Ben

Bu tip maçları çok seviyorum. Birçok şey ortaya çıkıyor. Kimin ne bildiği, ne kadar bildiği, ne tarafta olduğu, ne kadar "olduğu", daha bir sürü şey.
Herkes takıma, yönetime, futbolculara sövmekte. Kimsenin gözü bir şey görmüyor. Ha pardon, bir tek şey görüyor, o da 5-2. Yani skor. Her zaman olduğu gibi bu olayda da "görünen" baskın çıkıyor, insanlar aldanıyor. Salak saçma düşünceleri sahipleniyor. Kolay tabii.

Demin ucundan yazmıştım ama bir kez daha yazacağım.
87. dakikada, Gs penaltı kullanıyordu ve durum 2-3'tü. O penaltı atılsa, arkasından gelecek en az 5 dakikalık uzatma dakikaları ile birlikte "taraftarın" da desteğiyle, 4'ün atılması hiç de az ihtimalli bir sonuç değildi-10 kişi olunmasına rağmen. Ama biri de evde benim yanımda oturan ve o anda "5'i de yer bunlar" diye savsaklayan adamlar yeryüzünde var olduğu için, o penaltı gol olmadı ve hemen ardından 4 geldi. Biraz sonra da 5. Kimse bu yönden bakmıyor. "Şeytan ayrıntıda gizlidir" ne güzel bir lafmış.
Bu yazıyı okuyan kişi, diyeceksin ki bu kadar kişi yanlış da sen mi doğrusun. Cevap:Evet amına koyym ben doğruyum.

Terslemek kolaydır, mühim olan yapıcı olmaya çalışmak. Düşene vurmak da kolaydır. Ne güzel. Bu sayede "takım tutanların" o takımları ne kadar tutup, onlara ne kadar sadık olduklarını görüyoruz. Adam sövmeye bahane arıyor, sanki rakip takım, "lan yenilseler de şöyle bir ağız dolusu sallasam", içten içe. Hani şey örneği var ya, stada gidip "daha paranın karşılığı kadar sövmedim" diyen adam...

Şimdi perşembe günü "Bordo" maçı var. O zamana kadar kalır mı hoca bilemiyorum. Tabii ki herkes neticeyle uğraşıyor tabii ama, ben bu adamın gitmesini hiç istemiyorum. Uzun yıllardır Galatasaray, başarı gelmesine rağmen hoca getirip-gönderip duruyor. Eğer bu konuda istikrar gelecekse, Skibbe doğru kişilerden biri, buna aday olan. Yönetime duacıyız şimdi, ne yapalım.

0 yorum: