gönlüm, gerçekten Murat Kosova'nın son maçlarda sık sık söylediği gibi "ikinci baharını" yaşıyor. Savunması zaten hep malum da, artık hücumda da çok daha etkin. Yanlış hatırlamıyorsam Fransa maçıydı, tam 5 smacı var sadece. Toplam sayısı da 20'ye yakındı. Çok istekli, iyi pozisyon alıyor ve kolay sayı imkanı bulabiliyor, ileri hızlı koşuyor. Ve benim gibi Spurs taraftarları da, zamanında bu oyuncuyu takımımıza "salmayan" Ülker'e sövüyor defalarca.

Ersan, bütün grup maçları boyunca çok yönlülüğüyle dikkat çekti. Sayısız ribaund çekti. Bu sezon nerde oynayacak bilmiyorum ama, formda olacağı kesin.

Tanjevic, şaşırtıcı şekilde, maçlarda dönem dönem iki oyun kuruculu düzeni denedi. Yani, Olimpiyatlarda Abd'nin Paul ve Deron Williams'ı bir arada oynattığı gibi. Bizde de Kerem Tunçeri ve Ender Arslan aynı anda sahada yer aldı (bazen de Kerem-Engin) ve, bu ikilinin aşırı formda olması sebebiyle, bu anlarda milli takım başka bir verimli oynadı. Tabii Kerem'in bu oyununu görenler, daha önce onu takıma almadığı için Tanjevic'i eleştirmekten geri kalmadı. Haksız da sayılmazlar ya, neyse. O kadar denediği Hakan Demirel nerde peki? Cevap belli. En azından hatadan erken döndü;bu da bir şey.

Potaaltında Oğuz Savaş ve Fatih Solak da iyilerdi. Fatih bir de şu blok sevdasını azaltsa, çok iyi olacak. Her pozisyonda da kalkılmaz ki "höydaraa" diye bloğa.Kaç tane fake yedi öyle, sayısını ben unuttum.
Hadi Semih'i boşverin de, Ömer Aşık'sız, potaaltında böyle etkili olmamız çok ilginç ve iyi. Cemal Nalga bile, bulduğu kısıtlı sürelerde verimliydi.

Engin Atsür, bu sezonu Efes'te geçirecek. Tabii ki çoğu kişi onu az izledi ve merak ediyor. Ama eminim, en azından belli bir seviyenin altına düşmeyeceğini bu grup maçlarında gösterdi.

Savunmayı ön plana alan, takımın savunma kurgusunu oturtmak isteyen Tanjevic, bu konuda o kadar ısrarlıydı ki, hava atışlarını almamasını istemiş takımın;ki ilk atakta savunmada olup durumu görelim. Zekice bence.
Bu savunma çabasının bir getirisi de çıkan 5'lerde göründü. Genelde şu 5 ile çıktık:Engin-Sinan-Hido-Kerem-Fatih. Zaten bu kadroda 3 oyuncu kafadan "savunmacı". Rakip oyun kurucuları genelde Sinan Güler aldı ve bu görevde oldukça da başarılıydı. Efes'in aldığı bir başka oyuncu olan Sinan, takımın karakteristik özelliği olan savunma'nın oturmasında Ergin Ataman'a çok yardımcı olacak.Nokta transfer anlayacağınız.

Geri kalan oyuncular olan Cenk, Ersin ve Murat Kaya ise az süre bulmalarına rağmen, diğer bütün oyuncular gibi verimliydiler. Hele Murat, beklenenden fazla katkı yaptı. Cenk de, tahmin edilenden az süre buldu ama, moralini bozmayacak kadardı en azından.
Bir de Barış Hersek kaldı. O da sürpriz şekilde 1-2 maça ilk 5 başladı ve iyi iş çıkardı. Umarız bu sene Efes'te şans bulur yeterince.

0 yorum: