V-2

Az önceki sözleri alıntıladığım sayıda, aynı köşede bir madde daha var. Orada da Vedat bey abimiz, İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar isimli son kitabını (2007, ekim sonu gibi çıktı) yeni okuduğunu, çok beğendiğini, ve bu okumanın ardından, Anar'ın bütün küliyatını elden geçireceğini söylüyor.

Benim burda kafama takılan şu:"Vedat Özdemiroğlu gibi bir adam"ın, bu kitabı, daha doğrusu İhsan Oktay Anar'ı, okumuş olması gerekmez mi?

Sistem öyle kalıplar dayatıyor ki kafamıza, bazı açıklar gördüğümüzde, "lan bu nasıl oluyor" çekiyoruz. Şimdi teoride, böyle bir adamın, bu kitabı okumuş olması gerekiyor değil mi? Yani memlekette mizah yazan insanları sayalım desek, ilk 5'te elbet ismi geçer. Ayrıca bu adam stand-up yapıyor ve tv'de de program yapmışlığı var. Yani "ünlü" denecek kadar da var. Hani "ünlü" ama, çakma ünlülerden de değil. Kitapları filan var. Belli bir seviyenin üstünde, belli.
Ve bu kişi, İhsan Oktay Anar'ı ilk kez 2009 yılında okuyorsa, burada bir sorun yok mu sevgili izleyiciler? Öyleyse kimi okuyor V.Ö.? Veya yerli edebiyattan kimi okuyor?
Az-çok edebiyat çevrelerinin içinde olan biri, nasıl ıskalar Anar'ı, anlamak zor.

Şimdi tabii şunu söyleyelim, yani isterse okumaz da, mesele o değil. Ne bileyim doğru düzgün duymaz veya denk gelmez, okuyamaz-gerçi biraz zor ya, neyse. Ama, bu çapta bir adamın, Anar'ı okuması lazım abi. Bu sabit yani, sencesi bencesi yok. Anar'ı okumayacaksa Türkçe edebiyat'tan, kimi okuyacak, Canan Tan'ı mı? Veya Osman Aysu'yu mu?

Bu durum akla şunu getiriyor, hani ben diyorum ya, "şöyle bir adam, şunu yapmalı" veya "şu adam şunu yapmıştır canım, o x bir adam". Biz o işin yapıldığını zannediyoruz ama, halbuki o yerine getirilmiş değil. Bu da, yetkin zannettiğimiz insanların, aslında öyle olmadığını/olmayabildiğini/olmayabileceğini gösteriyor bize. Ve bu, hayal kırıklığı demektir.

0 yorum: